DOLAR 13,71940.4%
EURO 15,56840.18%
ALTIN 786,210,93
BITCOIN 728803-6,20%
Isparta

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

HÜKUMETİ ELEŞTİRMEK SUÇ MUDUR?
110 okunma

HÜKUMETİ ELEŞTİRMEK SUÇ MUDUR?

Mehmet Yakut

ABONE OL
30 Ekim 2021 14:44
HÜKUMETİ ELEŞTİRMEK SUÇ MUDUR?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ülkemizde insanların içine  düştükleri en büyük yanılgılardan birisi de devlet ile hükumeti bir ve aynı şey zannetmeleri, hükumeti eleştirmeyi devleti eleştirmek olarak görmeleridir.  Oysa devlet ile hükumet bir ve aynı şey değillerdir. Hükumet, devletin sadece bir cüz’ ünü (yürütme organını) oluşturur. Hükumet  anyasanın, yasaların belirlediği sınırlar ve kendisine tanıdığı yetkiler çerçevesinde kararlar alan ve devletin  diğer   organlarıyla   birlilte   ülke menfaatini gözetmek kaydı şartıyla  bu kararları uygulamaya çalışan  yönetim erkinin adıdır.  Hükumetler gelip geçicidir, devlet ise kalıcıdır. Bir benzetme yaparak daha somut bir şekilde ifade edecek olursak, devlet otobüstür, şoförr hükumettir, yolcular halktır. Halk ehliyetine,  yeteneğine güvendiği birisini otobüsü gideceği menzile sağ salim bir şekilde götürmesi için şoför tayin eder. Şoförün vazifesi, otobüsü en güvenilir yollardan, trafik kurallarını ihlal etmeden yolcuların gitmek istedikleri menzile götürmektir. Şayet yolcular şoförden memnun kalırlarsa şoför işine devam eder; memnun kalmazlarsa başka birisini şoför koltuğuna oturturlar.  Tıpkı bunun gibi devletler de hükumetlerle kaim ve daim  değildirler.  Hükumetler halktan aldıkları yetkiyle belli bir süreliğine devleti yönetirler. Şayet halk seçtiği hükumetten memnun kalırsa, hükumete tekrar yönetme yetkisi verir; memnun kalmazsa mevcut hükumeti başka bir hükümetle  değiştirir.. Kaldı ki devletle hükumeti farzı muhal bir ve aynı şey olarak kabul etsek bile, devlet de son  tahlilde  eleştirilemez, tartışılamaz sorgulanamaz, dokunulamaz kutsal bir şey değildir.  Pekâla eleştirilebilir,  sorgulanabilir, çağın gereklerine, milletin ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılabilir.

 

Düşünce,  doğası gereği eleştirel olmak zorundadır. Eleştirinin olmadığı yerde düşünme yoktur.  Eleştirinin olmadığı yerde gelişme, değişme durur, çürüme ve  yozlaşma başlar.  İnsanlık   bugünkü   seviyesine   eleştirel düşüncenin, felsefenin açtığı yollar üzerinden yürüyerek ulaşmıştır.  Tarih,  bilhassa  Avrupa  tarihi bunun   örnekleriyle   doludur.   Avrupa  demokrasilerinin  günümüzde ulaştıkları seviye, Sokrates’ le  başlayan  ve günümüze kadar devam eden siyaset felsefecilerinin  eleştirel düşüncelerinin bir sonucudur.Maalesef  toplum olarak eleştiri kültürümüzü öylesine kaybettik ki, kimsenin  kimseye tahammülü kalmadı. Herkesin kendine göre birtakım dokunulmazları, tabuları var ve onlara yönelteceğiniz en küçük bir eleştiri anında ihânetle suçlanmanıza, aforoz edilmenize yetiyor da artıyor bile. Çünkü insanlar bir sözü değerlendirirken ne söylendiğine değil, kimin söylediğine ve kime söylendiğine bakıyorlar.  Oysa Cenab-ı Allah yeri geldiğinde peygamberlerini bile eleştirmiş, kullarına da kendi nefsleriini hesaba çekip eleştirmelerini (tevbe) emretmiştir.

 

İnsanlığa  yapılacak  en  büyük  ihanet,  insana karşı  işlenecek  en  büyük  suç   düşünceyi, bilhassa eleştirel düşünceyi ihanetle, düşüneni, eleştireni hainlikle  yaftalamaktır.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.