DOLAR 16,1070 0.18%
EURO 17,3379 -0.01%
ALTIN 966,420,04
BITCOIN 4774602,72%
Isparta
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

İRAN HAYBER FATİHİ Mİ, VATİKAN FATİHİ Mİ?
181 okunma

İRAN HAYBER FATİHİ Mİ, VATİKAN FATİHİ Mİ?

ABONE OL
27 Ocak 2022 16:54
İRAN HAYBER FATİHİ Mİ, VATİKAN FATİHİ Mİ?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

 

-“Akrebin çevresini ateşle sararsanız, akrep; fevri ama fıtratına uygun bir savunma refleksiyle; ateşle henüz buluşmadan kendisini sancıp öldürecektir.”-

Hepimizin bildiği üzere, Azerbaycan yıllardır ticaretini İran üzerinden dolaştırıyordu. Fakat -Karabağ Zaferi’nden- sonra -Nahçıvan Karayolu’nun- da açılması ile birlikte İran’ın Azerbaycan ticareti üzerindeki etkisi kırılmaya başladı. Pek tabii Nahçıvan Karayolu’nun, Türkiye’nin Orta Asya’yla olan bağını sağlayacak, -Hazar’da Türk varlığını güçlendirecek- ve İpek Yolu geçiş hattı üzerinde yer alan mühim bir kapı konumunda olduğunu belirtmekte fayda var. Buradan bakıldığında İran’ın gerek enerji ve doğalgaz kaybı, gerekse jeopolitik ve ideolojik kaybı görülecektir.

İşte tam da buralardan yürüyünce İran’ın Azerbaycan’a karşı takındığı tavrın gerisinde salt -Azerbaycan – İsrail- ilişkisinin olmadığı da görülecektir.

İran bölgesel olarak finans ve enerji yönüyle sancı çekse de aslında en büyük sancısı, Küreselcilerin Türkiye üzerinden bir Türk Devletler Birliği tesisine izin vermesidir. Zira bünyesinde yüzde kırkları geçen bir Türk nüfusunu barındıran İran için takdir edersiniz ki zor bir durum…

Hem ne demek yani? Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan, Pakistan, Basra Körfezi ve Türkiye’nin doğusunu kapsayacak şekilde mezhepsel entegrasyonları bulunan; bu bölgelerde onlarca ismi farklı Şii örgüt kuran Iran’a -Şİİ HILALI’ni- çok görecekler ama Türkiye’ye -TURAN- kurma imtiyazı verecekler!

Bu nedenledir ki…

Evenjelist ABD kanadı, Asya ve Pasifik’te Küreselcilerin el verdiği Çin’le nasıl uğraşıyorsa;

Hüccetiye kokulu İran da Kafkasya’da, Güney Azerbaycan’da, Ortadoğu’da Türklerle ve Türkiye ile uğraşıyor.

İran sahipsiz, İran konjonktürel bir kimlik karmaşası yaşıyor!

Rusya’nın Türk Cumhuriyetleri’nden kopmamak ve NATO’ya karşı Avrasya’da Türkiye’yi kaybetmemek adına Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’dan yana tavır takınması Iran’ın büyük bir travma yaşayacağının habercisi olmuştu.

Çok değil, bundan birkaç yıl evveline bakacak olursanız İran’ın finansal, jepolitik Şii Hilali’nin önünde zahiren sadece BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) ve İsrail (Yahudi Lobisi) vardı. Ama bugün İpek Yolu Projesi ile birlikte tüm Türkleri Iran’ın karşısına konuşlandırmış, hatta Rusya ile ters düşürmüş bir konjonktür var.

-Deyim yerindeyse Azerbaycan’la Türkiye’nin, Küreselciler ve BOP hadimleri ile ikili oynaması; iki kanatla da iyi geçinip denge kurması ama Iran’ın iki kanatla da arasının açılması Iran’ı kaosa itiyor.-

Peki bu kaos planları, tırnak içinde bu tatbikatlar, sataşmalar;

900 yıl Türk hanedanlar tarafından yönetilmesine rağmen, biz Türklere ve tüm dünyaya derin bir tarihi olduğu yutturulan Iran’a bölgede ideolojik kabul görme yönüyle ne kazandıracak?

Dışarıdan türlü müdahalelerle içeride hem rejim yönüyle hem de sosyolojik olarak yıllardır sorun yaşamasına rağmen, milli ve derin bir devleti olduğuna tüm dünyayı inandıran İran, bünyesindeki Türkler başta olmak üzere bugün kimi neye inandıracak ?

Dinde, dilde, fikirde, siyasette yapmadığı takiyye (sahtecilik) kalmadığı halde; daimi Müslüman devletlerle çarpıştığı ve bölgeye her fırsatta emperyalizmi davet ettiği halde, bilhassa Türkiye’deki Siyasal İslamcıların ve dahi İslam devletlerindeki birçok Sünni gencin ütopyası olagelmiş İran bugün Müslümanlara neyi ispatlayacak?

Açık açık yazıyorum:
“Bulanmadan durulmaz” diyen Iran’a kendi midesinin bulanmasından, bağırsaklarının düğümlenmesinden gayrı bir şey kalmayacak.

Böyle giderse birbiriyle zahiren çatışan Küreselciler ve BOP’çular Iran’ı el birliği ile çarşaf ederler.

(Burası bizim için önemlidir. Zira Iran’ın önümüzdeki 20 yıl dağılmaması veya bir iç savaşa sürüklenmemesi gerekiyor. Bu başka bir yazının konusu olsun.)

Öyle görüyorum ki İran, uzun vadede tesis edilecek olan Türk Devletleri Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ile entegre olacaktır. Deyim yerindeyse ehlileştirilecektir. (Çok uzun bir süreç bu…”

Nasıl ki Ermenistan, Karabağ’da hezimete uğratıldıktan sonra Türkiye’ye eli mahkum hale getirilerek ehlileştirildiyse, İran da buna benzer ama biraz daha farklı operasyonlarla ehlileştirilecektir.

(Çok yakında -Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan;- başlığı “ticaret” olan bir masaya oturacaklar. Ermenistan, tıkanmışlığını giderecek tek yolun bu olduğunu biliyor.)

Netice itibari ile İran, bünyesindeki Türkler itibari ile bile olsa kendi ayağını sıkmaktan vazgeçecek seviyeye getirilecektir.

-ki mesele ne İran, ne Şiilik, ne Müslümanlık…
Mesele Pagan soslu kat-i bir Pers ideasından ileri… (Bkz: Hüccetiye…)

Efendim, bir ütopya çizmiyorum. Konjonktürel de olsa olayların, olguların, hatta tarihin biz Türklere yeniden bir fırsat tanıdığını vurguluyorum satır aralarında… Muradım kimseyle, hiçbir köksüz ideolojiyle, fanatizmle anlaşmak değildir. Muradım, bugüne değin; Türklüğün ve hakikatin (Islam’ın) uğruna devlet yıkan, devlet kuran ve son tahlilde devlet olanların yoluna cümle kurabilmektir.

Fazla uzatmayacağım.
Anlaşmak değil, anlaşılmak ümidi ile…

Son olarak…

-” Çam da bizim, kozalak da..! “-

Bedirhan KURTOĞLU

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP