DOLAR 15,9768 0.22%
EURO 16,7927 0.54%
ALTIN 931,250,13
BITCOIN 465516-2,34%
Isparta

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Hangisi en büyük sınav?
1331 okunma

Hangisi en büyük sınav?

ABONE OL
24 Şubat 2022 09:00
Hangisi en büyük sınav?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Merhaba değerli okurlarım. Bu yazımda isim vermeden gerçek yaşanmış ve halâ devam eden acı bir dramı paylaşacağım sizlerle. Hepimiz ömür yolunda ilerlerken acı tatlı birçok şeyle sınanıyoruz. Her zaman ettiğim duadır, Allah düşmanımı bile evlâdı ile sınamasın inşallah. Bir anne düşünün bir kızı ve bir oğlu var. Öyle böyle yürütmeye çalışıyor evliliğini. Çocuklarını dünyaya getirdikten sonra hayata tutunacağı iki evladının üzerine titriyor, onların gözüne yaş, ayağına taş değmesin diye dua ediyor. Evliliği hayâl ettiği gibi olmasa da eşi tarafından sürekli aşağılansa da hor görülse de evlatları için katlanıyor ve kaderine razı olmaktan başka çaresi olmadığını düşünerek kendini evlatlarına adıyor. Fakat zaman geçtikçe çocukları büyüyor. Her zaman keşke hep çocuk kalsalar, yalnızca düştüğünde dizi kanadığı için ağlasa deriz çocuklar için. Çünkü çocuklar büyüdükçe hayatın içinde onları bekleyen tehlikelerden, üzüntülerden, karşılaşacağı kötülüklerden ve yaşayacağı acılardan habersiz uyanıyorlar her doğan güneşle. Annenin 17 yaşında olan oğlu bir gün arkadaşları ile birlikte toplanıyorlar. Niyetleri biraz eğlenmek. Arkadaşlarının getirdiği sahte alkolden annenin oğluna da veriyorlar ve babasının alkollü haline alışık olan genç hiç düşünmeden içmeye başlıyor. Birkaç saat geçtikten sonra genç fenalaşmaya başlıyor ve sonrasında anneye haber veriyorlar. Anne hemen hastahaneye götürüyor ve oğlunun arkadaşlarının durumu anlatması ile gerekli bilgileri doktora veriyor. Doktorun gereken bütün tetkikleri yapması sonucunda oğlunun beynine 30 dakika boyunca oksijen gitmediğinden dolayı beyinde çok ağır hasar olduğunu ve durumunun çok ümit verici olmadığını, gereken her şeyin yapılacağını söyler. Ne yazık ki oğlu bütün tedaviler sonucunda sağlığına kavuşamaz. Yine de doktorun hayatta kalması mucize dediği oğlu bitkisel hayata girmiştir ve aylarca bitkisel hayatta kalmıştır. Bitkisel hayattan çıktıktan sonra vücudunun tamamının felç kaldığı ve sadece bütün tepkisini gözleri ile veren oğlu şu an 20 yaşında. Aradan 3 yıl geçmiş ve anne oğlunun artık hafiften de olsa gülümsüyor diye şükür ediyor Allah’a. Umudumu kaybetmedim dualara sarıldım oğlumun tedavisi devam ediyor ve iyileşeceği günü sabırla bekliyorum diyor. Artık benim de dualarımda yerini aldı genç kardeşimiz. Allah annesine bağışlasın onu, tez zamanda şifa versin inşallah. Oğlunun durumunu anlatırken konu bölünmesin, dağılmasın diye annenin kızı ile sınavına hiç değinmedim.

Değerli okurlarım, konunun hassasiyeti açısından ne kadar kötü olsa da yazımda elimden geldiğince detaylara girmeden, yüzeysel olarak yüreğimdeki üzüntümü, içimdeki nefretimi mümkün mertebe satırlarıma yansıtmamaya dikkat ederek yazmaya ve bunu kısa özet geçmeye çalışacağım. Zira bu olay beni derinden yaraladı. Bu tarz haberleri çok sık okuyor ve duyuyoruz. Annenin gözyaşları içinde bana anlatırken o an kopsun kıyamet yeter artık dedim. Anne şu an 13 yaşında olan kızının 8 yaşından beri, yani 5 yıl boyunca öz babası tarafından taciz edildiğini öğreniyor ve öğrendiği an çocuklarını alıp evden ayrılıyor, karakola gidiyor durumu anlatıyor. O andan itibaren gerekli yerlere başvurular yapılıyor, raporlar, ifadeler alınıyor ve babayı tutuklu yargılanmak üzere içeri cezaevine alıyorlar 6 ay sonunda çıkarıldığı mahkemece 67 yıl ceza alıyor ve şu anda tek kişilik hücrede kalıyor. Bir annenin evlatları için döktüğü gözyaşları halâ gözümün önünden gitmiyor. Şimdi anne kızını psikolojik tedaviye götürüyor. Sevgisi ile de bir an evvel iyileştirmeye çalışıyor. Aynı zamanda oğlunun bir göz kırpmasından başka vereceği tepkiyi umutla, sabırla, dua ederek bekliyor. Allah evlâtlarımızı her türlü kötülükten, kötü insanlardan korusun inşallah. Bizler çocuklarımızı dışarıdaki tehlikelerden, her türlü kötülükten korumaya çalışıyoruz ama bazen tehlikenin en büyüğünün en yakınından gelebileceğini düşünemiyoruz. Hele öz babadan gelebileceğini aklımızın ucuna bile getirmiyoruz. Çocuğun en yakını anne ve babasıdır çünkü. Allah insanlığımızdan utandırmasın, doğru yoldan ayırmasın inşallah.

Fatoş Taşkın Karadoğan

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP