DOLAR 15,9752 0.2%
EURO 16,8098 0.64%
ALTIN 935,790,61
BITCOIN 463394-2,83%
Isparta

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

KADINLAR İNSANDIR
451 okunma

KADINLAR İNSANDIR

ABONE OL
26 Ocak 2022 20:53
KADINLAR İNSANDIR
1

BEĞENDİM

ABONE OL

 

 

Merhaba dostlarım…

Günlerdir şaşkınlıkla takip ediyorum; ülkede kadınlarımızın başına her gün yeni bir iş açılmasını, hak etmedikleri muamelelerle karşı karşıya kalmalarını… Sanatçısından, aydınına, gazetecisinden, vatandaşına farklı farklı kulvarlardaki kadınlara yönelik cinayet, tehdit, tutuklamalar vs.

Böyle mi olmalı diye sormayacağım, olmaması gerektiğini hepimiz biliyoruz sanırım. Böyle olması gerektiğini düşünenler de varsa lütfen neye inandıklarını ve neyi savunduklarını kontrol etsinler. Kimse ama kimse düşündükleri için yargılanmamalı, kaldı ki söylenmek istenenle anlaşılan farklı olunca. İnsanların belki de ne dediğini, ne demek istediğini ilk önce anlamalıyız, linç etmek yerine. Anlamadan, bilmeden ilkel beynimizin bizi dürtmesiyle sergilediğimiz ani ayağa kalkışların kimseye bir faydası yok, zararı ise çok. Hop oturup hop kalktığımız, her gün trajediyle dolu haberlere şahit olduğumuz bir coğrafyada hepimizin görevi, yangın çıkarıp yangına körükle gitmek değil, yangını söndürmeye çalışmak ve yangından korumak olmalı. Ayrıca, kimse kimsenin düşüncesine uymak, kendisine ters geldiği halde onu desteklemek zorunda tabii ki değil. Ama saygı ve anlayış göstermek durumunda. Cümlelerini seçmek durumunda.

Kabadayılık, monarşilere özgü değil midir? Herkes aynı fikirde olsa, bunun adı demokrasi olabilir mi? Ki insan olmanın farklı farklı tezahürlerinde her birimizin yaşanmışlıkları, bakış açıları, hayatı yaşama şekli de farklı farklıyken… Neyin kavgasını yapıyoruz? Bizden olmayana hemen damgalarımız hazır, başlıyoruz yaftalamaya, başlıyoruz saldırmaya. Bu kaos değil de nedir? Neden farklılıkları kabul edemiyoruz, neden insanların kendilerini rahatça ifade edebilmelerine izin veremiyoruz? Hemen tutukluyoruz, öldürüyoruz ya da yuhalıyoruz, ezmeye çalışıyoruz… Çıkarlarımıza ters geliyorsa çekiyoruz fişini; kendimizi haklı, onu haksız gösterip veriyoruz ateşe. Burada bir şeyleri kendimize hak görmeye başladığımızda, insani yönlerimizden de uzaklaşmaya başlıyoruz aslında. Esas haksız tarafın kendimiz olduğunu göremiyoruz bir bakıma. Yok etmeye, sindirmeye, korkutmaya dayalı zihinler besliyoruz, büyütüyoruz, farkına varalım lütfen. Ayrımcılığın, ötekileştirmenin ne pis bir illet olduğunu görebilelim.

Samimi olalım hayata. Ağzımıza geleni sayıp, sövüp, bir de üstüne elimizin tersini gösterdiğimiz zaman pek inandırıcı olmuyor yılın bir günü yapılan şaşalı kutlamalar. Yılın her günü kadınlar hem de kutlayanlar tarafından ezilmiyor mu? Gerekli önlemleri almadığımızda, gerekli önlemleri alanların önüne setler koyduğumuzda ve var olan uygulamaları kendi çıkarlarınıza hizmet eder hale getirdiğimizde, insan kayırdığımızda kadınlara ne yaptığımızı görmüyor muyuz? Kadınlar ve inanın ki hiç bir tür kutlama beklemiyor; sayılmak, değer görmek, kabul edilmek, saygı duyulmak ve yaşamak istiyor. Sonra hiçbir şey olmamış gibi birileri çıkıyor ve diyor ki “kadınlar çiçektir”. Hayır!! Kadınlar çiçek değil, insandır… Kadınlar ve bütün türlerin dilediği gibi yaşamaya hakkı vardır, dilediği gibi davranmaya ve dilediği gibi düşünmeye. Buradaki tek sınırlandırıcı, hayata zarar vermemektir, o kadar. Bir başkasının bir başkasını sınırlandırıp, omuzlarına basıp yükselmesi(ki daha çok alçalırken aslında) ya da boynuna ip geçirip sandalyesini de altından iterek toprağın altına gömmesi değil.

Bizi tek sınırlandıracak şeyin; hayata yapabileceğimiz kötülükler olduğunu görüp düşünüp davranışlarımızı, sözlerimizi ona göre ayarlamalı ve bunu fark edebildiğimiz günlere uyanmalıyız artık…

Sevgiyle…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP