DOLAR 16,6809 0.22%
EURO 17,3791 -0.14%
ALTIN 968,62-0,43
BITCOIN 320285-4,20%
Isparta
20°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

şişli escort

bettilt giriş

HAYATIMIZ MANİPÜLASYON
8721 okunma

HAYATIMIZ MANİPÜLASYON

Ahu Çetin

ABONE OL
26 Ocak 2022 20:39
HAYATIMIZ MANİPÜLASYON
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Manipülasyon… Dilerseniz tanımlayalım ne olduğunu: Kişinin isteği ya da bilgisi dışında biri ya da gücü elinde bulunduranlar tarafından belirli bir konuda etki altına alınması, istenilen şekilde düşünce veya davranışının yönlendirilmesidir.

Aslında tanımlamaları sevmem, çünkü sınırlandırır ve bana göre herkesin anladığı bir konu üzerinden konu hakkındaki tanımı farklı olacaktır. Bu da benim tanımım. Bazen tanımlamak konuyu bir yerden yakalamamıza olanak sunar. Yine de değinmek istediğim manipülasyon olgusu için bize bir fikir verebilmiştir umarım.

Çevremizde, algı alanımız dâhilinde sayısız uyaranla karşılaşırız. Bunlardan ilgimize girenleri ya da ilgimizi çekenleri seçeriz ve o seçimlerimiz alışkanlıklarımızın, dolayısıyla yaşam biçimimizin belirleyicisi olurlar. Tanımadığımız, bilmediğimiz bizim için konfor alanımız dışındadır. Veyahut duyduğumuz, bildiğimiz ancak değerlerimize uymayan başlıklara ve alt başlıklara sahip olabilir bazıları da. Tanıdığımız, düşüncemize ve ilkelerimize uygun verileri değerlendirmeye alırız hatta aitlik hissiyatıyla sahip çıkar, benimseriz. Bize yabancı olanın, bize yakın ve kabul edilebilir olması, ancak başlıklarının içeriği bozulmayacak şekilde değiştirilmesini ve bizim onu onaylayabileceğimiz şekilde sunulmasını gerektirir. Burada araştırma ve sorgulamadan uzak bir hayat çizgimiz varsa hemen başlıklara tav oluruz. Biraz sorguluyorsak da başlıklar bizi tatmin etmeyecek içeriği düşündürecektir. İşte bu noktada içerik üreticiler, sizi kendi inandıklarına, olmasını istediklerine inandırmaya çalışacaklardır. Çünkü bundan başka çıkış yolları kalmaz ve varmak istedikleri amaçlarının geçerliliği sizin algınızı yönetebilmelerine bağlıdır. İçerik şişirilir, çarpıtılır, eğriltilir ve sizin kabul edebileceğiniz, normal karşılayacağınız bir hale getirilir. Kısacası gerçek, gerçek olmaktan çıkar; kişilerin, güce sahip olanların gerçekliğine dönüşür. Onların istediği gibi düşünmeniz ve davranmanız onları başarıya ulaştıracaktır. Böylece tek tip, bir örnek bir prototip yaratılmış, toplumsal algı istenilen yöne ulaştırılmış olacaktır. Bir örnek vermek gerekirse, çoğu reklamda bunu görmüyor muyuz? Ürünleri bizde satın alma davranışını oluşturmak için türlü türlü yollarla çeşitli alanlarda karşımıza çıkarmıyorlar mı reklamcılar? Sağlıksız bir ürünü sağlıklıymış gibi pazarlamıyorlar mı, biz de buna inanmıyor muyuz? Gidip o paket meyve suyunu ya da çikolatalı sütü almıyor muyuz? Ya da o hamburgeri, yanında da patates kızartmasını yemiyor muyuz? Dokunacakları noktayı bildiklerinden ve bize “evet, bu yenilebilir” diye düşündürebildiklerinden kurulmuyor muyuz o firmaların sofralarına? Buradaki manipülasyon, karnınızın doymasıdır, hem de ucuza. O sütün, meyve suyunun “doğadan” gelmesidir ya da. Sizin ne istediğinizi, ilginizin ne olduğunu bilirlerse buna uygun içerikler, sözler, sloganlar hazırlamakta gecikmezler, emin olun. Sosyal medya ve internet ortamı özellikle bulunmaz bir nimettir bunun için. Tercihlerinizin ne olduğunu, hangi sürelerle nerelerde ne kadar gezindiğinizi sosyal medya mecraları ve web sayfaları vasıtasıyla öğrenirler. Bir yerde bir şey araştırıp sonra sosyal medya platformlarından birine girdiğinizde, karşınıza o araştırmanızla ilgili reklamlar yığılacaktır. Tesadüf mü sizce, hiç sanmam.

Dikkat edin manipülasyon siyasette, kişisel ilişkilerimizde, okuduğumuz bir kitapta, dinlediğimiz bir müzikte de karşımıza çıkabilir. Örnekleri yok mu, çok sayıda var, özellikle siyasette. Bunu da geçin, arkadaşlık ilişkilerimizde ya da tanımadığımız biriyle olan konuşmalarımızda, amaca göre manipülasyon tohumları ekiliyor olabilir. Burada sorgulayıcı ve analiz edici bir zihin hayat kurtarıcımız olabilir. Bu her alanda böyledir aslında. Sorgulamadan yaşadığımız bir hayat, ancak ve ancak George Orwell’in Hayvan Çiftliği kitabındaki koyunlara benzetir bizi. Her söylenene inanır, geçiştirir, kabul eder ve bir de güzel alkış tutarız. Şahane bir hayat değil mi?

Başlığa aldanıp içeriği, içeriğe aldanıp da amacını, amacına aldanıp da yapılanı, yapılana aldanıp da yapanı sorgulamadan gözlerimizi hayata kapatır, kulağımızı da yastığımıza gömeriz artık. Bizden beklenen de budur zaten, olanı olduğu gibi al, ötesini karıştırma. Hayır, ötesini karıştırın, hem de daima…

Sevgili Bircan Yıldırım’ın dediği gibi, Hayat Cesurlara Torpil Geçer… Kesinlikle öyle. Ama bir şey daha var: Hayat, uyanık kalabilenlere de torpil geçer…

 

Sevgiyle…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP