DOLAR 16,1919 0.65%
EURO 17,3217 0.07%
ALTIN 966,560,05
BITCOIN 4806832,31%
Isparta
15°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

İşveren 3.500, Sendikalar 4.000 dese de sütün kaymaklı kısmı Başkanlara…
  • Medya Vatan
  • Yazarlar
  • İşveren 3.500, Sendikalar 4.000 dese de sütün kaymaklı kısmı Başkanlara…
371 okunma

İşveren 3.500, Sendikalar 4.000 dese de sütün kaymaklı kısmı Başkanlara…

ABONE OL
29 Ocak 2022 14:31
İşveren 3.500, Sendikalar 4.000 dese de sütün kaymaklı kısmı Başkanlara…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

2022 yılı asgari ücret masasında hızla devam eden mücadeleden çıkacak sonuç, birilerinin
kursağından daha fazla geçecek.

Bahsekonu masadan çıkan sonuçlar, işçiyi, memuru; kısacası emekçiyi ve yaşam standartlarını yakından ilgilendiren, kimi zaman mutluluk, huzur ve refah seviyesini rahatlatan ve kimi zamansa –ki, genelde böyle olmuştur- hüzne gark eden neticeleri oluşturmuştur.

Neye göre, kime göre, hangi denge, hangi terazi ?
Ekonomik göstergeler tablosunu ister yukarıdan aşağı, ister sağdan sola, isterseniz de çarpraz olarak incelediğimizde, bir türlü formül üretemiyoruz. IQ seviyemiz ne olursa olsun, bunun çözümünde sonuca ulaşmak maalesef mümkün olmuyor.

Aslında çok basit… Formül standart. Nasıl ki, zekatımız malımızın 40’ta birine tekabül ediyorsa –ki, bu bir değişmez hükümdür- asgari ücret tespit komisyonunun işini de kolaylaştıracak, aylarca oran tartışmalarının yaşanmasının da önüne geçecek bir formül üretmek mümkün. Mesela Asgari Ücret artışı, gelecek her yıl için, %50 oranında artış yapılması şeklinde sabitlenebilir. Çok mu geldi gözünüze? Bir devlet için, bir işveren için, işçisinin yılda bir kez ücretini, refahını yarısı kadar değerli hale getirmek neden gereksiz veya hak edilen bir standart olmasın ki?

Temsil heyetinin, temsil ettiği kişilerin yanında durması, onlarla aynı şartlarda yaşaması gerekir ki, yaşanan hayatın homojen bir parçası olabilsin. Yani, aynı şartlara haiz olsun ki, mücadelesini de bu şekilde hakkaniyetle yapabilsin. Maaş, işçinin kutsalıdır. Dolayısıyla bu uğurdaki mücadelesi de kutsaldır. Bir savaş alanını düşünün, komuta kademesi de savaşçıları da aynı şartlarda mücadele verirler. Ölmek veya hayatta kalmak, herkesin içinde bulunduğu er meydanında eşit bir ortam meydana getirir. Gelen saldırı, kimin kral veya padişah olduğuna, kimin yüzbaşı, kimin er olduğuna bakmaz. Ölüm veya hayatta kalmak… Herkes için adil bir yazgıdır. Şimdi, bunu Asgari ücrete uyarlarsak, temsilci durumundaki krallar –ki, bunlar Sendika Yöneticileri oluyorlar- neyi savunmaları gerektiğini, kimin lehinde olacaklarını ve sonuçta zaferle mi, yoksa yenilgi ile mi kalkacaklar bu masadan, bunu hesap etmeliler. Doğrusu, mağlubiyetle sonuçlanan bir mücadelenin yönetim kademesi, sancağı yere düşürdükten sonra, artık O’nun arkasından gitmek için de bir heves, bir güven ve bahane kalmamış olacaktır.

Gelelim, uğrunda mücadele verilen Asgari Ücret Tespit Komisyon Masası’nın diğer tarafına. İşverenler… Mevcut durumundaki huzurun, refahın ve işleyişin yegane teminatı olan işçilerine vereceği ücretin en az seviyede olmasından haz duyacaklardır elbette. Çünkü, ne kadar az gider olursa, onların refahı da o denli çoğalacaktır. Ne de olsa, masada işbirliği içinde olacağı, dirsek temasında bulunacağı hükümet kanadı, her zaman hibe, destek, kredi gibi argümanlarla kendisini desteklemekte, ihracat, üretim ve ekonomik kazanımların çoğalmasıyla hem hazineye hem de kendi adına artılar kazanmakta, sayelerinde…

Oysa ki, bunların tamamının işleyişini sırtlayan, beden, akıl ve profesyonelce gidişatı sağlayan, tüm bu gelirin temininde asıl hak sahibi olan ama maalesef birebir söz sahibi olamayan emekçiler, kendilerini temsil eden sendikaların direnme gücünün sağlamlığı kadar değerlendirmeye tabi tutuluyorlar.

Yani işçinin kaderi, kendilerini temsil eden ama aynı şartlarda yaşamayan, makam, mevki ve gelirleri ve hatta kendi katkılarıyla giderleri karşılanan sendikacılara emanet edilmiş durumda. Aylık maaşı 36bin liraya kadar ulaşan sendika başkanları, federasyon, birlik, konfederasyon başkanlarından söz ediyorum. Maaşları, ikramiye ve diğer faaliyet ve üyelikleri vasıtasıyla daha da fazlasını almaktan imtina etmeyen, lüks ve şatafat içinde yaşayan, emekçinin emeğini sömüren, eli yüzü pas, kir içinde geçim derdine düşmüş olan üyelerinin ellerini öpmeleri gerekirken, takım elbiseleri, tayyörleri içinde caka satan makam sahiplerinden… Neredeyse işçinin aldığı bir yıllık maaşı bir ayda elde eden ve işverene, hükümet kanadına bir şekilde pazarlık masasında, neredeyse her seferinde mağlup olan temsilcilerden…

Basiretsiz, sözünü geçiremeyen veya geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, “Ne şiş yandı, ne kebap.” mantığıyla olayları at gözlüğüyle izleyip, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullardan apayrı anlaşmalara imza koyan, işçisini bu masada savaşın bir tarafı değil de masada bir lokmada yutulacak meze konumuna sokanlara Allah akıl fikir versin.

Son söz olarak da işçiye, esnafa, memura, kısacası emekçiye çare olamayan, makamı boşuna işgal etmesin ve işi ehline, liyakat sahibi, basiretli, dirayetli ve aynı şartlarda olmasa da bu acı tablonun farkında olan birilerine devretsin.

Asgari ücret, 2022 yılı için, 2825,90x%50= 4.238,85 TL OLMALIDIR.
Yani Sendika Başkan maaşları da buna göre, 45.000TL civarında olacaktır.

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP