DOLAR 18,4191 0.52%
EURO 17,8508 -1.1%
ALTIN 973,04-1,08
BITCOIN 348732-1,04%
Isparta
17°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

BÖLÜNEN TARİHİMİZ

BÖLÜNEN TARİHİMİZ

ABONE OL
31 Ocak 2022 18:58
BÖLÜNEN TARİHİMİZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 Son zamanlarda geçmiş tarihimiz yoğun ideoloji ve siyaset yüklü propagandalarla birbirine karşı bulunan siyasi partilerin ve siyasi görüşlerin yıpratılması için bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu ortamda en çok kullanılanlar ise Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti tarihleridir.

   Osmanlı Devleti zamanında dünyanın üç kıtasında hüküm sürmüş dünya tarihinin en güçlü devleti iken zaman içinde kendi iç ve dış sorunlarını çözememiş, başta Sanayii Devrimi olmak üzere dünyadaki gelişmeleri kaçırmış ve neticede savaşlarda yenilerek çökmüştür.

   Osmanlı Devleti tarihi sonuçta biz Türklerin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geçmiş tarihidir. Bizler daha 1923 yılı Eylül ayında Osmanlı iken 29 Ekim 1923 tarihinde de bir anda Türk ve bir anda bizler Türkiye Cumhuriyeti olmadık. Aynı Selçuklu Devleti’nden sonra Osmanlı Devleti’nin ortaya çıkması gibi biz Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı’ dan sonra tarih sahnesine çıktık.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilk yıllarda, onu Osmanlı Devleti’nden ayrı ve hatta ona karşı göstermek belki lüzumlu idi. Yeni rejimin ve yönetimin kök salmasını sağlamak bakımından bu tür yaklaşımlar belki gerekli idi. Fakat Atatürk’ten sonra Cumhuriyet rejimi ve yönetimi iyice oturduktan sonra bu konuda çok ileri gidilmiştir.

   Türkiye’de şu anda bazı siyasi kesimlerce Osmanlı dönemi Şark zihniyeti hayranlığı ve dini uygulamaların zirve yaptığı yıllar olarak, Cumhuriyet tarihi ise gereksiz Batı zihniyeti hayranlığı ve dinimizin yok edildiği yıllar olarak anılmaktadır.

   Yine şu anda Türkiye’de bazı siyasi kesimlerce bu görüşün tam aksine Osmanlı dönemi karanlık ve dini gericilik yılları olarak Cumhuriyet dönemi ise aydınlanma, dinde reform ve çağdaşlaşma dönemi olarak gösterilmektedir.

    Neticede tek bir Türk milleti olduğu gibi tek bir Türk devleti vardır. Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet tarihi aktarılırken gerçeklere, ilmi ve ahlaki kıstaslara gereken önem verilmemektedir.

   Gerçek tarih ancak araştırarak, değişik açılardan bakarak ve akademik tarihçilik yaparak aktarılabilir. Gerçek tarihimizin ortaya çıkarılmasında ise en büyük engel şu anda yaşadığımız siyasi çekişmelerdir.

   Tarihte yapılan bu siyasi bölücülük milli birliğe çok zararlıdır. Çünkü bir milletin en büyük maddi ve manevi birikimlerinin yer aldığı yer ortak tarihtir.

   Bu siyasi çekişmeler, cahillik ve ufuksuzluk göstergesidir.

 

Tuğtigin ŞEN

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP