DOLAR 15,8876 2.16%
EURO 16,7969 3.27%
ALTIN 926,631,73
BITCOIN 4782813,56%
Isparta
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

DEVLET-İ EBED MÜDDET REALİTE Mİ, YOKSA İRADE MİDİR?
411 okunma

DEVLET-İ EBED MÜDDET REALİTE Mİ, YOKSA İRADE MİDİR?

ABONE OL
19 Şubat 2022 16:25
DEVLET-İ EBED MÜDDET REALİTE Mİ, YOKSA İRADE MİDİR?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

“Devlet-i ebed müddet” ifadesi, Türk devlet geleneğinde devletin ömrünün vade biçilemeyecek kadar sonsuz olduğuna işaret eden bir kavram… Devleti kurarken de yıkarken de ne kadar “maharetli” olduğumuzu düşünürsek, sözün ifade ettiği anlamın retorikten ve hamasetten öteye geçmediğini görürsünüz. Devletin inkıraza uğradığı ve yeniden ayağa kalkmaya çalıştığı dönemlerde motivasyon unsuru olarak anlamlı olan bu anlayış “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” ifadesi olarak yeni Türk devletinin yaşama irade beyanı olarak da kullanılmıştır.

Prof. Dr. Osman Turan, “Türk Cihan Hakimiyeti Mefkûresi Tarihi” adlı eserinde, Devlet-i Ebed Müddet fikrinin devlet ricalini atalete uğrattığını söyler.

Ayrıca İbn-i Haldun’un her devlet “doğar-büyür-gelişir-çöker” nazariyesinden Osmanlı Devleti’ni istisna tutacak kadar devletin yüceliğine inanan rical-i devletin çöküşü göremediğini söyler.

Koçi Bey ise devletin azametini şöyle ifade ediyordu: XVII. asır bir inhitat devri olduğu halde, “Bu devlet-i Al-i Osman öyle bir devlet-i azimedir ki, bütün din ve devlet düşmanları yek-dil (birlik) olup hucûm etseler bi-emrillah cümlesine cevap vermek âshan [kolay] dur.”

Devlet çöküş tehlikesi yaşasa da ayağa yeniden kalkacağı düşüncesini besleyen en önemli anlayış “İslam’ın her asırda bir din ve medeniyet müceddidi (dirilticisi) çıkaracağı” hakkındaki hadis-i şerife olan inançtı. Bu yüzden Osmanlı’da Kanuni Sultan Süleyman bu müceddidlerden biri olarak görülmüştür.
Osman Turan’a göre; “İmparatorluk, hanedanı ve kurucuları, ordusu, dili, edebiyatı, mimarisi, musikisi, güzel san’atları, ilim ve kültür adamları, tarihçileri ile Türk; din, ahlak ve mefkuresi ile İslami ve milli olmakla beraber milletler-arası nizamı yüksek ve sağlam siyasi bir camia idi.”

Osmanlılar ne olursa olsun her şekilde manevi üstünlüklerini Avrupa’ya karşı devam ettirdiklerine inanıyorlardı. Bu manevi üstünlük sayesinde maddi geri kalmışlığın bir şekilde giderileceğine inanıyorlardı.

Devlet-i Ebed Müddet düşüncesi Türk devlet felsefesine uygundur. Osman Turan’a göre eski Türkler kadir-i mutlak bir Allah’a ve onun cihan hakimiyetini kendilerine ihsan ettiğine derin bir imanla ve samimiyetle inanıyorlardı. Bilge
Kağan, “Tanrı irade ettiği için tahta oturdum; dört yandaki milletleri nizama soktum” derken dindarlığını ve hakimiyetin semavi menşeini belirtiyordu.

Tanrı iradesi ile tahta oturup, cihan hakimiyeti ideali ile hareket eden hakanların, sultanların, padişahların ülkelerine ne oluyor ki ebed müddet yaşayamıyorlar.

Aslolan millettir, millet sonsuza kadar yaşıyor, görmüyor musunuz deme kolaycılığına kaçmadan söylemek lazım.

Milleti yaşatma irademizi devleti yaşatma iradesinde gösteremiyoruz.

Kutsanmış devlet düşüncesinin çöküşü fark edememe, ya da yeterince önemsememe gibi bir sonuç doğurduğu ortada dururken, Türk devletlerinin ve hakanlarının Tanrı himayesinde olduğu ve yüksek idealler taşıdığı için devletlerinin ebed müddet olacağı düşüncesini tarihin acı tecrübeleri ışığında değerlendirip revize etmek, yeniden anlam yüklemek gerekmez mi?

Süleyman ORHUN

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP