DOLAR 16,4377 0.41%
EURO 17,6655 1%
ALTIN 972,67-0,20
BITCOIN 477948-1,64%
Isparta
23°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

HIZIR’A SORULAR
881 okunma

HIZIR’A SORULAR

ABONE OL
27 Ocak 2022 16:51
HIZIR’A SORULAR
1

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Güneşli bir günde şiir yazmakla güneşli bir güne şiir yazmak arasında ne kadar uzaklık var?

Kaç çeşit felsefe, kaç cümlelik demogoji ve ıssızlık barındıran kaç psikoloji eder bu uçurum?

Toprak her mevsimde topraktır ve hepimiz topraktan yaratılmadık mı?

Aşk ile eyvallah !..

Pekâla kimimizin göğsü rengarenk çiçeklere gebeyken, kimimizin göğsü neden hep naaş bekler?

Korkunun, ümidin, ayağa kalkışın matematiksel bir hesabı mı var?

Yoksa bunları hesaplara indirgeyenler, bizi ruhumuza yabancı kılanlar mı? Konfor ve huzuru birbirine bulamaç edenler mi?

Burası dünya,
Küçümsenmeye gelmez,
Amma çok büyütmekle de itibar bulmaz.

Burası gülistan…
Naaş da var, fidan da…
Mesele asfalta bulanıp gelip geçenin bastığı çarşı olmamak değil mi?

Şöyle bir bakıyorum;

İnsanlar uğradıkları zulmü bile hoş görüyor, oradan efsaneleşmek istiyor. “En iyi biz kötülüğe uğrarız, en iyi biz ziyan oluruz” gibi bir iddia ile sarhoş insanlar… Absürt trajedi…
Peki neden ?

Yalnızlıklarını, bugüne değin kendilerini ifade edememişliklerini, kendilerini gerçekleştirmekten uzak oluşlarını; bir şekilde bazı kitlelerle ortak kötülüklere uğrama veya uğramış olma çabalarıyla kapatıyorlar. Merak ediyorum, NEDEN ?

Lütfen yadırgamayınız.
Zayıflarımızın güç kazanmak adına mağduriyetlere tutunduğu, güç sahiplerimizin ise taklidi doğruculuklarla gücüne güç kattığı bir çağı iliklerime kadar farketmek benimkisi…

Ben sizi Hızır’ım bildim.
Sorular soruyorum.
Tekrar ile, lütfen yadırgamayınız…

Neyse ki bir şey yapamamaktan muzdarip değilim. Musa’nın asası, benim kalemim…
Daha ne olsun, daha ne olsun öyle değil mi?

Ne hazindir, yaşlı semazenimiz dünya, koftiden Musalar’la doldu. Hızır’a soru sormayı bile beceremeyen Musalar’la…

Neyse, bu bahsi geçelim.
Gelin umut edelim, gelin yıllar yılı beklettiğimiz sorularımızı birbirimize soralım. Birbirimizi gah Hızır, gah Musa bilelim.

Ne olmuşsa olmuş… En başından bu yana, tüm bunlar belki Adem babanın bir anlık gafleti, belki Şeytan’ın hırsı… Belki… Belki daha başka şeyler… Hem bakın hikmet diyor erenler… Bir kısım var ki sır diyor… Dedim ya, ne olmuşsa olmuş işte…

Bir cümleye denk geldim geçenlerde:

“Oluşumda ihtiyarım yok benim,
Ölüşüm de tıpkı onun gibidir…”

Ne kadar da hakikatli…
Oluşumuz da ölüşümüz de bize bağlı değil…

O yüzden gelin biz ezelle ebed arasını güzelleştirelim… Ötesine gücümüz varsın yetmesin.

Yetemediğimiz yerden yeşersin tevekkülümüz…

Olmaz mı?

Hayde selametle…
Bir başka yolculukta, daha başka sorularla yürümek dileğiyle…

Bedirhan KURTOĞLU

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP