DOLAR 12,49023.08%
EURO 14,12024.02%
ALTIN 712,563,27
BITCOIN 679512-0,62%
Isparta
14°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

BOSNA HERSEK’TE NELER OLUYOR? YENI BİR SAVAŞ MÜMKÜN MÜ?
41 okunma

BOSNA HERSEK’TE NELER OLUYOR? YENI BİR SAVAŞ MÜMKÜN MÜ?

Ömer Yıldız

ABONE OL
3 Kasım 2021 10:47
BOSNA HERSEK’TE NELER OLUYOR? YENI BİR SAVAŞ MÜMKÜN MÜ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bosna Hersek 1992-1995 Yılları arasında Sırp katliamlarına maruz kaldı. Dağılmak üzere olan Yugoslavya’dan ayrılarak kendi kaderini tayin etmek isteyen Boşnaklara Dönemin Sırp yöneticisi Milosevic Yugoslavya yönetimini de ele geçirerek karşı çıktı. Aslında mesele ne toprak ne de devlet bütünlüğüydü. Meseleyi Radko Mladic Meclis konuşmasında ‘direnirseniz Müslümanlar yok olur’ sözleri ile özetlemişti. Avrupa’da bu kadar entelektüel bir Müslüman toplumu istemiyorlardı. Sonuç olarak gayri resmi rakamlara göre 250 binin üzerinde çoğunluğu sivil ve kadınlardan oluşan katliamlar yapan Sırplara Boşnak kuvvetleri ve Birleşmiş Milletler Belgrat’a hava saldırısı yaparak dur dedi. Aziz Türk ordusunun da içerisinde bulunduğu 60 bin kişilik bir kuvvet oluşturuldu lakin müdahaleye gerek kalmadan ‘Dayton’ antlaşmasına taraflar ikna edildi. Antlaşmayı ortaya çıkaran ve imzalanmasın da büyük etkisi olan ‘Buldozer’ lakaplı Amerikalı diplomat antlaşmanın sadece Savaşı bitirmek için yapıldığını daha sonra devlet anayasası, kurumları gibi konulara değinileceğini ve üzerinde çalışılacağını ifade etse de 1995’ten bugüne Bosna Hersek’in anayasası konumunda oldu. Dayton antlaşmasına göre Toprakların %51’i Boşnak ve Hırvatların federasyon oluşturması kaydı ile Boşnak ve Hırvatlara verilirken Toprakların %49 ise Sırplara içerisinde otonom bir yönetim oluşturulması için verildi.

Ülke yönetiminin %100’de ise 3 Cumhur başkanı ve bu Cumhur başkanlarının her birinin Sırp, Boşnak veya Hırvat olarak kendisini tanımlaması şartı getirildi. Boşnak ve Hırvat adayı Federasyon bölgesinde ki halk seçerken Sırp temsilciyi ise Sırp otonom bölgesindeki halk seçiyor. Ülkede 1 otonom bölge 10 kanton ve bir 3’lü yönetilen belediye var. Cumhur başkanları 8 aylık bir rotasyon ile birer birer ülkeyi temsil hakkı kazanıyor. Ayrıca olurda bir anlaşmazlık çıkar ön görüsü ile Birleşmiş milletlerin atadığı Yüksek temsilci var. Yüksek Temsilcinin yetkileri Cumhur Başkanlarının veya meclisin kararlarını ‘Veto’ etmek kadar kapsamlı.

Bu bilgileri verdikten sonra Bosna Hersek’te son dönemde Yükselen tansiyonu inceleyebiliriz;

Sırp Cumhur başkanlığı temsil üyesi Dodik aslında seçildiği günden itibaren hatta seçim döneminden itibaren ayrılıkçı konuşmaları ve aksiyonları ile ön plana çıkmış bir isim. Seçildiği Dönem Amerika’da ve Dünyada yayılan ırkçı liderlerin yükselişinden o da payını almak sureti ile popülerliği arttı ve seçimleri kazandı. İlk ayrılıkçı icraatı Özerk Sırp Bölgesinin Devlet günü yahut Bağımsızlık günü kutlamasını referanduma sürdü. Otonom bir bölgenin ne bağımsızlığı ne de devlet günü olur zira Dayton ve Uluslararası kurallara aykırıdır. İlk tansiyon aslında o dönemde yükselmeye başladı. Referandum anayasaya aykırı olmasına rağmen yapıldı ve kabul edildi. Referandumun yapılacağı dünün akşamı özerk bölgenin devlet televizyonunda ‘Bojna Kosova’ Kosova savaşı belgeseli verildi. Bu belgesel Milosevic’in Yugoslav birliği içerisinde başlattığı ‘Büyük Sırbistan’ ideali doğrultusunda özel olarak yaptırdığı belgeseldir. Belgesel Murat Hüdavendigar’ın Kosova fethi sırasında şehit edilmesini konu alır. Ve Sırplar Padişahı öldürmek sureti ile bağımsızlıklarını aldıklarının ana düşüncesini vermeye çalışır. Halbuki Kosova savaşı sonrası Osmanlı asırlarca sürecek bir yönetim sağlamış hatta İstanbul’un fethinin temellerini atmıştır. Radikal Sırpların Boşnakları Türk diye isimlendirdiği gerçeğinin de altını çizelim. Bağımsızlık günü ilan edildi ve büyük görkemli bir kutlama ile kutlandı. Bugün hala kutlanmakta. İkinci önemli hamle ise Uluslararası mahkemelerce savaş suçlusu olarak ilan edilmiş Milosevic ve Karadzic’in masumiyetini savunması idi. Daha da ileri giderek ‘Her milletin bir efsanesi vardır , Srebrenica Katliamı da Boşnakların uydurduğu bir efsanedir’ dedi. Bu kimsenin Bosna Hersek Cumhur başkanlarından birisi olduğunun altını çizelim. Devlet Görüşmelerinde Boşnak bayrağı yerine entite otonom bölgenin bayrağını kullandı.

Gelelim şuan ki duruma; Dodik dünyada Irkçı liderlerin birer birer popülarite kaybettiği gibi Özerk Sırp bölgesinde de bu popülaritesini kaybetmekte. Gelecek seçimde kaybedeceği çok açık. Yönetimi boyunca bir dikili ağacı olmayan Dodik kendisine iktidarı veren Milliyetçi söylemlere tekrardan başladı. Öyle ki şu anda Özerk bölgenin ayrı bir devlet olması gerektiğini ifade etti, Bir ordu kuracağını sözlerine eklerken ‘yeni bir savaş mı geliyor ‘sorusunu herkese sordurmayı başardı.

Son dönemdeki söylemleri karşılığında Yüksek temsilci bir rapor hazırlardı ve bugünlerde BM güvenlik konseyine sundu. BM’nin atacağı adımlar merak konusu. ABD büyük elçiliği ülkenin bütünlüğünü savunurken eski Cumhur başkanı Aliya izet Begovic’in oğlu Bakir izet Begoviç (Eski Cumhur başkanı) dün Türkiye Cumhuriyeti Cumhur başkanı ile konuyu değerlendirmek üzere görüşmelerde bulundu.

 

Sonuç olarak; Sırp Temsilcinin Ayrılıkçı konuşması ilk değil. Askeri tatbikat ile ileri gittiği de bir gerçek. Birleşmiş milletlerin alarma geçmesi ufak çaplı korkuya sebep olsa da Dodik’in kaybettiği oyları tekrar kazanmak için Milliyetçi kartına sarıldığı aşikâr. Özerk Sırp bölgesinin Boşnaklar ile savaşacak bir gücü yok. Ekonomik ve Askeri anlamda Federasyon bölgesindeki Boşnaklar daha güçlü. Dün Avrupa’nın en büyük ordusu ile ordusu dahi olmayan Boşnaklara saldırarak galibiyet elde edemeyenler bugün Arkasında Şanlı Türk milletinin de güçlü durduğu bir millete saldırması mümkün değildir. Yeni bir savaş ön görülmese de ülkede ufak çaplı kargaşa meydana gelebilir. Bunun yanında Siyasetçilerin de tansiyonu yüksek bir mecliste tansiyonu yüksek konuşmalar yapacağını söyleye bilirim.BM güvenlik konseyi Dodik’in yetkilerini sınırlaya bilir ama bu Dodik’in yararına olacaktır. BM’nin özerk Sırp bölgesindeki Polis teşkilatının uzun namlulu silahlarını teslim etmesi isteği hızlanabilir. SİPA özel polis teşkilatının yetkileri arttırıla bilinir. BM güven gücünün EUFOR’ a teslim ettiği Şanlı Türk ordusunun da bulunduğu birliğin görev süresi uzatılırken yetkileri de arttırılacaktır. Devriyeler ve olası terör saldırısı ihtimalleri değerlendirilecek ve yoğun mesai harcayacaklar.  Dün Srebrenica’da katliam yaparken Türklerden intikamımızı aldık diyenler bugün olası saldırıda Yüce Türk ordusunun ve Milletinin müdahale edeceğini bilmesi gerekir.  Türkiye devletinin Sırbistan’da yaptığı yatırımlar neticesinde Sırbistan’ın ekonomik olarak Türkiye’ye bağımlı kalması hasebi ile Sırbistan’ın da Özerk bölgedeki tutumları destekleyemeyeceği bir gerçektir. En azından açıktan…

Son olarak, Dayton antlaşması savaş bitsin diye yapılmış bir antlaşmadır. Devleti Formalize etmekte sınıfta kalan ve etnik ayrımcılığı öne çıkaran bir antlaşmadır. Bu sebep ile Dayton antlaşmasının iyileştirilmesi ve tek Cumhurbaşkanlığı içeren parlamenter sisteme geçilmesi Özerk bölgelerin ve Federal kantonların kaldırılması elzemdir. Ancak bu reformlar yapıldığında daha özgür bir Bosna Sırplar için, Boşnaklar için ve Hırvatlar için mümkün olacaktır.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.