DOLAR 18,4874 0.04%
EURO 17,8392 0.55%
ALTIN 974,571,22
BITCOIN 3743467,58%
Isparta
22°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

DİN’İN DİNCİLİKLE İMTİHANI

DİN’İN DİNCİLİKLE İMTİHANI

ABONE OL
27 Ocak 2022 18:14
DİN’İN DİNCİLİKLE İMTİHANI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Türkiye’de İslam’ın yozlaşmasının, kin ve nefret aracına dönüşmesinin en önemli sebebi İslamcı/Dinci cemaatlerin, tarikatların, siyasî partilerin başarıyı her ne pahasına olursa olsun maddi güce, iktidara sahip olmakla özdeşleştirmeleri olmuştur. Güce ve iktidara sahip olmayı kendileri için başlıca amaç olarak belirleyen bu çevreler, kendilerini bu amaca ulaştıracağına inandıkları her türlü aracı, yolu ve yöntemi de meşrû/helal/mübah görür oldular.  Dostoyevski “Tanrı yoksa her şey mubahtır” demişti, bizim dinci taifeye göre ise;  “asıl Tanrı varsa her şey mubahtır.”  Çünkü dinci bilinç o kadar kutsal bir gayeye, kutsal bir değere inandığını, hizmet ettiğini varsayıyor ki, her haltı çok rahatlıkla yiyebiliyor. Çünkü Allah  için, Allah rızası için yaptım diyor. Dolayısıyla işlediği bütün günahların, Allah için yapıldığı takdirde aklanabileceğini, Allah isminin masumiyetinin, temizliğinin, günahsızlığının işlediği günahları, rezillikleri masumlaştıracağını, kendisini günahtan arındıracağını sanıyor. Allah’ın ancak ve ancak rızasına uygun sözlerden ve işlerden razı olacağını düşünemiyor bile.

Kendilerince üstün bir idealin peşinden koştuklarını  düşündükleri içindir ki dinci taife, yol   açtığı  yıkımı  ya  değersiz  görüyor ya  da   tümüyle reddediyor. İşte  yüksek  bir misyonun  sakladığı  kötülükler silsilesi de böylece ortaya   çıkıyor.

Oysa ki batıl  yol  ve  yöntemlerle hakka hizmet etmek mümkün olmadığı gibi,  niyetin iyi olması,  kötü bir  fiili (ameli)  Allah katında hiçbir zaman meşrû ve makbûl kılmaz.  Allah’ ın ismi anılarak işlenen bir  günah/haram,  o  günahı/haramı  günah olmaktan/haramlıktan çıkarmaz, bilakis insanı dinden çıkarır. .Def – i mefsedet (bir zararı, fesadı ortadan kaldırmak),  celb – i menfaatten (bir faydayı elde etmekten) evlâdır.  Sizin menfaatiniz şayet bir başkasının zararına sebep oluyor,  toplumun ifsâdına yol açıyor,  toplum için  su – i emsâll (kötü örnek) teşkil ediyorsa  bu İslam’ ın ruhuna,  Murad – ı İlâhî ‘ ye aykırıdır.  Meşrû bir davaya, ancak meşrû yol ve yöntemlerle hizmet edilir. “Amaçlar, araçları meşrû kılar” anlayışı, Şeytanî  bir  anlayıştır. Böyle bir anlayışın  Din – i Mübîni İslam’ la alakası yoktur. Cenab-ı  Allah kullarına, her ne pahasına olursa  olsun mutlaka zafer kazanmalarını değil,  her hâl ve şartta istikâmet üzere olmalarını emretmiştir. İslam, Allah’ın son dinidir ve Allah kendi  dininin sahibidir. Allah’ a rağmen  Allahcılık,  İslam’a  rağmen  İslamcılık yapmak hiç kimsenin haddi de,  yetkisi de değildir.

Cenabı Allah kullarından dinci (İslamcı) olmalarını değil, dindar (Müslüman) olmalarını ister.  Dindarlıkla dincilik arasındaki fark ise şudur.

Dindarlık, kişinin kendisinin Allah’a muhtaç olduğunu bilmesi; dincilik ise Allah’ın kendisine muhtaç olduğunu zannetmesidir. Dindarlık bir tevazû hali iken, dincilik kibir ve enaniyet halidir. Dindarlık ihlasla dini yaşamak iken, dincilik dini kendine hizmet ettirmektir. Dindarlık fedakârlık ve kendinden vermek iken, dincilik riyakârlık ve dinden menfaat temin etmektir. Dindarlık Allah’ın rızasına, dincilik kulların rızasına ve teveccühüne talip olmaktır. Dindar insan, daima kendisinin Müslümanlığını sorgulayıp, kendi nefsini hesaba çekerken, dinci başkalarının Müslümanlığını sorgular, başkalarını hesaba çeker. Dindarlığın  temeli ilim, irfan, takvâ, merhamet ve ahlak iken dinciliğin temeli cehalet, taassup, şiddet ve menfaatperestliktir. Dindar, Allah’ ı bütün âlemlerin rabbı, tüm yeryüzünü Allah’ ın mülkü, tüm insanları Allah’ ın kulları olarak görürken, dinci, Allah’ ı yalnızca kendisi gibilerin rabbı, yeryüzünü kendisinin ve kendisi gibilerin tapulu mülkü, diğer insanları kendisinin ve kendisi gibilerin köleleri olarak görür.  Tıpkı Yahudiler’ in kendilerini Tanrı Yehova’ nın seçilmiş kulları, Ortadoğu topraklarını (Arz-ı Mev’ ud’ u) kendilerinin tapulu mülkleri, kendileri dışındaki tüm insanları kendilerinin köleleri olarak gördükleri gibi.

İslam dini’ nde hiçbir şahsa ve kuruma  Allah adına söz söyleme yetkisi tanınmamış olmasına rağmen, tarih boyunca dinin toplumlar üzerindeki etkisinin ve gücünün farkında olan günümüz  dincileri, dünyevi menfaatleri uğruna Ortaçağ Kilisesinin endüljans ve aforoz müessesesini yeniden ihyâ edip modern papazlar rolüne bürünerek, kendilerini adetâ Allah’ ın yeryüzündeki memurları, sözcüleri yerine koyarak insanları din’ den çıkarma, cennete veya cehenneme gönderme basitliğine, ucuzluğuna tevessül ediyorlar ve maalesef bu yolla da 21. Yüzyılda halâ büyük ölçüde amaçlarına ulaşabiliyorlar.

1950′ li yıllardan itibaren İslam dünyası’nda hâkim kılınmak istenen ve son yıllarda coğrafyamızı din-mezhep orijinli savaşlarla kan gölüne çeviren, Müslümanlar arasına fitne ve fesat tohumları ekerek kitleleri birbirine düşman eden dinci fanatizm ve yobazlık, böyle bir İslâm anlayışının ürünüdür işte.

Tarihi tecrübelerin bize gösterdiği hakikat şudur ki ilimden, tefekkürden, rasyonaliteden kopuk, taklit seviyesinden tahkîk seviyesine yükselememiş taassuba dayalı bir dinsel inanç ve yaşantı hali insanı gerçeklikten koparır, hayata  yabancılaştırır,  hayalî,  absürt   ve anakronik bir dünyada yaşamaya mahkûm eder.

Dinini kinine malzeme yapan, kendinden olmayan hiç kimseyi Müslüman olarak görmeyen, kul hakkını önemsemeyen, kamu malını talan etmeyi kendine hak olarak gören, Allah’ ın mabedlerinde bile insan öldürmekten çekinmeyen, rahmet dinini insanlar için büyük bir zahmete ve azaba dönüştüren, adaletten, merhametten, sevgiden, saygıdan, hoşgörüden, nezaketten, ilimden, irfandan, ahlaktan, estetikten yoksun, sözümona cihadçı, tekfirci, ötekileştirici, vandal  bir İslam ve Müslümanlık anlayışının ne Müslümanlara ne de insanlığa hayrı dokunabilir. Bu tür bir İslam ve Müslümanlık anlayışı, İslam’ın insanlar nezdinde cazibe merkezi olma vasfını kaybetmesine, insanların din’den uzaklaşıp Deizm, Ateizm, Nihilizm gibi felsefî akımlara yönelmesine sebep olur ancak.

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)


HIZLI YORUM YAP