DOLAR 18,4191 0.52%
EURO 17,8508 -1.1%
ALTIN 973,04-1,08
BITCOIN 349184-0,73%
Isparta
17°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

AHLAT’a AKAN IRMAK: FIRAT

AHLAT’a AKAN IRMAK: FIRAT

ABONE OL
21 Şubat 2022 18:29
AHLAT’a AKAN IRMAK: FIRAT
0

BEĞENDİM

ABONE OL

FIRAT ÇAKIROĞLU Şehidimizin şahsında tüm Şehitlerimize Rahmetler diliyorum, Şehadetleri Kutlu Mekanları Cennet Olsun..

Kardeşlerin Yesi’den güneş getirseler
sürer misin yaralarına?
Yine tebessüm eder misin,
“Namus gününde vurdunuz
ama ben ölmedim” diyerek?
Zemheriyi delen Altaylı bir kardelen gibi gülümser misin Cezayir mavisi göklere?

Şehadete koşarken o dizeleri mi söylemiştin yoksa, ‘gelinlik tazelerin umudu kestiği gün’deki gibi:
“Kışlanın ardında üç ağaç incir
Kolumda kelepçe boynumda zincir
Zincirin yerleri ne yaman sancır…”
Şimdi peygamber aguşunda dindi mi acıların?

Bu toprakları yeniden Firdevs gibi Ahlat Ahlat vatan kılma adına…
Dizgin kabul etmeyen atlar ve pınara inmeyi bekleyen ceylanlar adına…
Namus adına, şeref adına…
Sıddıklar ve sâlihlere arkadaş tayin edildiğin günün kırkında ne hissettiysek, kırkıncı yılında da onu hissedeceğiz…
Şehadetin kutlu olsun, kutlu olsun, kutlu olsun…

“Fırat’ın kırkıydı o gün, yalnız akan Fırat’ın… ‘Temayül’ heyecanına denk gelmişti mâtemimiz!.. Tıpkı cenazenin ‘provokasyon’a denk gelme ihtimali gibi!..

Şimdi bir türkü o;
‘Hasta düştüm gelmedin
Bari can verende gel’ diye hüzünle mırıldanan…
“Ben gidiyorum” diye diye gitti Fırat… Feryatlarını kimsenin duymadığı gün… ‘Değirmen başında vurulup, kirli tütünlükle sarıldığı’ gün…
Artık ‘al yeşil döksün annesi mezar taşına’…

Yıllarca ‘ülkücü’yü çirkin suratlı, eşkıya görünümlü, odun deposunda veya hurdacıda toplanan, potansiyel suçlu gibi gösteren film sahiplerinin yüzüne tüküre tüküre gitti Yusufça güzelliğiyle…

Bir evin tek çocuğu, bir halkın tek devleti için şehit düştü… Ellerini kanla yıkayanlarla ortak kırk haramîler rejimi hüküm sürerken, kırk çeriden biri, kırkında şimdi…

O artık Hüseynik’ten yola çıkan bir ırmaktır, içten içe söylenen…
Bir tel bekliyor Musul’da gardaşına…
‘Böyle canlar teneşire konulmaz’
diyen gönüldaşa bir mektup bırakarak akıyor: “Yazık oldu yazık, şu genç ömrüme
Bilmem şu feleğin bana kastı ne?”
Arda boylarında ‘Buradan geçen bir atlı’dır o, kendi yalnızlığıyla baş başa:
“Tabip yaramı elleme
Yaramın vakti geçti
Kurbanım her gelene
Mezarımı yüce yapın
Yavrularım gölgelene…”

Söz, ‘hastane önündeki incir ağacı’na…
Söz, ‘kışlaların dolduğu gün’e, gidip de dönmeyen Urfa çetelerine…
Söz ‘kışlanın önündeki redif sesi’ne…
Söz, ‘Selanik içinde okunan selâ’ya…
Söz, Fırat’ı ve kardeşlerini çıldırtan sahipsizliğe…
Söz Ebu Zerr yalnızlığına…

Söz,
“Uçurumun kenarındayız Hızır
Ben fakir
En hakir
Bin taksir
Ateşten
Kalleşten
Mızrakla gürzden
Dabbet-ül arzdan
Deccal’den
Yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben” diyene…
Söz şaire
“Başı kardır borandır
Bizi böyle eden derttir veremdir
Yaz bahar gelince mevlâm kerimdir”
dedirten Bey Dağı’na…

“Su serptim ateş sönsün
Serptiğim su da yandı”
diye seslenen Kerkükî yüreğe söz…
Söz hep
Aşağıdan gelen mektep uşağı’na,
söz Zöhre’ye…
Söz
Eledim eledim höllük eledim
Aynalı beşikte canan bebek beledim
Büyüttüm besledim asker eyledim
Gitti de gelmedi cânan buna ne çâre
Yandı ciğerim de cânan buna ne çâre
diyen analara…

Söz,
“demet demet kırmızı gül”e…
Söz, gölgesi bu asra vuran
Hayallerim kan göllerine dalar
bir yiğit görürüm ıslak kaldırımda
ve ölümler, ölümler, ölümler
Gözlerimin önüne kıpkızıl bir dünya serer… Kırmızı gül yârin dudağını hatırlatır on beşindeki gence
Bizler hep ölümü hatırladık kırmızı denince…

Koştuk mu, koşturulduk mu
bilmiyorum
Ne yükler yüklendi çelimsiz omuzlarımıza
Ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza
Belki kırlarda çiçek toplayamadık
Belki yârimiz olmadı çiçek verecek
Ama ölümüne sevdalandık vallahi
Vallahi solduk hasretin şiddetinden
Çiçek çiçek… dizelerine…

Bu devran böyle gitmeyecek, söz…
Söz, Fırat’ın
“Değirmen başında vurulup, kirli tütünlükle sarıldığı gün’e…”

Servet AVCI

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP