DOLAR 15,8795 2.17%
EURO 16,7857 3.23%
ALTIN 926,051,67
BITCOIN 4788473,61%
Isparta
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ÖZLEMEK
841 okunma

ÖZLEMEK

ABONE OL
25 Şubat 2022 09:09
ÖZLEMEK
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tu me manques

 

Fransızca tam olarak “Seni özledim.” diyemezsiniz. “Tu me manques” dersiniz. Bu “sen bende eksiksin” demektir. Yani özlemek, eksilmektir.

 

Sevgili okuyucu, insan sevgiliyi özler, ailesini özler veya çok yakın hissettiği uzaktaki bir arkadaşını özleyebilir. Özlemek sadece insanın insana olan hissiyatından ibaret değildir. İnsan çocukluğunu özleyebilir, yaşayamadığı ve yaşayamayacağını bildiği geleceğini, zaman aşımına uğramış beklentilerini, emeklerini…

 

Zamanında bir yazı okumuştum. Ne kadar net hatırlamıyor, bilmiyorum. Bilimsel tarafı olan bir metindi. Beynimiz için her şeyin bir başlangıç ve sonu olmak zorunda. Eğer yarım kalan bir işe girersek, beyin sonunu göremediği için kendisini hep rahatsız hissedecektir. O iş olur veya olmaz fark etmez, olumluluk olumsuzluk durumuna takılmaz. Finiş çizgisini görmesi gerekiyor. Yarım kalan aşklar, çocuklukta alamayıp içimizde kalan oyuncaklar, yardım edememenin verdiği merhamet hissiyatından doğan üzüntü… Dizilerde izlemişsindir hep flashback atar. Geçmişte yarım kalan bir anısı kesin vardır. Hayatı boyunca ve dizi boyunca hep o söyleyemediği söz veya yardımda bulunamadığı sahne gözünün önünden gitmez bir türlü kahramanın. Ya da çocukluğunda başından geçen bir olay… Her neyse özünü anlatabildim dilim döndüğünce ama ben şu duruma hâlâ çok takılıyorum: “Zeigarnik Etkisi”

 

Bitirilmemiş, yarım kalmış işlerle ilgili düşünmeyi bir türlü bırakamamamızın bilimsel bir sebebi muhakkak olmalı. Psikologların “Zeigarnik Etkisi” olarak tanımladığı bu durumu tamamlanmamış işlerin neden zihnimizi tamamlanmış olanlardan daha fazla meşgul ettiğini açıklıyor. Rus ablamız Psikolog Bluma Zeigarnik’in eğer merak ederseniz konuyla ilgili bir çalışması da var. 1927’de “Bitirilmiş ve Bitirilmemiş İşler Üzerine” başlığı ile bu çalışması yayımlandı.

 

Ben bu konuda çok mağdur olduğumu söyleyebilirim. Buna pişmanlık olarak bakmayın veya Fransızların söylediği gibi eksik kalmak olarak da tabii ki. Bu kötü bir şey değil ama beynin neden buna bu kadar takıldığına açıkçası kabaca ayar oluyorum. Eminim bunu okurken senin de aklında şu an geçmişte yarım kalan bir iş veya bir anı canlanacak. İşte, o an hiç gitmeyecek sevgili okur. Bu durum Covid gibi bizi öldürmese bile şu an yaşadığımız güzel anları öldürüyor. Buradan yetkililere seslenmek istiyor ve bir aşı veya hap üzerinde çalışılmasını istiyorum. Bir ömür böyle geçiremeyiz! Şaka bir yana, bitirmeden şunu da belirteyim. Bunu çok önceden zaten keşfetmiş ve hedef kitlesine istediğini yaptıran bir sektör de mevcut. Gıda, sinema, giyim sektörü, edebiyat, sanat vb.

Örnek verecek olursak: “Bunu da ‘arkası yarın etkisi’ ile açıklayabiliyoruz. Seyirciyi kanalda tutmak için en heyecanlı yerinde keserek onlarda bir şok edici etki yaratarak, tamamlanmamış, sonucu belli olmayan histe bırakmak…”

Çok daha ilginç detaylara rastlanabiliyor. Mesela…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP