DOLAR 18,5039 -0.02%
EURO 18,1433 -0.12%
ALTIN 987,780,00
BITCOIN 357660-0,29%
Isparta
25°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

FİKİRLER BOĞAZINIZI SIKIYORSA

FİKİRLER BOĞAZINIZI SIKIYORSA

ABONE OL
17 Mayıs 2022 09:34
FİKİRLER BOĞAZINIZI SIKIYORSA
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fikir, gelişerek büyür. Bir kahvenin çekirdeklerinin öğütülüp içilecek hâle getirilmesi gibi, fikirler de biriktiği hazır hâle geldiği yerde anlama kapılarını açar. Yani fikir, kişide zihninde anlam bulur. Zihnin yönü neresiyse orada köklenir, halkaları birbirine bağlar. Sonra kişinin yaşam tarzını giyinip kuşanır, dışarıya çıkar. Muhatabını bulur, sohbet eder. Fikrin muhatabı ondan nasibini alır. O muhatap, hayata bakış açısına göre ya o fikri tamamıyla benimser ya da sorgular. Eğer çoğunlukla “olduğu gibi benimserse” kendini, kendine ait hissetmeyerek dizayn ettiği bir yaşamın içinde bulur. Bu katlanarak, aynı yerde dönüp dolaşma seanslarına ve bu seansların bir noktadan sonra kişinin kendisinde öfke, nefret, mutsuzluk, isteksizlik hâllerine bürünebileceğini söyleyebiliriz. Kimse, öfke ve nefretle mutlu bir hayatı elde edemez. Ve fikir bu kalıpları beğenmez, özgürleşmek isteği onu yer bitirir.

Fikir; gelişmek ister, ilerlemek ister, aynı yerde hapsolmuş, aynı şeylerle beslendiği ve dışarıya hep aynı kıyafetlerle çıktığı, aynı mekanları gezdiği ve aynı muhataplarla buluştuğu ortamları sevmez aslında. Aynılık onu sıkar, işte sonra o fikir ya başka kıyafetler giyerek dışarı çıkmak istediği için içeride bir isyan başlatır, onun adı da öfke ve nefret olur ya da içeride artık gücü kalmaz sinip gider bir kabuğun içine saklanır, adı isteksizlik, mutsuzluk kısacası depresyon olur.

Fikirlere alan açmak gerekir. Ona farklı yerler göstermek, farklı muhataplar bulmak gerekir. Fikirlerin genişleyip gelişmesine, gerçekçi olup fayda üretmesine, doğru kaynaklarla beslenip dışarıya istediği renk renk değişik kıyafetlerle çıkmasına ve içeride(zihinde) değişik, çok yönlü kendi kanallarını dolduracak, iyileştirecek akılcı, vicdani ve ahlaki boyutların oluşturulmasına, onun mevcudiyetine eklenmesine ve kaynaştırılmasına yönelik sorumluluğumuzu düşünmeliyiz.

Bir fikir nefret, öfke atakları geçiriyor ya da bunların doğması için tohum atıyorsa orada fikrin değişiklik isteğini duyma vakti gelmiştir. Fikirler değişebilir, yeter ki fikirlerin yarattığı hislerimizin farkında olup bizim açımızdan eylemlerimizi ve eylemlerimizin sonuçları açısından da yine hem kendimizi hem de çevremizdekileri hangi noktaya taşıdıklarını görebilelim. Fikirlerin boğazını sıkmayı bırakalım ki o da bizim boğazımızı sıkmasın. Önlerini değişime, gelişime, sınırsız çeşitliliğe ve mekânlara açalım. O zaman daha mutlu, daha istekli ve ne kendimizi dolayısıyla da ne de başkasını incitmediğimiz fikirlerin bir araya geldiği bakış açılarında ve hayatlarda buluşuruz, gelişiriz, güzelleşiriz ve hayatla barışır, yeniliklerin öncüsü, gerçekliğin temsilcisi, akılcı düşüncenin yuvası ve en önemlisi bütün bir yaşama faydalı bir birey oluruz, kendi aidiyetliğimizin sahnesinde…

Sevgiyle…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP