DOLAR 12,49023.08%
EURO 14,12024.02%
ALTIN 712,563,27
BITCOIN 678963-0,39%
Isparta
14°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

HAKİKATI İŞİTMEYENLERE.
23 okunma

HAKİKATI İŞİTMEYENLERE.

Murat Gülşan

ABONE OL
4 Kasım 2021 09:13
HAKİKATI İŞİTMEYENLERE.
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Cahiliye döneminde çocuklar acımasızca diri, diri gömülürdü toprağa. Babalar insafsızca kurtulmak isterdi kız çocuklarından, tekmeyi basarlardı, üzerine de atarlardı toprağı. Çocuklar ağlayışlarla yalvarırlardı. Pazarlarda İnsan satılırdı mal gibi sıra, sıra. Dişlerine, bedenine bakılır yoklamayla alınırdı para ile insan. Köleydi onlar değersiz bir eşya gibi satılır ve alınırdı. Putlar vardı her bir köşede tapılır önlerinde secde edilirdi. Neye inandıklarını bilmeden o putlara saygı duyarlardı. Zalimlerin elindeydi tüm güç, para, altın, mal. Hepsi ellerindeydi bunların yanında bolca kadında vardı, saygı duyulmayan sadece zevk için kullanılan kadınlar vardı. İnsanlık bir ümit, bir doğacak güneş bekliyorlardı, Kurak çöllerine düşecek bir damla su, yağmur bekliyorlardı. Bir bekleyiş vardı, bu böyle gitmezdi. Ve beklenen oldu zifiri karanlığın içinden, bir nur doğdu. Alemlere rahmet doğdu, kız çocuğunu omuzlarının üzerine alarak halkın içinde gezdiren bir peygamber çıktı geldi. Putlar yıkıldı, kölelik kaldırıldı. İnsanlar samimiyet gördü, vicdanlarıyla tanıştılar. Kalplerdeki sevgi bazen gözyaşı oldu aktı, bazen de sevgi sözcüklerine dönüştü insanların ağzında. O merhameti hatırlattı taş kesilen kalplere, o çocukları sevmeyi hatırlattı tüm zalim babalara, puta değil seni yaratana secde et, dua et ve ahiret hayatını kurtar diyerek anlattı insanlığa güzel olan her şeyi. Dillerde zikri çoğaldıkça “Lâ ilahe illallah Muhammedür-resûlüllah” rabbine kul oldu insanlar. Bir huzur bir maneviyat hissi ile sarmalandı her yer. Ve ona inanlara söylediği, şu cümlelerle insanlığa damgasını vurdu. “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamaya geldim”. Tamamladığı ahlakı görenler, tatbik edenler kurtuluşa erdi. O ve ona inana zulmettiler ama başaramadılar. Sonra, onu test etmeye kalktılar, çünkü hakikate hep kulakları tıkalıydı inançsızların ve bir gün inançsızın biri olan Ebu cehil gelir şöyle sorar.

“Eğer gerçekten peygambersen avucumdakilerin ne olduğunu söyle” dedi.

Cevap, Allah’ın Rasulü Sâllallahu Aleyhi Vesellem’den bir soru ile gelir:

“Ben mi avucundakilerin ne olduğunu söyleyeyim, onlar mı benim kim olduğumu söylesinler?”

Taşlar vecde gelir daveti duyunca haykırırlar aşk ile

” La ilahe illallah Muhammedü’r-Rasûlullah”

Cehaletin babasının avucu yangın yeri ama kalbi taş kesilmiş nasipsizin. Avucundaki taşları öfke ile yere çarpar, yine iman etmez.

Arifler derler ki;

” Taşlar o anda zikretmeye başlamadı, onlar daim o zikir ile meşguldüler. Allah o an kulağından perdeyi kaldırdı da Ebu Cehil işitmeye başladı.

Ağaçların zikrini duysaydı insan, kalbi dayanamaz patlardı demişti bir gün bir kalp sahibi. Duymak, kalbi olanların işi demek ki. ”

Kulağı olanlar işittim zannediyor sadece…

Şimdi devrin cehillerine sesleniyorum ibret almadınız mı, putçuluğun yükseldiği, kulak tıkama, kadın ve çocuklara saygının hızla yitirildiği bu dönemde, maneviyatınıza, rabbinizin sizden istediklerinize ne zaman döneceksiniz. Doğanın kendi içindeki zikrini duymayanlar, masumların tabii ki feryadını duymazlar. Bizlerde senin bıraktığın yol üzerindeyiz, biz işittik ve şahidiz tüm kalbimle söyleyerek sözüm şudur. Son nefesimizde ” La ilahe illallah Muhammedü’r-Rasûlullah” diyerek çene kapamamız bizlere de nasip olsun.

Allaha emanet olunuz,

Saygılarımla.

Araştırmacı yazar: Murat Gülşan

 

 

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)
  • Melek

    Dilimde aklımda kalbimde bu gidiş nereye diye diye gezdiğim bu günlerde ahır zamanın tam göbeğinde olduğumuzdan imanımızı her geçen gün tekrar tekrar sorgulamamız ve tazelememiz zorunlu oluyor.Bu dünyanın insanı olmamak bunu gerektiriyor,gerçek dünyada sonsuz rahatlığa erişmek bu dünyadaki kısa sayılı zamanımızdan geçiyor, uzun lafın kısası kalbimizdeki imanımızın en kıymetli olduğu zamanı ki peygamber efendimizin bizden kardeşlerim diye bahsettiği bu zamanı en güzel şekilde değerlendirmemiz gerekir.Su uyur düşman uyumaz atasözümüzün destur alarak uyanık olmalı bize bahşedilen en büyük nimeti aklımızı ve akıl sağlığımızı korumamız gerekiyor diye düşünüyorum…


HIZLI YORUM YAP

300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.