DOLAR 15,9752 0.2%
EURO 16,8098 0.64%
ALTIN 935,790,61
BITCOIN 463394-2,83%
Isparta

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ÇANAKKALE RUHU
281 okunma

ÇANAKKALE RUHU

ABONE OL
31 Ocak 2022 18:58
ÇANAKKALE RUHU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün gururla andığımız Çanakkale Zaferinin özellikleri diğer savaşlardan daha başka bir görünüm arz etmektedir. Bugün, bu savaşların en yoğun geçtiği Gelibolu Yarımadasını dolaşırsanız nefesiniz kesilir, soluk almakta güçlük çekersiniz ve bu savaşı bütün haşmetiyle hissedersiniz.
Burada 63 eriyle Ertuğrul Koyuna çıkan altı bin düşman askerini savaşarak geri atan Ezineli Yahya Çavuşun mücadelesini, burada Mehmet oğlu Seyit’in 269 kilo ağırlığındaki gülleyi namluya yerleştirmesini,  burada düşman tarafından atılan bombaları daha patlamadan yine düşmana atan Mehmet Çavuş’u hissedersiniz. Burada karşılıklı atılmış iki merminin havada kenetlenmiş olduğunu görürsünüz.
Burada düşman toplarının cehennemi ateşine rağmen susmayan Ertuğrul Tabyası, Orhaniye Tabyası, Hamidiye Tabyasını hissedersiniz.
Burada tarihin en büyük donanması Boğazda ilerlerken, onların arasından sessizce Nusret Mayın Gemisi ile mayın döşeyen Yüzbaşı Hakkı’yı hissedersiniz.
Burada on eri ile bir düşman taburu ile savaşarak şehit olmuş Bigalı Mehmet Çavuş’u hissedersiniz..
Burada 57. Alayın hala ayakta duran siperlerini görürsünüz.
Burada liseden ve fakülteden yeni mezun olmuş aydın bir gençliğin vatan için şehit olarak yok olduğunu anlarsınız.
Burada askerlerine ‘’Size Savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum’’ diyen Mustafa Kemal’in sesinin kulaklarınızda çınladığını hissedersiniz.
Burada Mustafa Kemal’in aşağıda ifade ettiği yüksek ruhu yeniden yaşarsınız.
‘’Karşılıklı siperler arasındaki mesafe sekiz, on metre, yani ölüm muhakkak… Birinci siperdekilerin hiçbirisi kurtulamamacasına düşüyor, ikinci siperdekiler onların yerine geliyor, fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz?.. Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini de biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılmak yok… Okuma bilenler Kuran’ı Kerim okuyor ve Cennet’e gitmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i Şahadet çekerek yürüyorlar. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayret ve tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebesini kazandıran bu yüksek ruhtur.”
Burada bu yüksek ruhu Müttefik Orduları Başkomutanı General Hamilton’da şu şekilde ifade ettiğini duyarsınız.
‘’….Evet, insan ruhunu yenmek mümkün olmuyor. Dünyada hiçbir ordu bu kadar sürekli ayakta kalamaz. Sadece bugün 18000 şarapnel attık. Aylardan beri gece gündüz savaş gemilerimiz mevzilerini bombalıyor. Son derece hırpalanmış Türkleri koruyan Cenab-ı Allah’larından ayırmak için başka ne yapılabilir!……’’
Burada Çanakkale’de Mehmetçiğin kul hakkına verdiği önemi vurgulayan iki kısa hatırayı gözyaşları ile tekrar hatırlarsınız.
Çanakkale Savaşı zamanı Kocadere köyünde büyük bir sargı yeri kuruldu. Kimi Urfalı, kimi Bosnalı, kimi Adıyamanlı, kimi Gürünlü, kimi Halepli çok sayıda yaralı getirildi. Bunlardan biri Lapseki’nin Beybaş köyündendi ve yarası oldukça ağırdı. Zor nefes alıp vermekte idi. Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapıştı. Nefes alıp vermesi oldukça zorlaştı ama tane tane kelimeler döküldü dudaklarından.
’’Ölme ihtimalim çok fazla. Ben bir pusula yazdım, arkadaşıma ulaştırın.’’
Tekrar derin nefes aldı ve defalarca yutkundu.
‘’Ben… Ben köylüm Lapseki’li İbrahim Onbaşıdan 1 Mecit borç aldı idim. Kendisini göremedim, belki ölürüm…. Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin.’’
‘’Sen merak etme evladım,’’ dedi komutanı, kanıyla kırmızıya bulanmış alnını eliyle okşadı. Ve az sonra komutanının kollarında şehit oldu ve son sözü de;
‘’Söyleyin hakkını helal etsin’’ oldu.
Oraya sürekli yaralılar getirilmeye devam ediyordu. Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyordu. Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyordu. İşte yine bir künye ve yine bir pusula gelmişti. Komutan daha gözyaşlarını silmeye daha fırsat bulamadan pusulayı açtı, hıçkırarak okudu satırları ve olduğu yere yığılıp kaldı. Ellerini yüzüne kapattı, ne titremesine ne de gözyaşlarına engel olamıyordu.
Pusulada aynen şunlar yazılıydı;
‘’Ben Beytaş köyünden arkadaşım Halil’e 1 Mecit borç verdiydim. Kendisi beni göremedi biraz sonra taarruza kalkacağız. Belki ben dönemem. Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim.’’  (Tolga Uslubaş, Şu İlginç Tarihimiz, CNR Stüdyo, İstanbul, 2013, s.34)
İşte burada Çanakkale’de; ayak bastığınız her toprak parçasında Atamız Atatürk’ün, Müttefik Orduları Başkomutanı General Hamilton’un ifade ettiği ve bu iki hatıratta anlatılan Çanakkale ruhuna sahip şehitlerimizin ruhlarının bizlere baktığını içinizde titreyerek hissedersiniz.
İşte burada elinize alacağınız atalarımızın şehit kanları ile sulanmış her toprak parçasında Vatanımızın ne kadar kutsal olduğunu anlarsınız.
İşte burada göklere yükselen Fransız ve İngiliz mezar anıtları yanında bu yüksek ruha sahip atalarımızın mütevazi mezar taşlarını ve anıtlarını görürsünüz.
Ama ama işte burada ; Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitleri şiirindeki   aşağıdaki sözlerinin ne kadar doğru olduğunu vicdanınızla ve aklınızla ve de gözlerinizden süzülen gözyaşları yeniden idrak edersiniz.
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın
Ve burada Çanakkale’ de; Peygamberimizin aşağıdaki sözleri kulaklarınızı çınlatır.
“Şehîdin, kul hakkı dışındaki bütün günahlarını Allah Teâlâ mağfiret eder.” (Müslim, İmâre, 119)
Ve ve burada Çanakkale’de; Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şehitlerimiz için bulunan aşağıdaki ayetlerin aynen yaşandığını irkilerek hissedersiniz
Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah’ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Onlar, Allah’tan gelen nimet ve keremin; Allah’ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedirler.”     (Âl-i İmrân, 169-171)
İşte bu Çanakkale Zaferinde; iman ve azmin kuvvet ve teknikle mücadelesi vardır. Burada mananın maddeye üstünlüğü vardır. Burada hakkın kuvvete üstünlüğü vardır.
Burada kısaca Çanakkale Ruhu vardır.
İşte bu Çanakkale Ruhu; 1683’te Viyana kapılarından geri dönüldüğü tarihten beri iki asırdır sürekli toprak kaybeden ve geri çekilen Türk Milletine ve Mehmetçiğe yeniden özgüvenini kazandırmıştır
İşte bu Çanakkale Ruhu ileride yapılacak Milli Mücadelenin başlamasına cesaret verecek ve yeni bir lider Mustafa Kemal’i tarih sahnesine çıkaracaktır.
İşte bu yüksek Çanakkale Ruhu ile Milli Mücadele kazanılacak ve Atatürk izinde yeni bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti kurulacaktır.
. Evet, bu Çanakkale Ruhu içinde yüce Türk Milletinin Allah’a olan gerçek imanı ve Peygambere gerçek inanışı vardır.
Evet, evet bu Çanakkale Ruhu içinde Türk Milletinin ve Mehmetçiğin öz kültürel değerleri vardır.
Evet, evet, evet bu Çanakkale Ruhu; Türk Milletini ve Mehmetçiği yeniden ayağa kaldırmıştır.
Ve bugün Türk Milleti ve Türk Devleti olarak içinde bulunduğumuz zorluklar karşısında muhtaç olduğumuz kudret bu Çanakkale Ruhu içinde mevcuttur.

 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP