DOLAR 16,7116 0.4%
EURO 17,5181 0.65%
ALTIN 973,870,11
BITCOIN 326462-2,66%
Isparta
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

şişli escort

bettilt giriş

ARTIK MUTLU OLMAK İSTİYORUZ
2721 okunma

ARTIK MUTLU OLMAK İSTİYORUZ

ABONE OL
31 Ocak 2022 18:48
ARTIK MUTLU OLMAK İSTİYORUZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL
   Korona virüsü ile insanlığın başına gelen bu büyük felaket kendimizi ve insanlığı düşünmeye belki de hayatımızda ilk defa imkân sağlamıştır. Bu virüs dünyanın en güçlü olduğu sanılan ülkelerinin bile aslında ne kadar aciz devletler olduğunu ve aslında insanlığın ne kadar zayıf olduğunu ispatlamıştır.

Allah’ımızın biz insanlara verdiği en önemli iki servet ömrümüz ve aklımızdır. Geçen gün bir daha geri gelmiyor. Ömrümüzün tükendiğini hiç fark etmiyoruz. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun 2017 yılı verilerine göre dünyada ortalama yaşam süresi erkeklerde 70 yıl, kadınlarda 74 yıldır. Türkiye İstatistik Kurumu 2018 verilerine göre ise Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78 yıl olarak hesaplanırken, bu süre erkeklerde 75,3 yıl, kadınlarda 80,7 yıl olarak hesaplanmıştır.

İnsanlık olarak hayatlarımızdan yaklaşık 2 yılı bu virüs ile zorlu ve mutsuz geçirdik. 1 Temmuz 2021 tarihinden sonra Türkiye’de bazı kısıtlamalar kalkacaktır. Artık Milletçe akıllanıp, bu virüsü yenme ve hayatımızın geri kalanını Allah’ımız izin verirse mutlu yaşama fırsatı gelmiştir.

Hayat ve Mutluluk arasındaki temel bağlantılar dünyada birçok coğrafyada ve birçok değişik kültür yapılarında insanlar tarafından tarih boyunca araştırılmıştır. Ben de bunlardan benim için ön plana çıkmış ve bana şimdi derin dersler vermiş olanları sizlerle paylaşmak istedim.

Tolstoy’un ibret dolu aşağıdaki sözleri bizlere ne söylüyor acaba?

Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir.

Mevlana’nın aşağıdaki  günümüz Türkçesi ile aktarılmış beyti bizlere ne söylüyor acaba?

Üzülme…Çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür.

Üzülme…Çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez.

Üzülme…Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder.

Üzülme…İnsanlara ihsanda bulunduğun sürece üzülme. Çünkü mutluluğun yolu insanlara ihsanda bulunmandan geçer.

Üzülme…Çünkü iyiliğin mükafatı on mislinden yedi yüz misline, kötülüğün karşılığı ise sadece mislince.

Üzülme… Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır, dünya bugün var yarın yok dünyasıdır.

Üzülme…Hakk’ın rızasına uygun düşen bela, kulun sevgisini arttırır.

Üzülme…Altın, ateş ile iyi kul da bela ve musibet ile tecrübe edilir.

Üzülme…İnsanlar başlarına gelen bela ve musibetleri ondan daha büyükleri ile kıyas etselerdi, şüphesiz belalarının bazılarını afiyet kabul ederlerdi.

Üzülme…Şunu unutma yaşadığın günün sınırları içinde yaşamazsan sıkıntı ve kaygıların artacak demektir. Ne maziye takıl kal ne de gelecek kaygısı içinde ol. Yani anı yaşa.

Üzülme…Her zorlukla birlikte kolaylık vardır.

Peki Sufiler birbirlerine niçin     Su gibi ol Azizim diyerek    tavsiyede bulunurlar?

Çünkü su zamanın akışına teslim olur. Teslimiyet içindedir. Çünkü bilir ki bütün dereler eninde sonunda büyük denizlere, okyanuslara akar. Bu elinden geleni yaptıktan sonra hayatın akışına teslim olmaktır. Su berraktır, şeffaftır. Olduğu gibidir yani. Paylaşımcıdır. Hep besleyicidir. İnsanları, hayvanları, doğayı besler. Hayatı başlatandır. Su olan her yerde bitkiler vardır, hayvanlar vardır, insanlar vardır.

İşte suyun bu yapısından dolayı Sufiler birbirlerine ‘’ Su gibi ol Azizim derler.

Amerikalı bir Psikiyatr Robert Waldinger, tam 75 yıl sürmüş ve tam 750 kişinin takip edilmesi sonucu oluşan raporun sonucunu açıklamıştır.

Bir yarısı Harvard Üniversitesi mezunu, diğer yarısı Boston’un en yoksul mahallerinde yaşayan  750 gence 18 yaşında sormuşlar.

’’Hayatta seni en mutlu kılacak şey nedir.?’’

Çoğunluk aynı cevabı vermiş;

  ‘’Zenginlik ve Şöhret’’

Aynı gençlere 70-80 yaşlarına gelince  hayatlarının son evresinde  onları en mutlu eden şeyin ne olduğu tekrar sorulmuş.

Bu 750 kişinin içinde mutlu ve sağlıklı olan kişilerin, etrafında dostları, akrabaları, komşularıyla, kısacası sevgi ile çevrili olanlar olduğu tespit edilmiş.

Kısacası  70-80 yaşlarında iken zenginlik  ve ünlü olmak ile mutlu olmak arasında bir ilişki kuramamışlar. İster Harvard mezunu olsun, ister yoksul bir ailenin çocuğu fark etmemiş.

Onları en mutlu eden şey;

’Sosyal İlişkiler’’

Sözün sonu;  Ben de 52 yaşına gelince ancak Hayat ve Mutluluk arasındaki bağlantıların temellerinin Tolstoy, Mevlana, ve Sufiler  ile Psikiyatr Robert Waldinger’in açıkladığı  tespitlerde olduğunu daha yeni anladım. Ve bunları sizlerle paylaşmak istedim.

Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir.

Ne maziye takıl kal ne de gelecek kaygısı içinde ol. Yani anı yaşa.

Üzülme

Su gibi ol

Sosyal ol.

Benim de hayat ve mutluluk arasındaki bağlantılara yaşadığım tecrübelerden ve diğer araştırmalarımdan öğrenebildiğim üç ilavem olacak. Bunlar;

Güvenilir ol.

İnsan ol.

Allah’ımıza hayırlı bir kul ol.

En son herkesin bana sağlık ve maddiyat hayatta mutlu olmak için gerekmiyor mu diye sorduğunu hissediyorum.

Evet mutlaka gerekiyor……

Ama bilmelisiniz ki; sağlık zaten bu yukarıda belirtilen tavsiyelerin gerçekleştiği  insanlarda zaten olumlu seyir ediyor ve maddiyat ise az da olsa kimseye muhtaç değilseniz mutlu yaşamak için her zaman yeterli oluyor.

İnşallah  bu paylaşım herkese hem bu dünyada hem de öbür dünyada mutluluk  sağlar….

 

                                                                                                                                     Tuğtigin Şen

 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP