DOLAR 15,8985 -0.04%
EURO 16,7718 0.06%
ALTIN 926,741,75
BITCOIN 4794593,05%
Isparta
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

MEVCUT MUHAFAZAKARLIĞIN KAÇIŞ RAMPALARI
1461 okunma

MEVCUT MUHAFAZAKARLIĞIN KAÇIŞ RAMPALARI

ABONE OL
4 Şubat 2022 17:53
MEVCUT MUHAFAZAKARLIĞIN KAÇIŞ RAMPALARI
1

BEĞENDİM

ABONE OL

İnsanlık tarihi boyunca insanlar, haksız menfaati; torpil, adam kayırma, yandaşçılık gibi kavramlarla her zaman ifade etmese de kelimelerin ifade ettiği anlama hiçbir zaman yabancı olmamıştır. Nitekim Oğuz Atay’ın da dediği gibi “Kelimeler… Kelimeler bazı anlamlara gelmiyor” öyle değil mi?

Adam kayırma en kadim konulardan biri…
Korku, güç elde etme, üstünlük, devamlılık, dünyevi rahatlık gibi fırsatlar olduğu sürece de haklı, haksız, adil veya değil; bir şekilde bu imkanlara sahip olmak isteyenlerin ilişki ağı hep bu şekilde kurulmuştur.

İnsanoğlunun kamusal düzene geçmesi, yani devlet tecrübesine sahip olması ile birlikte, gücü elinde tutanlar bazen sadakatle bağlılık için, bazen kendi çevresine iltimas için, bazen de desteğin bir karşılığı ve devamı için kamu görevlerini tabir yerinde ise arpalık gibi dağıtmıştır.

Henüz aksi yönde yeterince bir ilerleme kaydedildiğini söyleyemeyiz.

Bal tutan parmağını yalamaya devam ediyor.

Şeffaflık, liyakat, hak, adalet gibi kavramlar henüz içselleştirilmiş değil. En iyi karşılıkları sözlükte mevcut; hayat pratiğinde değil.

Hele hele muhafazakarım, dindarım görüntüsü çizenlerin Allah korkusuna sahip olduklarını da düşünerek bu konuda sergiledikleri duruma dair de bir çift kelam etmek aynı kültür ikliminden gelen birisi olarak hakkımız diye düşünüyorum.

Sırf bizdendir diyerek birisini liyakati gözetmeksizin kamuda işe aldığımızda ya da karşı taraftan diye almadığımızda ya da her türlü haksız menfaat ilişkisinde, Allah’a (adaleti/hakkı emrettiği halde) bile isteye muhalif hareket etmiş olmuyor muyuz?

Öyle ya,
O;
Apaçık adil ol diyecek, sen de keseri hep kendine yontacaksın.
Vallahi bu, büyük cesaret, hem de iman ehliyim diyen biri için…

Kişinin yetkisini fütursuzca, adaleti hiçe sayarak bu şekilde rahat kullanması için bir şeylere güveniyor olması gerekir ki, Allah’ın emrine aykırı iş yapabilsin değil mi?

Şimdi bu işleri rahat rahat yapanların mazeretleri ve geliştirdikleri savunma mekanizmalarını affınıza ve hoş görünüze sığınarak sıralayayım istedim.

Herhalde şöyle düşünüyorlar:

– Tövbe kapısı açık. Günahı sıfırlarım.
( Kul hakkı yemek tövbeyle sıfırlanmıyor şaşkın.)

– Aklım başımda değildi. Yani mesul değilim. (İyi taktik. Öbür tarafta inanırlarsa işe yarar, her şeyden muafsın.)

– Hatırlı dostlar, evliyalar tanıyorum.
(Allah’a torpil ha. Sen iflah olmazsın.)

– Sevabım çok, oradan düşsünler.
(Vay hesapçı seni. Muhasebeci mi tuttun kendine? Nerden biliyorsun.)

– Kaderimde varmış ki böyle yaptım.
(Vay uyanık. İşine gelmeyince Allah’a havale, demek. İyice batıyorsun farkında mısın?)

– Tamam tamam ben de münafıklık alameti var.
(Vallahi bravo. Nerden bildin? )

Bu konuda o kadar çok ciddi laflar edildi ki. Bu sefer mevzuyu biraz böyle bağlamak istedim.

Kusurumuz olduysa affola…

Süleyman ORHUN

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP