DOLAR 18,0642 -0.09%
EURO 18,2544 -0.15%
ALTIN 1.018,95-0,23
BITCOIN 412650-1,80%
Isparta
21°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ataşehir escort
istanbul escort bayan
9 Eylül İzmir’in kurtuluşu
3321 okunma

9 Eylül İzmir’in kurtuluşu

ABONE OL
27 Ocak 2022 17:22
9 Eylül İzmir’in kurtuluşu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Girizgâh yapayım yüksek müsaadenizle: Köşe yazısı yazma niyetimin olmadığını zaman zaman dile getirmeme rağmen, Medya Vatan yöneticisi arkadaşımın da ısrarı üzerine, bir şeye niyet ettim. Ancak, gerçekten köşe yazısı mı, makale mi yazacağım konusunda her hangi bir tasnif yapmadım. İlk iki yazının sonunda tarihsel olaylara atıf yapmamam konusunda eleştiri aldım. El hak; doğrudur. Benim hata, kusur ve kabahatler konusunda hassas olduğumu bilmenizi isterim. Anlayışınıza sığınırım.

 

Edebi bir nesir; aynı zamanda dil, yazım kuralları, disiplin ve ciddi manada redaksiyon ister. Bu, okuyucuya saygının bir ifadesidir. Bir kez daha anladım ki; okuyan ve fehmeden arkadaşlara “bana güvenin, okuduğunuz doğrudur” manasında bir yaklaşım, çok da akıllıca değil… Burada beni anlayışla karşılayan, sabredip okuyan, kıymetli yorumlarıyla katkı sunan ve performansım konusunda beni bilgilendiren, site yöneticisi editör arkadaşıma minnet ve teşekkürlerimi sunuyorum…

 

Geldik mübarek vatan toprağı İzmir’e…

 

Emperyalizmin koynunda beslediği “Fistanlı Yunan” zevatları İzmir’e ilk ayak bastığında, ilk kurşunu Hasan Tahsin’den yemişti. Her ne kadar Soner Yalçın’ın “Efendi” serisinin birincisinde (1) Sabatay (dönmeler veya avdetiler!) olarak nitelese de, öyle olsa bile, ben bunları “faydalı model” veya “iyi imalat uygulamaları!“ olarak görürüm. Bu terimler sağlık ve sanayi de kullanılmakla birlikte, literatürde yerini alabilir. Hiç bir mahzuru yoktur! (Bu Marksist ve Sosyalist taifenin “Millilik” konusunda ki anlayışlarını da, başka bir yazıda inşallah paylaşırız.)

 

Meraklı arkadaşlar Kamran İnan’ın “Hayır diyebilen Türkiye’ye”(2) adlı kitabında, güya yerli ve milli diplomat ve bürokratlarımızın özellikle yurt dışında yediği haltları okuyup, hayıflanabilirler. Öyle ya(!) adama sormazlar mı: “Oğlum, kurşunu sallayan dönme de Cumhuriyet Dönemi’nde batılıların “davul tozunu” koklayanlar ne iş?”

 

Timur ve Mübarek İzmir!

 

“Büyük savaşlarının hepsini Müslüman devletler ve hükümdarlarla yaptı. Bu nedenle bir cihangir olmasına rağmen, İslam cihadını yürüten bir komutan olarak nitelendirilebilir mi? Evet, çünkü bir istisna bunu mümkün kılıyor. İzmir’i St. Jean Şövalyeleri’nin silahlı korumasındaki Ceneviz hâkimiyetinden aldı. 1402 Aralık’ındaki bu fetihle, Türkiye tarihi ve coğrafyası İzmir’i ebediyen kazandı.

1336 yılında Keş (Şehr-i-Sebz) yakınlarında, Türk tarihinin sayısız mareşalleri içerisinde en ilginç kişilik dünyaya geldi. Kullandığı takvim dahi eski Türk takvimiydi. Çağatayca devletinin ve ordusunun dili olan lehçeydi. Moğollarla hiçbir bağlantısı olmadığı halde, anasının Cengiz Han soyundan geldiği iddiasıyla bu hanedana yakınlığını ilan etti. Hiçbir zaman da “han” unvanını kullanmadan “emir”, “gürgen” (Küregen) unvanıyla saltanatını sürdürdü. Bu saltanat 69 yıllık bir yaşamın sonunda, Çin seferine çıkan ordusunun başında bitti”(3)

 

Bilindiği üzere Emir Timur, Çin’i fethetmek üzere çıkacağı sefere hazırlanırken vefat etmiştir. Kader işte; Fatih’le, Yavuz’la, Gazi ile ne kadar da benzerlik taşıyor!

 

Bir kez daha Anadolu’nun önemi!

 

Davudoğlu Ahmed ‘in “Stratejik Derinlik” adlı kitabını merak edip okudum güya, yıllar önceydi… Sonradan “ne kadar da sığlıkmış!” dedim kendime ve fakat kitabın ilk sayfalarında İngiliz coğrafyacı Halford John Mackinder’in teorilerinden alıntı yapmış Davudoğlu. Bu zevat Coğrafya ile dış politika arasında doğrudan bir nedensellik ilişkisi kuran ve jeopolitik teorilerin ortaya çıkmasında önemli rol oynayan bir stratejist…

Mackinder’e göre ANADOLU’yu ön Asya,”Hertland” veya ”Kalpgah” olarak nitelendiriliyor.(4)

Ekliyor; “Anadolu’ya kim hâkim olursa…”

Haksız değil, Osmanlı bunu ciddi manada avantaja çevirmiş; Balkanlar, Ortadoğu, Şimali Afrika, Kırım ve Kafkaslarda egemenlik kurmuştu.

 

1906-1908 Japon-Rus imparatorluğu savaşından sonra II. Dünya Savaşı’nda, Pasifik’te Japonların başına örülen çoraba bakılır, kıyaslama yapılırsa; Anadolu ile ilgili bir çıkarım yapılabilir diye düşünüyorum.(5)

 

Yazının konusu İzmir’in kurtuluşuydu,9 Eylül. Bu tarih aynı zamanda bir remiz ve mühürdür. Anadolu’nun tapu yenileme çalışmalarının önemli bir işaretidir. Türkiye‘nin her köşesi Trabzon, İzmir, Hakkari, Diyarbakır ve İstanbul’dur. Muğla’dan Iğdır’a, Edirne’den Kars’a kadar farklı ve önemli özellikler taşır, bizimdir.

 

Gündeme dair mi diyelim, derkenar mı, dip not mu şaşırdım vallahi!

 

Bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı; ölüm yıl dönümü olması nedeniyle, Twitter’da Yılmaz GÜNEY adına atfen bir paylaşım yapmış, yazı aynen;

 

“Yazdığı senaryolar, yönettiği ödüllü filmler, canlandırdığı karakterlerle sinemamızın “Çirkin Kral’ı Yılmaz Güney’i vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz”

Buyrun…de haydi !…

 

Öyle mi? Bende Yumurtalık hâkimi Sefa MUTLU‘yu saygı ve rahmetle anıyorum.

 

Sağlıcakla

Allah’a emanet olunuz.

 

 

Kaynakça:

1-Yalçın S. ; “Beyaz Türklerin Büyük Sırrı” ; 2004

2-İnan K. ; “Hayır Diyebilen Türkiye” ; Ekim 1995

3-Ortaylı İ. ;  Hürriyet ; 2 Aralık 2018

4-Davudoğlu A. ; “Stratejik Derinlik” ; 2013

5-“II. Dünya Savaşı Belgeseli” ; (internet)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP