DOLAR 16,6963 0.31%
EURO 17,5102 0.61%
ALTIN 969,51-0,34
BITCOIN 316436-5,22%
Isparta
21°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

şişli escort

bettilt giriş

DÜNYAYA GELİŞ AMACIN, ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KUTSAMAN DEĞİLDİR
7521 okunma

DÜNYAYA GELİŞ AMACIN, ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KUTSAMAN DEĞİLDİR

ABONE OL
4 Şubat 2022 18:04
DÜNYAYA GELİŞ AMACIN, ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KUTSAMAN DEĞİLDİR
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Merhaba sevgili dostlarım…
Sizlere bugün bahsetmek, hatta irdelemek ve farkına vardırmak istediğim bir konu var: “İnsanın böbürlenme tutkunluğu”

Yanlış anlaşılmasın bu böbürlenme, diğer yaratılmışlardan kendimizi üstün tutmamızla gün yüzüne çıkıyor ve haykırıyor ben buradayım diye. Yani çoğunluk böbürleniyor farkında değil. Bunu bir hayvandan kendini ayrı ve üstün görerek ya da kendi türünün içinde de erkeğin kadından, beyazların siyahlardan, zenginlerin fakirlerden, rütbenin yeteneklerden üstün olduğunu (örnekler çoğaltılabilir) gösteren söylevler, biraz daha öteye gidersek; kendi gezegenimizin evrende bir tanecik konumda olduğunu söyleyen kabullenişler, koşullanmalar her fırsatta bu üstünlüğü dile getirmiyor mu, dile getiremiyorsa da niyet ve davranışları ele vermiyor mu bu durumu?

Hep bu ayrımcılığın gölgesinde böbürlenmekle vakit doldururken, bütün böbürlenmelerin ayrımcılığa ve bütün ayrımcılıkların da (ötekileştirmelerin de) böbürlenmeye daha net tabirle “kibire” çıktığını fark edebilecek insan türüne rastlamak zordur bir bakıma. Çünkü fark edenler de “kibirsel sistem” tarafından ötekileştirilir. Ve bu ötekileştirmeden payını almak istemeyenler susar, susturulur gerçek deyişle. Aslında bütün yaratılmışları birbirinden ayırt etmek amacıyla yapılan kategorileştirme belki de bu durumun ayrımcılığa sapmasında bir etken olabilir kanımca. Hatta bu kategorilere yüklediğimiz anlamlarda. Yani, bir hayvana hayvan demekle başlar bütün ayrımcılıklar, bu bir kıvılcımdır ve bizim o kategori için ortak bilinçte oluşturduğumuz anlamla dallanır, köklenir, yerleşir. Mesela, kimse kendisine hayvan denmesini istemez, neden? Çünkü, “hayvan” kelimesine(kategorisine) yüklediğimiz anlamda sorun vardır da ondan. Neden hayvan kelimesi bizi bu kadar rahatsız ediyor? Hayvan olmak bu kadar mı kötü?

Biz, çocukluğumuzdan itibaren hayvanların var oluş sebeplerinin insanlık için olduğuna inandırılıyoruz ve hayvanları kendi ihtiyaçlarımızı giderebileceğimiz eşyalar olarak görüyoruz, yani bir bakıma rahatlıkla sömürebileceğimiz araçlar olduklarına şartlanıyoruz. Yoksa onların varlıklarının başka hiçbir değeri ya da amacı olamazmış gibi bir algının gölgesinde büyüyüp yetişiyoruz. Bu değersizleştirme de kendimiz dışındaki her şeye sirayet ediyor.

Aslına bakarsanız bu dünyaya, insan dışında yaratılmış olan varlıkların her birinin inanılmaz ölçüde gezegeni yaşatmak için ve gezegenin varlığını sürdürebilmesi için katkısı olurken; sadece insanın yok etmek, yıkmak yönündeki katkılarını görebilmek, sanırım insan dışındaki varlıkların insan için değil de dünyamızın sürdürülebilir bir yaşama kucak açabilmesi için yaratılmış olabileceklerine uyanmamızı ve bunu anlamamızı sağlamalıdır. Burada hayvanları örnek verdim. Bunun yerine ayrımcılığa tabi olan diğer türleri de yerleştirebilirsiniz ve sonuç bizim için aynı anlamı taşıyacaktır: Hiçbir yaratılan bir diğerinden üstün değil ve hiçbir yaratılan bir diğerinin bu sözde üstünlüğünü üzerinde gösterebilsin diye yaratılmadı, yaşama destek olmak için yaratıldılar. Üstünlük, amellerin içeriğindeki gizemli iyi niyettedir. Merhamet ve şefkatten, sevgiden yoksun bir içerik sadece sözde ve zanda kalmaya mahkumdur.

Bütün türlerle uyum, ahenk, barış ve sevgi içinde yaşayabildiğimiz günler uzak değil. Yeter ki yaptığımız ayrımcılıkların, ötekileştirmelerin farkına varalım, şu kendimizi her şeyin üstünde görme alışkanlığına sığınma huyumuzdan vazgeçelim de dünyaya geliş amacımıza uygun bir hayat anlayışına evriltelim kendimizi. Yoksa bu dünyanın yaşaması için var edilenleri, kullanıp ihtiyaçlarımızı gidermek için bu dünyaya geldiğimizi sanmaya, en kötüsü de dünyamızı yaşanmaz bir yer hâline çevirmeye devam edeceğiz…
Şefkatin, saygının, merhametin bahçelerimizde yetişmesine izin verdiğimiz ve her birinin suyunu eksik etmediğimiz günler dilerim…

En çok da:
Sevgiyle…

Ahu ÇETİN

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP