DOLAR 13,54040.02%
EURO 15,34890.07%
ALTIN 789,12-0,03
BITCOIN 5745642,19%
Isparta
-7°

HAFİF KAR YAĞIŞLI

Bu Bir Yakın Dönem Gerçekleridir
151 okunma

Bu Bir Yakın Dönem Gerçekleridir

ABONE OL
18 Eylül 2021 13:23
Bu Bir Yakın Dönem Gerçekleridir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Günün birinde Anadolu’nun kurak bozkırlarında bir yiğit dünyaya geldi. Ve dedesi tarafından Allah’tan başka kimseye kul olmaması adına kulağına ismi büyük bir mutluluk ile okundu.
Gel zaman git zaman bozkırları ardında bırakıp büyük şehrin büyük sorunları ile kendini buldu. Aslında karşılaştığı bu sorun şehrin değil ülkenin kanayan bir yarası olduğunun farkındaydı.Bozkırları ardın da bıraktı lakin bozkır yasalarını, örfünü ve adetini hiç bir zaman aklından çıkarmadı. Ülkenin kanayan yarasına merhem olmak adına kendini ne gündüze ne geceye yeryüzüne sığdıramıyordu. Tıpkı kendinden önce ki önden giden isimsiz yiğitler gibi… Bu isimsiz yiğit kendine adanmış inanmış ruhlar ile birlikte mücadeleye başladı…Mücadelenin sisteme karşı verileceğini anlayacak kadar basiret sahibi olup ülkenin başına bela olan terör örgütlerine karşı amansız bir sürek avı başlatmıştı.
Yaptığı operasyonlar ile terör örgütlerinin adeta belini kırıyor ve onların manevra alanlarını bir bir ortadan kaldırıyordu. Bu operasyonların bedeli olarak toprağa verdiği kandaşlarının acısını her daim yüreğinde taşıyordu.
Nihayetin de operasyonlar devletin sinir uçlarında ki sözde prensler tarafından fark edildi. Sözde prensler aslında devletin sütünü içip kendini aslan zanneden onur ve gurur cellatlığı yapan çakallar topluluğun dan ibaretti. Devletin prensleri vatana adanmış ruhtan bir görev icra etmesini istediler. Görev ise ülkedeki uyuşturucu baronları üzerinden terör örgütlerine sağlanan finansal desteğin ortadan kaldırılmasıydı. Buna bağlı olarak baronların yok edilmesi gerekiyordu. Vatana adanmış ruh için devlet ve millet her şeyden önce geldiği için görevin geliş yeri devlet olması sebebi ile sözde prensler ile prensip anlaşmasına vardı. Lakin prenslerin çakal sürüsü olduğunu seziyor elinde yeterli delil olmadığın dan zamanın gerçekleri açığa çıkaracağını düşünüyordu. İçine bir kere kurt düşmüştü. Düşen bu kurttan dolayı yüreğine düşen efkarını dindirmeye sahil kenarında kıyıya vuran dalga sesleri bir nebze de olsa yardım ediyordu.

Vatana adanmış ruh görevi layığı ile yerine getirmişti. Görev tamamlanmıştı fakat birşeyler ters gidiyordu. Baronlar yok olmuştu fakat uyuşturucu trafiği üzerinden sağlanan finansal destek terör örgütlerine bu sefer devletin içerisine çöreklenen sözde prensler üzerinden devam ediyordu…
Vatana adanmış ruh için artık hedef devletin içinde ki sözde prenslerdi.Buna bağlı olarak da bu çirkef dünyadan tek bir beklentisi vardı. Yok edebildiği kadar haini yok edip bir an önce sevdiğine ve kandaşlarına kavuşmaktı…
Şairin şiirinde belirttiği gibi;
Ne alnımızda bir ayıp
Ne koltuk altında saklı haçımız
Biz bu halkı hatta bu devleti
Karşılıksız sevdik
İşte bağışlanmaz korkunç suçumuz bu

Aksakallıların ve uluların duası üstünüze olsun…

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP