DOLAR 15,9739 0.2%
EURO 16,7888 0.54%
ALTIN 937,660,82
BITCOIN 462608-2,95%
Isparta

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

    AMERİKA VE İSRAİL İLE YENİ YOLLAR
171 okunma

    AMERİKA VE İSRAİL İLE YENİ YOLLAR

ABONE OL
31 Ocak 2022 18:47
    AMERİKA VE İSRAİL İLE YENİ YOLLAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL
    AMERİKA VE İSRAİL İLE YENİ YOLLAR

 

Tek tanrılı üç dinin mensubları olan Museviler,  Hristiyanlar ve Müslümanlarca kutsal kabul edilen Kudüs İsrail tarafından başkent yapılmıştır.Müslümanlarca ilk kıble olarak kullanılmış ve peygamberimiz Hz.Muhammed’in miracının gerçekleştiği Kudüs’teki Mescid-i Aksa’da 14 Temmuz 2017 tarihinden beri İsrail tarafından işgal uygulanmaktadır. Burada Müslümanların ibadet etmeleri, en azındanCuma namazı kılması engellenmektedir.

Ve son olarak İsrail 10 Mayıs’tan bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 65’i çocuk, 39’u kadın olmak üzere toplam 232 Müslümanı öldürdü ve toplam 1900 Müslümanı da yaraladı.

Bütün bunları bütün dünya devletlerini karşısına alabileceğinden hiç korkmayan bir devlet yaptı. Bütün bunları ABD desteğindeki İsrail yaptı.

Bugün Cuma olması sebebi ile sabah çok erken bir saatte telefonuma bir mesaj geldi.

”Mescid-i Aksa’yı, ezansız, namazsız bırakma Allah’ım…Mazlumun evinde kıyamet koparken zalime yatağında rahatlık verme Allah’ım…..Amin…Cumanız Mübarek Olsun..”

Bu mesajı aldıktan sonra içimde kelimelerin aktarmakta yetersiz kalacağı çok büyük bir üzüntü ve düşünceler oluştu. Ben bir insan olarak acaba ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. Ve bir insan ve Müslüman olarak şu anda yapabileceğim en makul işin bildiklerimi diğer insanlara aktarmak olabileceğini düşündüm ve bu konuda yazmaya karar verdim.

ABD, gerek iç siyasetindeki kurumsal yapısı, gerekse dış politika yapımındaki karar alma süreci bakımından diğer devletlerden farklıdır. Özellikle Kongre ve Başkan üzerinde çıkar gruplarının karar alma süreçlerindeki etkisi çok fazladır. ABD’de çıkar gruplarının etkisine hem iç hem de dış politikadaki karar alma süreçlerinde şahit olmaktayız. Bu çıkar grupların en önemlisi ABD’de yaşayan Yahudi cemaatidir.

Dünyada Yahudilerin, sadece ABD’de değil, Fransa’da,  Kanada’da, İngiltere’de, Rusya’da ve Türkiye dâhil dünyanın bütün ülkelerinde, yaşadığı bilinmektedir. Yahudiler bu ülkelerde oluşturdukları güçlü lobiler ile dünya siyasetinde ve ekonomisinde etkin rol oynamaktadırlar.

Yahudilerin hedeflerini tespit etmek için Yahudi, Musevi ve Siyonizm kavramları ile İsrail bayrağı bu hedeflere bir ışık sunabilir.

Yahudi, Yahudilik ırkına mensup insandır. Musevi, Musevilik dinine mensup insandır. Yani Yahudilik bir ırktır, Musevilik bir dindir. Kısaca, Yahudilik ırkla özelleştirilmiş sınırları Museviliğe nazaran oldukça dar kalan bir inanış biçimidir. İsrail bu konuda bize Musevi demeyin, Yahudi deyin demektedir.

Yahudiler, kutsal kitapları Tevrat’ta yer alan ifadelere dayanarak kendilerini dünya milletleri arasında seçilmiş kavim olarak görürler. İbrahim kavminin Allah tarafından seçildiğine, onlara ahid yapıldığına ve kendilerinin bu kavmin devamı olduğuna inanırlar.

2000 yıllık süreçten sonra kurulan ilk Yahudi devleti olan İsrail, 14 Mayıs 1948 tarihinde Tel Aviv’de ilan edilmiştir.2000 yıl boyunca yurtsuz, devletsiz kalan dünyanın dört bir yanına dağılmış bulunan, yaşadıkları çevreler, toplumlardan ağır baskı gören topluca yok edilmek istenen bir milletin varlığını, kültürel kimliğini,  dayanışmasını koruyabilmiş ve tekrar bağımsız bir devlet kurmuş olması bu devletin en çarpıcı yönüdür. Bu olay, milliyet fikrinin; din gibi kutsiyet kazanan milliyet fikrinin ölümsüzlüğüne tipik bir örnektir.

Siyonizm, yüzyıllar boyunca Doğu ve Batı Avrupa diasporasında yaşamış, zaman zaman takibata uğramış ve yerlerinden göç ettirilmiş Yahudiler arasında Yahudi ulusunun vatan bilincini ifade eden politik bir hareket olarak 19.yüzyılda ortaya çıkmıştır. Siyonizm, 1897’de Theodor Herzl tarafından örgütlü bir harekete dönüştürülerek Yahudi dünyasına hâkim olmuştur. Siyonistler, dünya çapında kurdukları üye organizasyonlarla Yahudilerin Filistin’e yerleşmesini özendirmiş, Londra’da banka hesapları açarak Yahudilerin Filistin’de toprak satın almaları için ortak fon oluşturmuşlardır.

Yahudi sorununun tek çözümünün Yahudi devleti kurulması olduğunu savunan 19.yüzyıl sonunda kurulan Siyonist hareketin 1948’de kurulan bugünkü İsrail devletinin temelini attığı söylenebilir. Bugünde İsrail devletinin yaşamak üzere İsrail’e göç etmek isteyen Yahudilere izin vererek onlara yasal statüde vatandaşlık hakları tanıması, Siyonizmi devlet  politikası olarak kabul edildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Yahudiliği, diğer dinlerden ayıran temel özelliklerden biri “kutsal toprak” kavramıdır.Bu kutsal toprak kavramı açık bir şekilde İsrail bayrağında şekil, renk ve sembol olarak yer almıştır.

Bugünkü İsrâil bayrağı beyaz zemin üzerinde üstte ve altta iki mavi çizgi ve bu çizgilerin ortasında altı köşeli mavi Siyon yıldızından oluşur İsrail bayrağındaki bütün bu unsurların  yukarıdaki devletlerin bayraklarındaolduğu gibi dînî  kökenlere dayanan anlamı vardır

Beyaz dünyadır yeryüzüdür Bayrağın ortasındaki altı köşeli yıldız ise Siyon yıldızıdır Kudüs’te bulunan Siyon Dağı’nda yeniden kurulmak istenen Tanrı Krallığı’nı simgeler Bu yıldızın bulunduğu alan Yahudîler’in vatanı olan Arz-ı Mevud  yani Tanrı tarafından kendilerine vaat edilmiş topraklardır

Arz-ı Mevud’un hudutları  Tevrat’ta  Nil ile Fırat nehirleri arasındaki coğrafya olarak gösterilmiştir. (Tevrat  Tekvin  Bâb 15)

Arz-ı Mevud’u ise İsrail  bayrağında  Siyon yıldızının altından ve üstünden geçen iki mavi çizgi belirlemektedir Bu iki mavi çizgiTevrat’ta işaret edildiği gibi Nil ve Fırat nehirleridir Demokratik Kongo Cumhuriyeti ( eski Zaire) Uganda Etiyopya( Habeşistan ), Sudan ve Mısır topraklarında akan Nil Nehri ile Türkiye Suriye ve Irak topraklarında akan Fırat Nehri’dir

Kısaca; İsrâil bayrağındaki bu iki mavi çizgi Tevrat’ta işaret edildiği gibi Nil ve Fırat nehirlerini sembolize eder.

Arz-ı Mevud içinde hala birçok sırrı saklamakla birliktebunun bir uzantısı olan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için aşağıdaki tezin doğru olduğu artık ortaya çıkmıştır.

Bu projenin arkasında ABD’yi gizlice yöneten Yahudi küresel şirket sahipleri ya da Yahudi lobileri vardır. ABD’yi gizlice yöneten bu Yahudi lobileri İsrail’i destekleyerek ve diğer gizli faaliyetleri yaparak, bu coğrafyada bir çok savaş ve iç çekişme oluşturmakta böylece bu  coğrafyayı kendi idealleri ve menfaatleri  çerçevesindeyeniden yapılandırmaktadır.

Kısaca; BOP’un ya daArz-ı Mevud’un şu andaki safhası sorunsuz büyük bir İsrail devletinin kurulmasıdır.

Bu gün, Ortadoğu üç kutsal din için taşıdığı manevi değerler yanında başta petrol olmak üzere çok büyük ekonomik enerji kaynaklarına sahiptir. Eğer Amerikan Yahudileri ve İsrail, Ortadoğu’yu etkin kontrol edemez isebu ekonomik kaynaklardan faydalanamaz, büyümeyi bırakın küçülmek zorunda kalırlar ve dünya üzerindeki etkinliğini kaybeder.

Ünlü yazar Dante; ‘’Küçük bir kıvılcım koskaca bir alev doğar’’ demiştir.

İsrail’in bu katliamlarıOrtadoğu ve Türkiye için yeni dönüm noktaları oluşturmaya başlamıştır veileride tarihçiler tarafından mutlaka yeni dönüm noktaları olarak değerlendirilecektir.

Artık Ortadoğu’da bu vahşeti yapanlara tüm dünya insanlığı olarak bir dur deme zamanı geldiği söylenmeye başlamıştır.

Artık bu konuda tüm İslâm âlemi için uyanma ve bir tedbir alma zamanı geldiği haykırılmaya başlamıştır.

Artık bu konudatüm insanlığa, tüm İslam âlemine ve tüm Ortadoğu’ya diğer büyük güçler dururken Türkiye’nin öncülük yapması ne yazık ki gerekmiştir.

Artık belki de bugereklilik Türkiye’nin yeni yolunu açma zamanını getirmiştir.

Bu gün Yahudilerin kendilerine Allah tarafından vaat edildiğini iddia ettikleri toprakların bir parçası olduğu belirtilen vatanımızın doğu ve güneydoğu bölgesindeki terör olaylarının ve Kuzey Irak’ta ilk temelleri atılarak kurulmaya çalışılan sözde Kürdistan’ın bu inanışın bir aşaması olduğu artık sorgulanmaya başlamıştır.Irak, Suriye, İran ve Türkiye’nin güneydoğusu üzerinde sonradan başka amaçlarla kullanılacak piyon bir Kürt devleti kurulmasının gayesi ortaya çıkmıştır.

En son Türk Ordusuna karşı yapılan Balyoz, Ergenekon ile Türk Devletine karşı yapılan ve halen liderinin özgürce Amerika’da bulunduğu FETO faaliyetleri bu kapsamda yeniden değerlendirilmeye başlamıştır.

Zamanında NATO kapsamında ABD’nin en yakın müttefiki ve 1948 yılında kurulduğunda İsrail’i ilk tanıyan devletlerden biri idik.

Artık Türkiye’nin; Amerika ve İsrail ile olacak yeni yollarını belirleme zamanı gelmiştir.

AMERİKA VE İSRAİL İLE YENİ YOLLAR

 

Tek tanrılı üç dinin mensubları olan Museviler,  Hristiyanlar ve Müslümanlarca kutsal kabul edilen Kudüs İsrail tarafından başkent yapılmıştır.Müslümanlarca ilk kıble olarak kullanılmış ve peygamberimiz Hz.Muhammed’in miracının gerçekleştiği Kudüs’teki Mescid-i Aksa’da 14 Temmuz 2017 tarihinden beri İsrail tarafından işgal uygulanmaktadır. Burada Müslümanların ibadet etmeleri, en azındanCuma namazı kılması engellenmektedir.

Ve son olarak İsrail 10 Mayıs’tan bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 65’i çocuk, 39’u kadın olmak üzere toplam 232 Müslümanı öldürdü ve toplam 1900 Müslümanı da yaraladı.

Bütün bunları bütün dünya devletlerini karşısına alabileceğinden hiç korkmayan bir devlet yaptı. Bütün bunları ABD desteğindeki İsrail yaptı.

Bugün Cuma olması sebebi ile sabah çok erken bir saatte telefonuma bir mesaj geldi.

”Mescid-i Aksa’yı, ezansız, namazsız bırakma Allah’ım…Mazlumun evinde kıyamet koparken zalime yatağında rahatlık verme Allah’ım…..Amin…Cumanız Mübarek Olsun..”

Bu mesajı aldıktan sonra içimde kelimelerin aktarmakta yetersiz kalacağı çok büyük bir üzüntü ve düşünceler oluştu. Ben bir insan olarak acaba ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. Ve bir insan ve Müslüman olarak şu anda yapabileceğim en makul işin bildiklerimi diğer insanlara aktarmak olabileceğini düşündüm ve bu konuda yazmaya karar verdim.

ABD, gerek iç siyasetindeki kurumsal yapısı, gerekse dış politika yapımındaki karar alma süreci bakımından diğer devletlerden farklıdır. Özellikle Kongre ve Başkan üzerinde çıkar gruplarının karar alma süreçlerindeki etkisi çok fazladır. ABD’de çıkar gruplarının etkisine hem iç hem de dış politikadaki karar alma süreçlerinde şahit olmaktayız. Bu çıkar grupların en önemlisi ABD’de yaşayan Yahudi cemaatidir.

Dünyada Yahudilerin, sadece ABD’de değil, Fransa’da,  Kanada’da, İngiltere’de, Rusya’da ve Türkiye dâhil dünyanın bütün ülkelerinde, yaşadığı bilinmektedir. Yahudiler bu ülkelerde oluşturdukları güçlü lobiler ile dünya siyasetinde ve ekonomisinde etkin rol oynamaktadırlar.

Yahudilerin hedeflerini tespit etmek için Yahudi, Musevi ve Siyonizm kavramları ile İsrail bayrağı bu hedeflere bir ışık sunabilir.

Yahudi, Yahudilik ırkına mensup insandır. Musevi, Musevilik dinine mensup insandır. Yani Yahudilik bir ırktır, Musevilik bir dindir. Kısaca, Yahudilik ırkla özelleştirilmiş sınırları Museviliğe nazaran oldukça dar kalan bir inanış biçimidir. İsrail bu konuda bize Musevi demeyin, Yahudi deyin demektedir.

Yahudiler, kutsal kitapları Tevrat’ta yer alan ifadelere dayanarak kendilerini dünya milletleri arasında seçilmiş kavim olarak görürler. İbrahim kavminin Allah tarafından seçildiğine, onlara ahid yapıldığına ve kendilerinin bu kavmin devamı olduğuna inanırlar.

2000 yıllık süreçten sonra kurulan ilk Yahudi devleti olan İsrail, 14 Mayıs 1948 tarihinde Tel Aviv’de ilan edilmiştir.2000 yıl boyunca yurtsuz, devletsiz kalan dünyanın dört bir yanına dağılmış bulunan, yaşadıkları çevreler, toplumlardan ağır baskı gören topluca yok edilmek istenen bir milletin varlığını, kültürel kimliğini,  dayanışmasını koruyabilmiş ve tekrar bağımsız bir devlet kurmuş olması bu devletin en çarpıcı yönüdür. Bu olay, milliyet fikrinin; din gibi kutsiyet kazanan milliyet fikrinin ölümsüzlüğüne tipik bir örnektir.

Siyonizm, yüzyıllar boyunca Doğu ve Batı Avrupa diasporasında yaşamış, zaman zaman takibata uğramış ve yerlerinden göç ettirilmiş Yahudiler arasında Yahudi ulusunun vatan bilincini ifade eden politik bir hareket olarak 19.yüzyılda ortaya çıkmıştır. Siyonizm, 1897’de Theodor Herzl tarafından örgütlü bir harekete dönüştürülerek Yahudi dünyasına hâkim olmuştur. Siyonistler, dünya çapında kurdukları üye organizasyonlarla Yahudilerin Filistin’e yerleşmesini özendirmiş, Londra’da banka hesapları açarak Yahudilerin Filistin’de toprak satın almaları için ortak fon oluşturmuşlardır.

Yahudi sorununun tek çözümünün Yahudi devleti kurulması olduğunu savunan 19.yüzyıl sonunda kurulan Siyonist hareketin 1948’de kurulan bugünkü İsrail devletinin temelini attığı söylenebilir. Bugünde İsrail devletinin yaşamak üzere İsrail’e göç etmek isteyen Yahudilere izin vererek onlara yasal statüde vatandaşlık hakları tanıması, Siyonizmi devlet  politikası olarak kabul edildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Yahudiliği, diğer dinlerden ayıran temel özelliklerden biri “kutsal toprak” kavramıdır.Bu kutsal toprak kavramı açık bir şekilde İsrail bayrağında şekil, renk ve sembol olarak yer almıştır.

Bugünkü İsrâil bayrağı beyaz zemin üzerinde üstte ve altta iki mavi çizgi ve bu çizgilerin ortasında altı köşeli mavi Siyon yıldızından oluşur İsrail bayrağındaki bütün bu unsurların  yukarıdaki devletlerin bayraklarındaolduğu gibi dînî  kökenlere dayanan anlamı vardır

Beyaz dünyadır yeryüzüdür Bayrağın ortasındaki altı köşeli yıldız ise Siyon yıldızıdır Kudüs’te bulunan Siyon Dağı’nda yeniden kurulmak istenen Tanrı Krallığı’nı simgeler Bu yıldızın bulunduğu alan Yahudîler’in vatanı olan Arz-ı Mevud  yani Tanrı tarafından kendilerine vaat edilmiş topraklardır

Arz-ı Mevud’un hudutları  Tevrat’ta  Nil ile Fırat nehirleri arasındaki coğrafya olarak gösterilmiştir. (Tevrat  Tekvin  Bâb 15)

Arz-ı Mevud’u ise İsrail  bayrağında  Siyon yıldızının altından ve üstünden geçen iki mavi çizgi belirlemektedir Bu iki mavi çizgiTevrat’ta işaret edildiği gibi Nil ve Fırat nehirleridir Demokratik Kongo Cumhuriyeti ( eski Zaire) Uganda Etiyopya( Habeşistan ), Sudan ve Mısır topraklarında akan Nil Nehri ile Türkiye Suriye ve Irak topraklarında akan Fırat Nehri’dir

Kısaca; İsrâil bayrağındaki bu iki mavi çizgi Tevrat’ta işaret edildiği gibi Nil ve Fırat nehirlerini sembolize eder.

Arz-ı Mevud içinde hala birçok sırrı saklamakla birliktebunun bir uzantısı olan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için aşağıdaki tezin doğru olduğu artık ortaya çıkmıştır.

Bu projenin arkasında ABD’yi gizlice yöneten Yahudi küresel şirket sahipleri ya da Yahudi lobileri vardır. ABD’yi gizlice yöneten bu Yahudi lobileri İsrail’i destekleyerek ve diğer gizli faaliyetleri yaparak, bu coğrafyada bir çok savaş ve iç çekişme oluşturmakta böylece bu  coğrafyayı kendi idealleri ve menfaatleri  çerçevesindeyeniden yapılandırmaktadır.

Kısaca; BOP’un ya daArz-ı Mevud’un şu andaki safhası sorunsuz büyük bir İsrail devletinin kurulmasıdır.

Bu gün, Ortadoğu üç kutsal din için taşıdığı manevi değerler yanında başta petrol olmak üzere çok büyük ekonomik enerji kaynaklarına sahiptir. Eğer Amerikan Yahudileri ve İsrail, Ortadoğu’yu etkin kontrol edemez isebu ekonomik kaynaklardan faydalanamaz, büyümeyi bırakın küçülmek zorunda kalırlar ve dünya üzerindeki etkinliğini kaybeder.

Ünlü yazar Dante; ‘’Küçük bir kıvılcım koskaca bir alev doğar’’ demiştir.

İsrail’in bu katliamlarıOrtadoğu ve Türkiye için yeni dönüm noktaları oluşturmaya başlamıştır veileride tarihçiler tarafından mutlaka yeni dönüm noktaları olarak değerlendirilecektir.

Artık Ortadoğu’da bu vahşeti yapanlara tüm dünya insanlığı olarak bir dur deme zamanı geldiği söylenmeye başlamıştır.

Artık bu konuda tüm İslâm âlemi için uyanma ve bir tedbir alma zamanı geldiği haykırılmaya başlamıştır.

Artık bu konudatüm insanlığa, tüm İslam âlemine ve tüm Ortadoğu’ya diğer büyük güçler dururken Türkiye’nin öncülük yapması ne yazık ki gerekmiştir.

Artık belki de bugereklilik Türkiye’nin yeni yolunu açma zamanını getirmiştir.

Bu gün Yahudilerin kendilerine Allah tarafından vaat edildiğini iddia ettikleri toprakların bir parçası olduğu belirtilen vatanımızın doğu ve güneydoğu bölgesindeki terör olaylarının ve Kuzey Irak’ta ilk temelleri atılarak kurulmaya çalışılan sözde Kürdistan’ın bu inanışın bir aşaması olduğu artık sorgulanmaya başlamıştır.Irak, Suriye, İran ve Türkiye’nin güneydoğusu üzerinde sonradan başka amaçlarla kullanılacak piyon bir Kürt devleti kurulmasının gayesi ortaya çıkmıştır.

En son Türk Ordusuna karşı yapılan Balyoz, Ergenekon ile Türk Devletine karşı yapılan ve halen liderinin özgürce Amerika’da bulunduğu FETO faaliyetleri bu kapsamda yeniden değerlendirilmeye başlamıştır.

Zamanında NATO kapsamında ABD’nin en yakın müttefiki ve 1948 yılında kurulduğunda İsrail’i ilk tanıyan devletlerden biri idik.

Artık Türkiye’nin; Amerika ve İsrail ile olacak yeni yollarını belirleme zamanı gelmiştir.

 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP