DOLAR 16,4006 0.19%
EURO 17,5995 0.67%
ALTIN 970,44-0,42
BITCOIN 476821-0,57%
Isparta
23°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ATAM
341 okunma

ATAM

ABONE OL
31 Ocak 2022 18:52
ATAM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Atatürkçü düşünce sistemi, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkılmasını temel hedef alan, bu hedefe ulaşmak için, akıl ve ilmin yol göstericiliğini kabul eden dinamik bir dünya görüşüdür. Türkiye’de bugün ne yazık ki Atatürk hakkında üç ayrı yanlış tavır gözlenmektedir.

 

Bunlar, Atatürk övgücüleri, Atatürk ağıtçıları ve Atatürk sövgücülerinin tavırlarıdır.

 

Şu anda Atatürk sövgücüleri; Atatürk’ün itibarını Türk milletinin gönlünden silmek için büyük çaba harcamaktadırlar. Padişahlığı, halifeliği, şeriatçılığı kaldırıp laik cumhuriyeti kurduğu için kendisine din düşmanı demektedirler

 

Atatürk Hilafet’ i kaldırarak Laikliği getirmiştir. Ama ama…. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki bütün camilerde devlet tarafından maaşları ödenen imamlar tarafından kutsal ezan sesi 5 vakit okunmakta ve 5 vakit namaz kıldırılmaktadır. Atatürk’ün anlayabilmek için Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evdeki annesi Zübeyde Hanımın odasına bir bakmamız yeterlidir. Annesinin yatağının hemen baş ucunda Kuran-ı Kerim bulunmaktadır.

 

Atatürk’ün Tevhid’i Tedrisat Kanunu yani eğitim ve öğretimin birleştirilmesi kanununu niçin çıkarttığını gerçek manada bilimsel incelendiğimizde bu kanunun gerçek maksadının İslami dini okullardan ziyade, ülkemizin ve milletimizin bölünmesinde önemli alt yapı oluşturan yabancı okulların kapatılmasını sağladığı görülmektedir. Bu konuda somut bir örnek verecek olursak Ermeni Meselesinin oluşmasında yabancı okulların büyük katkıları olmuştur. I. Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Devletinde toplam 30 İngiliz okulu, 85’in üzerinde Fransız okulu,12 Alman okulu,181 Amerikan okulu ile Rus ve İtalyanların da birçok okulu mevcuttu. Bu okullara ilaveten 1900 yılında Ermenilere ait İstanbul’da 40 Ermeni Okulu, Anadolu’da 57 vilayet merkezinde toplam 813 Ermeni okulunda 80000 öğrenci öğrenim görmekte idi.

 

Atatürk ağıtçıları ise, Atatürk öldü diye ağlayıp sızlarlar. O’na ağıtlar yakarlar. Atamızın ölmesi ile her şeyin bittiğini sanırlar ve Türkiye’nin kalkınamayacağına inanırlar.

 

Atatürk övgücüleri ise Atatürk’ü tanrılaştırmakta, evliyalaştırmakta ve putlaştırmaktadırlar.

 

Bizler millet olarak Atamıza mantıkla, akılla ve sevgiyle yaklaşmalıyız. En doğru tavır budur. Atamız konusundaki duygusal, biçimsel, basmakalıp yaklaşımları bir yana bırakıp, akılcı, gerçekçi, nesnel ve bilimsel bir yaklaşımı benimsemeliyiz. Atamızı ve düşüncelerini tabulaştırmaktan ve dogmalaştırmaktan kaçınarak, Atamızı ve düşüncelerini mantık ve aklımızla özümsemeliyiz.

 

En doğru yaklaşım budur….  Atamız kendisini aşağıdaki sözleri ile ifade etmiştir.

 

“Ben istese idim derhâl askerî bir diktatörlük kurardım ve memleketi öyle idareye kalkışırdım. Fakat ben istedim ki, milletim için modern bir devlet kurayım.”

“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.”

“Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.” demiştir.

 

Evet evet Atam senin naçiz vücudun bugün toprak oldu. Ama ama sen hala gönüllerimizde ve aklımızda yaşıyorsun. Ve ve sana söz veriyoruz.

 

“ Türkiye Cumhuriyeti senin çizdiğin yolda ilelebet payidar kalacak”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP