DOLAR 13,46601.19%
EURO 15,32891.44%
ALTIN 770,201,19
BITCOIN 7736280,28%
Isparta

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

47 okunma

DAİMİ TÜRK KİMLİĞİ

Tuğtigin Şen

ABONE OL
19 Ekim 2021 12:26
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk kimliğini M.Ö.2500 yıllarına kadar geriye Orta Asya’ya götürmek mümkündür. Türkler M.Ö.1700’den sonra ilk yurtlarından ayrılarak Orta Asya’nın  çeşitli yönlerine dağılmışlardır. Hunlar ve Göktürklerde olduğu gibi kendilerine has bir cihan hâkimiyeti ülküsü ve kendilerine has kültür yapıları ile geniş topraklara sahip devletler kurmuşlardır.

Türklerin 10.yüzyılda İslamiyet’e girmeleri sadece Türkler için değil dünya tarihi için de önemli olaylardan birisi olmuştur. Böylece Türkler kendileri tarafından oluşturulan içinde Türk-İslam sentezi değerleri taşıyan yeni bir kültür yapısı ile İslam’ın liderliğini üstlenmiştir. Bu yeni kültür yapısı ile Anadolu’yu fetih etmiş ve Orta Asya’dan sonra Anadolu’yu ikinci vatanları haline getirmişlerdir. Türkler bu ikinci vatanları Anadolu’da önce Selçuklu Devleti’ni ardından Osmanlı Devleti’ni kurarak yine cihan hâkimiyeti ülküsü ile dünya tarihini yönlendiren bir devleti ortaya çıkarmışlardır.

Osmanlı son dönemlerinde devleti ayakta tutmak ve ortak değerler oluşturmak gayesi ile Türk kimliği arka plana alındığından Türklük değerleri İslamiyet içinde zamanla erimeye başlamıştır. Ancak Osmanlı Devleti dağılma sürecine girip   gayrimüslim unsurlarda bağımsızlık kazanmak için milliyetçilik fikirleri gelişince Türk kimliği yeniden filizlenmeye başlamıştır.

Osmanlı Devleti’ yıkılması sonucu işgal kuvvetlerine karşı başlayan Türk’ün ana vatanı Anadolu’yu kurtarmak için yapılan milli mücadelenin kazanılmasında Türk kimliği yeniden ortaya çıkmıştır.

Kısaca; Atatürk’ün liderliğinde Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in kuruluşu ile Türk kimliğinin yeniden canlanması sağlanmıştır.

Ancak Atatürk’ten sonra; Batı ve özellikle Amerikan hayranlığı giderek yaygınlaşmıştır.  Eğitim sistemi, medya ve kültür politikaları yeni nesilde milli kültürden uzaklaşmalara sebep olmuştur.    Yabancı dille öğretim yapan orta dereceli okullar ve üniversitelerden iyi teknik uzmanlar mezun olmuş ama buralarda milli kültür bilgileri yetersiz insanlar yetiştirilmiştir. Milli kimliğin en önemli unsuru olan Türkçe, özellikle İngilizce’nin istilasına uğramıştır. Türk dili ve kültürü; basın, radyo, televizyon  sayesinde giderek yozlaşmıştır.

Yine Atatürk’ten sonra milli bünyede dış güçlerin yön verdiği sağ, sol, etnik kökenler gibi sınıflar oluştuğu, bazı çözülmeler bulunduğu ve kültürel değerlerde bir aşınma olduğu görülmüştür. Yine bazı sözde Atatürkçüler, politik kazançlar sağlamak için yanlış politikalar yürüterek dini değerlere ve milli kültüre zararlar vermişlerdir. Sonrasında Atatürk’ün gerçekleştirdiği inkılaplara ve laiklik politikalarına tepki olarak gelişen bazı dini akımlar ve siyasal İslam milli kültüre bu sefer bazı sözde Atatürkçülerden daha fazla zarar  vermiştir.

Bu süreçte yeni nesil  eski milli kültür ve geleneklerinden bir kopuş yaşamıştır. Yeni sağ, sol, etnik, dini, laik düşünceler eski ortak kültürel değerlerin yerini almaya başlamıştır. Ayrıca bütün dünya ile paralel olarak gelişen maddi düşünce dalgası ile toplumda öncelikle para kazanmak ve bunun için her yolun denenmesi meşru sayılmaya başlamıştır.

Kısaca; yanlış Batı ve Amerikan hayranlığı, sağ-sol, etnik çatışmalar ve son zamanlardaki Laik-Müslüman çatışması ile yeni maddi düşünceler Türk milli kültürünü yıpratmıştır.

Geleceğini arayan bir millet ve devlet olarak gelecekte atalarımız Hunlar, Göktürkler, Selçuklular ve Osmanlılar gibi etkin yer almak istiyorsak ve geleceğimiz için artık çözüm arıyorsak; Bedir Avcı’nın “Bir Nesil İstiyorum” adlı şiiri belki bizlere daimi Türk Kimliğini inşa etmemiz için bir ışık tutabilir .

Bir Nesil İstiyorum-

Bir nesil istiyorum!/ Kökü mazide, dalları ati olsun./Kucaklasın dünyayı ulu bir çınar olsun./Sarsın şefkat kollarıyla cihanı,/Kimsesizlerin kimsesi, sessizlerin sesi,/Çaresizlerin çaresi olsun.

   Bir nesil istiyorum!/ Elinde kalem, dilinde kelam, kalbinde iman,/Pusatı adaletin kılıcı olsun./ Kestiği parmak ne acısın ne de kanasın,/ Zalimin hasmı, mazlumun nefesi olsun,/ Hakkı onunla solusun, adaletin tecelligahı olsun.

    Bir nesil istiyorum!/ Mavzeri omuzlarına yük,/Yumrukları dünya kadar büyük olsun./ Yumruklarıyla  dövüşsün,  vursun salibe darbeyi,/ İzmir ‘de Hasan Tahsin, Maraş’ta Sütçü İmam,/Antep’te Şahin Ağam olsun, yumrukları ile dövüşsün.

    Bir nesil istiyorum!/Dili Yunus, gönlü Mevlana,/ Dergahı ümit dergahı olsun./ Sofrasında açlar doysun,/ Bereket artsın, / Halil İbrahim Sofrası olsun.

    Bir nesil istiyorum!/Kanije’de ‘’Türk kadar güçlü’’ dedirten Tiryaki Hasan,/ Prut’ta Baltacı,/ Plevne’de Osman Paşa,/Çanakkale’de ‘’şahi gülle’’ kaldıran Seyit Onbaşı olsun.

    Bir nesil istiyorum!/Okusun anlasın Kaşgarlıyı/ Devlet ricalinde Has Hacip olsun./Erenlerin dergahının Piri Hace Yesevi,/Malazgirt Zaferi’nin sultanı/ Sultan Alparslan Han olsun.

     Bir nesil istiyorum!/Kafkaslarda Şeyh Şamil olsun,/Tepsin kara toprağı Kazaska can bulsun./Erzurum’da  bar tutsun dadaş olsun,/ Van, Bitlis, Diyarbakır’da omuz vursun,/Delilo, lorke olsun./ Adana’da ‘’Adana köprü başı’’desin halay çeksin./Ege’de efe olsun diz vursun, yer oynasın./Bursa’da kılıç çalsın, kalkan dövsün./Narası Köroğlu olsun./Antep’te kız, erkek çepikli oynasın,/Ankara’da seymen olsun Keklik Pınarı’nda/ Mustafa Kemal Paşa’yı karşılasın.

    Bir nesil istiyorum!/ Azerbaycan’da Bahtiyar Vahapzade,/ Kars’ta Aşık Şenlik,/ Erzurum’da Sümmani, Emrah, Reyhani olsun./Maraş’ta sultanü’ş şuara, Karakoç, Çukurova’da Karacaoğlan,/Toroslarda zulme başkaldıran Dadaloğlu,/ Sivas’ta dost dost diyen Veysel olsun./ Sarsın herkesi gönlünce, hemhal olsun.

      Bir nesil istiyorum!/ Hak kitabı anlayıp,asrın idrakine sunsun,/ Asımın nesli olsun./ Kalmasın gözü arkada Arif’in,/Gaspıra’da İsmail, dilde, işte Akçura,/Diyarbakır’da Gökalp, Ali Emiri olsun,/Düşsün alageyiğin ardına/ Sevdası Kızıl Elma olsun.                                                             

                                                                                                                                Bedir AVCI

Peki en büyük Türk büyük atamız Mustafa Kemal Atatürk bizlere daimi Türk Kimliği için ne demiş  bir bakalım;.

                                                “ Ne Mutlu Türküm Diyene”

Şimdi bizler Millet olarak daimi olarak kimliğimizi korumak istiyorsak 21. yüzyıl dünya gidişatını çok iyi tahlil etmeliyiz. Sorunlarımızın; iktisadi, ahlaki, askeri, siyasi, etnik, dini ve maddi cephelerini en son ilmi cephe ile ele alıp, her sahada muhakeme ve mukayese etmeliyiz.

Kısaca daimi kimliğimizi adaletle, yüksek ahlakla ve ilimle inşa etmeli ve korumalıyız.

Ancak O zaman  “Ne Mutlu Türküm Diyene” diyen mutlu bir millet olabiliriz.

 

Tuğtigin Şen

Araştırmacı

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.