DOLAR 18,4191 0.52%
EURO 17,8508 -1.1%
ALTIN 973,04-1,08
BITCOIN 349184-0,73%
Isparta
17°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

BÖYLE BİR TÜRKİYE VAR

BÖYLE BİR TÜRKİYE VAR

ABONE OL
19 Şubat 2022 15:15
BÖYLE BİR TÜRKİYE VAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İdeolojiler 18yy’da ortaya çıkmış olsa da aslında toplum bilimi ideolojilerin savlarının geçmiş toplumlarda da olduğunu saptamıştır. Öyle ki bu savlar 188yy’a doğru sistem içerisine alındığından kalıplaşmış ve tanımlanmış oldu. İlerleyen yüzyıllarda İdeolojiler ana hatlardan ayrılmamak kaidesi ile değişiklik göstermiş ve örneğin Marksist anlayış Neo-Marksist anlayış ile tanışmıştı ya da Liberal anlayış Neo-Liberal anlayış ile karşı karşıya kaldı. Ülkemiz de dünya gibi bu ideolojilerden nasibini almış ve hatta zaman zaman fanatizme doğru eğrilmiştir.

Ülke gündemi gün be gün değişse de Yüzyıllarca tartışacağımız ‘Laiklik’ biteceğe benzemiyor. Laiklik kavramı dünyanın birçok yerinde kabul görmüş özellikle Avrupa mezhep savaşlarının bitmesini sağlamış önemli bir kavram. Lakin Laiklik tanımı ülkemizde doğru yapılabilmiş değildir. Ne laikler ne de laicite karşıtları bu tanımı doğru yapmış değiller. Aslında tanımın ve içeriğin yanlış yapılması onlarca yıl sürecek kaosun da sebebi.

Laiklik basit tanım ile ‘Din ve Devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır’ Laiklik Dini kontrol altına almak değildir. Laiklik dinsizlik demek değildir. Laiklik Dinin yaşanmasına engel de değildir. Ülkemizde öyle bir gurup var ki Laiklik ile dini kontrol altına almak ve hatta yaşanmasını sonlandırmak arzusundalar. Bu kimseler Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’e, dahi inkılaplara en büyük darbeyi vuranlardır. Bu kimseler bir nesli Mustafa kemal Atatürk’e düşman yetişmesine sebep olanlardır. Laiklik diyerek dünyanın hiçbir Laik ülkesinde olmayan yasaklama ile başörtülü kızların eğitim hakkını elinden alanlar bunu Mustafa kemal Atatürk’ün askerleriyiz diyerek yapmadılar mı ? Başörtüsü ile eğitim almanın devlet ve din kavramlarının karışması ile uzaktan yakından alakalı değildi. Öyle olsa Dünyanın en Laik ülkeleri bunu yasaklamaz mıydı?

Türkiye Cumhuriyeti’nde ne zaman bir devlet adamı Kuran okusa, bir mecliste Allah denilse bunu Laiklik elden gidiyor, çağdaş olamıyoruz diye eleştirenler dünyanın en çağdaş ülkelerinde, millet vekillerinin yemin törenlerinde inançlarının kitapları üzerine el basmalarını konuşmadılar, eleştirmediler.

Amerika’nın bir eyaletinde Emniyet müdürü olan Türk, vazifeye gelirken kuran-ı Kerime el basarak yemin ederken Ülkemizdeki Laiklik sözde savunucuları hop oturup hop kalkmadılar. Lakin Ülkede Yargıtay binası açılırken dua okunmasını çok ağır eleştirebildiler.

Ülkemizde, din adamı yetiştirmek üzere kurulan okullardaki gençlerin Namaz kılmasını skandal olarak eleştiren güruh İmam hatip okullarının Devlete bağlı okullar olmasını, öğretmenlerinin devlet tarafından atanmasını ve hatta okutulan kitapların ve ders içeriklerinin devlet tarafından tayin edilmesini hiç konuşmadılar. Çünkü, onların Laiklik anlayışında din hatta İslam kontrol altında tutulmalıydı.

Yıllardır Diyanet işlerini gerek bütçesinden gerek açılışlardaki dualarından hatta 15 temmuzda okunan Salalardan dolayı en ağır şekilde eleştirenler hiçbir zaman Diyanetin Devlete bağlı bir kurum olmasından yakınmadılar. Dünyanın birçok laik ülkesinde kilise ve kurumları tamamen devletten ayrı iken ülkemizde diyanet devlete bağlı. Din adamlarının maaşı devlet tarafından verilirken İmamlar devlet memuru sayılıyor. Hutbeler Devlet tarafından yazılıyor ve değiştirenler yasal işlemden geçiriliyor. Laikliği ana inkılap olarak Sözde görenler bu tezatla yüzleşmiyorlar. Çünkü Onların Laikliği dini kontrol altında tutar denetler ve hatta kendisi yetiştirir.Çünkü onların derdi Devlet işleri değil dinin yasaklanmasıdır.

Türkiye Büyük Millet meclisi dualar ile kurbanlar kesilerek açılıyor, meclis ki siyasetin yasamanın kalbi. Ülkelerin dünü ve geleceği.2021 yılında Diyanet işleri başkanı Yargıtay binasının açılışında dua ediyor diyor ki Allah bu meclislerden Adalet ile karar verilmesini nasip etsin. Sözde Laikler bunun Laikliğe aykırı olduğunu söylerken aynı zamanda Atatürkçü ve İnkılapçı olduklarının da altını çiziyorlar. Ama Çü’sü oldukları Mustafa kemal Atatürk Meclis açılışında Dualar ettiriyor Balıkesir’de Hutbeye çıkıyor..

Bırakınız bu sahte çü’lüğü ülkeye bir çivi çakmamış demagoji uzmanları.

İslam bu ülkenin bir gerçeğidir, Kültürümüz İslam ile şekillenmiştir. Bir meclise girerken selam vermek, araç sürerken besmele çekmek bir açılışta dua okumak birer anane haline gelmiştir. Yargıtay binasının açılışında dua okumak laikliğe zarar vermediği gibi inanç özgürlüğüne duyulan saygıdan ötürü yüceltir.

 

‘Afganistan’dan da mı ibret almıyor diyenler, bu orta çağ ritüeli diyenler aslında bir şeyi savunmuyor toplumun aksi yönünde konuşarak reyting kasmaya çalışıyorlar.

Zira Afganistan’daki göç dün başlamadı Laikliği ile övündüğünüz ABD’nin işgali ile başladı. Hatta çoğu göç etmesine dahi fırsat verilmeden çoluk çocuk, genç-kadın katledildi. Demokrasi Laiklik özgürlük götürüyoruz diyenlerin ırakta ne yaptıkları, Somali’de ne yaptıkları Ruanda’da ne yaptıkları ortadayken

Peki siz hiç bunlara bakıp ibret almıyor musunuz?

 

Laiklik, İslam dinin yaşanmasının önünde bir engel olmadığı gibi İslam da laikliğe karşı değildir. Zira Din ve Devlet işlerini iki ayrı kurumda yönetmiştir İslam halifeleri. Yargı Kadıda, Yönetim Emirdedir. Osmanlı devleti de Yürütmeyi padişaha yasamayı bir dönem divana yargıyı her zaman kadıya bırakmıştır. Yönetim ve Din hiçbir zaman birbirine karışmamış Din yönetime tavsiye ve fetvalar vermiştir.

Tavsiyemiz laiklik kavramı üzerinden din düşmanlığı yapmamanız açıkça kavramları kullanmadan din düşmanlığınızı ilan etmenizdir. Laikliği din ve devlet işlerinden ayrı tutmak yerine Dini kontrol dindarı fişleme tekniği olarak kullandığınız o günler bitti.

Evet Böyle bir Türkiye var!

Evet böyle bir Dünya da var!

 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP