DOLAR 9,26200.91%
EURO 10,79210.69%
ALTIN 525,89-0,78
BITCOIN 5734695,30%
Isparta
13°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Aklımda Deli Sorular.
40 okunma

Aklımda Deli Sorular.

Ferhat COŞTUR

ABONE OL
8 Ekim 2021 08:52
Aklımda Deli Sorular.
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Gün geçtikçe Covid-19 pandemisinin hayatımızda varlığını daha fazla meşgul edeceğine dair öngörüler gelen haberler arasında…

Oysaki aşı mucidi Uğur Şahin ve Özlem Türeci, bizlerin gönlüne su serpen açıklamayı yaptığı zamanlarda 2022 yılında bu iş kökünden çözülecek demişti. Ancak çok yakın bir zaman önce buna tezat ve kendinle çelişen bir açıklama yaparak kuşkulu bir öngörüde daha bulundu. Bu pandeminin daha çok uzun yıllar bizlerle olacağını ve çok hızlı mutasyon geçirdiğini belirten Şahin ve Türeci, 12-18 ay aralığında aşıların devam edeceğini, böylelikle vücut direnci ve bağışıklılığın artacağını savundular.

Bu gelişmeler yaşanırken, WHO; 2019’dan beri devam eden Gana, Kenya ve Malavi’deki pilot aşı programlarının başarısından sonra, RTS, S veya Mosquirix olarak bilinen aşının Sahra altı Afrika’da orta ila yüksek düzeyde hastalık taşıyanlar arasında yaygınlaştırılması gerektiğini açıkladı. WHO Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus da bunun “tarihi bir an” olduğunu söyledi.

Şimdi, bir yanda Covid, diğer tarafta Sıtma aşısı üretimi tüm hızıyla devam etmekte ve tüm dünyaya pazarlanmakta. Yani, bir nevi ilaç sektörü bu zamanlarda zirve yapmış durumdalar. Zaten gözlemlendiği gibi, ilaç sektörü dünyanın en karlı sektörlerinin başında gelmekte…

 

Bunun yanı sıra gözlerden ırak, Gates’in de dünyanın üçüncü zengini olarak, 242 bin dönüm (979 bin kilometrekare) tarım arazisi ve 27 bin dönüm civarında diğer kullanım arazisi satın aldığı söyleniyor. Ama bu arazileri neden aldığını ve ekip biçmediğini de bilen yok, kendisinden de bir açıklama yok.

Ayrıca Günümüzde artan köyden kente göç, kentleşme ve küreselleşen dünyada iş kollarının değişmesi gibi sebepler nedeniyle tarım sektörü kötü etkilenmiş durumda. Dünya nüfusunun artmasına, bu artış sebebiyle gıda talebinin de artmasına ve bu talebi karşılayabilecek tek sektörün tarım sektörü olmasına rağmen, tarım sektörünün ekonomilerdeki payı ve tarım arazilerinin oranı azalmaktadır.

Tüm dünyada kişi başına düşen tarım alanı 1961-2015 yılları arasında 3,7 dekardan 1,9 dekara gerilemiştir. Türkiye’de ise bu oran 8,2 dekardan 2,6 dekara kadar düşmüştür. Ülkemizin tarım alanlarındaki azalma oranı tüm dünya ülkelerinin ortalamasının üzerinde seyretmektedir. Ülkemizde tarım arazilerinin kapladığı alan 1992-2017 yılları arasında 27,6 hektardan 23,4 hektara gerilerken, bu süre zarfında toplam 4 milyon hektar tarım alanı yani tüm tarım arazilerimizin %15’i kaybedilmiştir.

Tarım ve hayvancılıkta dünyadaki en ileri ülkelerden biri olan Hollanda, doğaya salınan amonyak miktarını azaltmak ve kirliliği önlemek amacıyla hayvancılık üretimini 3’te 1 oranında azaltmayı planlıyor. “Yem üretiminde gübre ve mazot fiyatının yüksek olması nedeniyle de ciddi üretim yapılamıyor. Yem pahalı olunca et de pahalı oluyor.”

Dünya Sağlık Örgütü, hayvancılık sektöründe pervasızca antibiyotik kullanımına devam edersek bir antibiyotik sonrası çağa gireceğimiz ve günümüzde tedavisi çok kolay olan pek çok sağlık sorununun tekrar ölümcül hale geleceği konusunda uyarıyor. Antibiyotikler, hayvanların fabrika koşullarında ve oradan kesimhaneye gidene kadar hayatta kalmalarını garanti altına almak için kullanılıyor. Pek çoğu ise büyümeyi hızlandırmak amacıyla hayvanlara veriliyor. Antibiyotik verilen hayvanın pazarda satılabilir ağırlığa gelmesi için hayvan yüzde 10-15 daha az yeme ihtiyaç duyuyor. Avrupa Birliği büyümeyi hızlandıran antibiyotiklerin kullanımını 2006 itibariyle yasaklamış olsa da yasağın bu ilaçların çiftliklerde kullanımına belirgin bir etkisi olmadı. Sistematik araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre sadece 2011 yılında Avrupa Birliği üyesi 25 ülkede toplam 8 bin 500 ton antimikrobik ilaç dağıtıldı.

Et, süt ve yumurta yediğimizde, eğer varsa bunların üzerindeki pestisit, herbisit ve ilaç kalıntılarını da tüketmiş oluyoruz. Bu konuda yeteri kadar araştırma olmadığı için Genetiği Değiştirilmiş(GDO) soya üretiminde kullanılan glifosatın, insan vücuduna etkileri belirsiz. Yasal boşluklar sebebiyle bilmeden bu maddeyi tüketiyor olabiliriz.

Gıda için artan talebi karşılamak ve daha fazla orman kesilmesine engel olmak için bazı bölgelerde yoğun tarımın devam etmesi gerekiyor ancak, bununla birlikte gelen kirlenmeyi de durdurmak zorundayız. Sürdürülebilir gıda üretimi yönünden, daha fazla insanın arazilerle ilgilenmesi, yerel biyoçeşitliliğin korunması ve yüksek kalite ürünlerin üretilmesi için, bu kişilerin kırsalda kalmaları teşvik edilerek nüfus azaltımı konusunun da ele alınması gerekecektir.

2050 yılında dünya nüfusunun 9,5 milyar olacağının öngörüldüğü, bunun dünyadaki kaynaklarla geçekleşmesinin mümkün olmadığı söylenmekte ve nüfus planlaması gibi çözümlerin yanında, Gates’in ve aynı kafada olan dostlarının da dediği gibi, Big Reset tarzı bir uygulamayı da hayatımıza sokmadıklarının bir ispatı henüz ortada yok. Biz Türkler’ de bir atasözü vardır; “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz!” Kaldı ki, bu tür sır dolu insanlarla Siyonizm’in de bir arada anıldığını duymak, şüpheleri biraz daha kabartıyor.

Dünyada su krizi, ekonomik kriz, geçtiğimiz günlerde olduğu gibi, İngiltere’deki akaryakıt krizi ve tarım, gıda ve hayvancılıktaki daralma ile hızlı tüketim için bunlar üzerinde kullanılan kimyasalların insan bedenini tehdit ettiğini birçok yerde okumak, tedirginliğimizi bir kat daha arttırıyor.

Sanki bir komuta merkezi bazı ayarlamaları hayata geçirmiş, tüm insanlığa şifa dağıtıyor gibi görünürken, önce hasta ediyor, sonra aşılıyor ve bu esnada da dünya nüfusu hatırı sayılır bir biçimde eksilmeye devam ediyor. Ayrıca tüm bunar gerçekleşirken de önceden duyduğumuz gibi, kalp krizi, organ yetmezliği, bronşit, kanser gibi hastalıklar sebebiyle gerçekleşen ölümlerin pek de duyulmadığı gerçeği ki, artık genelde ölümlerin neredeyse tamamının Covid kaynaklı olduğu…

Biz Türkler ’de bir atasözü daha vardır. Bunlar bize; “Ölümü gösteriyor, sıtmaya razı ediyorlar” sanki…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.