DOLAR 12,4173-0.23%
EURO 14,0056-0.6%
ALTIN 712,31-0,08
BITCOIN 7101905,72%
Isparta
12°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

PAVESE: ODASIZ BİR ‘ODA’
69 okunma

PAVESE: ODASIZ BİR ‘ODA’

Ayşe Dağlıoğlu

ABONE OL
18 Ekim 2021 08:36
PAVESE: ODASIZ BİR ‘ODA’
1

BEĞENDİM

ABONE OL

/İtalyalı yazar Pavese ve 305 numaralı oda her zamankinden daha çok uykusuzdu/

Odanın içine kıvrılıyordu; kapının üzerinde biriken kokularca salaş gözlüklerinin şarapla parsellendiği masalara bırakıldığına tanık  ‘kırmızı mızraplı defter’. Masa her zamankinden daha kalabalıktı şimdi. Soluk soluğa içilen terk edilmiş masallar dökülmek istiyordu bu deftere.

Eşyalar… Eşyalar…

Suratına indirilmiş bir yığın yalnızlık çarpıp duruyor şimdi pencereye ve camlar açılıp kapanıyor masayı içine alan kırmızı yüzlü kadınlara.

k/Adınlar… Kadınlar ve eşyalar…

Bir türlü sığmıyorduk bavula, nasıl da bu denli katlanıp yeryüzünün en düzlüklerine ve en diplerine kadar varma arzusunun saplantılı dağınık duruşuna direnip.

Masaya doğruldu adam. Camlar daha hızlı çarpıyordu; şimdi ayaklarının ucuna takılıp onu düşürmeye iten mor dudaklı duvarların bakir tükenmişliğine çarpıyordu biraz daha işte.

Duvarlar… Duvarlar…

Belli ki çok kırılmış. İnce boyalarını andırıyor; ince ve üftade kadının beton dökülmüş saçlarındaki loş dalgalarla nereye sürükleyeceği bilinmez garip ‘dalgınlıklarının’ sert karanlıklara dalışı esnasında tökezleyip ama asla burkulmak istemeyen ince zarları bu oyunun ve kıvrımları elbette.

Beton merdivenler, merdivenler…

Adam merdivenlerden gelmişti. Adamın sesini merdivenler çok iyi tanıyor olmalı. Çok uzaktan gelse bile adam sesinde düşüp yine sesinde kalkabilmişti her merdiven başında, çılgın tüm korkulukları geride bırakıp ellerinin değmediği. Adam kararlıydı artık. Elleriyle yokladı masayı, masanın üzerindeki kâğıtları.

k/AĞITları… Kâğıtları…

Gözlüğünün camını silmeye ne gerek vardı artık? Camların ötesindeki aydınlık hep kirli bakmaz mıydı kolumuza taktığımız kalabalığın gözlerinden bize? Şarapların heyecanlı akışı bile doyurmadı, adamın gözlerindeki merdivenlerin yorgunluğunu. “ İşin anlaşılmayan yanı, neden kendi başımıza içip düşüncelere dalamayışımız..”dedi ve yine izin vermiyordu pencere önlerini süsleyen gölgeden sesler.

k(ARA)rlıydı adam bu sefer. Bir ara bitecekti bir anda. Kararlarına aralık buldukça kilit takıyorlardı ki   -nasıl- bunu da o bir ara yapabilecekti, kilidin takılamadığı tek nedene… O bir ARA, aradığını buldu, o bir ara var ya…

“ Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak

Sabahtan akşama dek, uykusuz”

 

Onun gözlüğünü bulduklarında; uykusuna geceler kaçmış ve uzun merdiven çıkmış, yırtılmayı hak eden ötenazi defterler, kırmızı masallara binip pencerenin betonları arasında eşyaların kilitlediği kadınlar, duvarlara çarpa çarpa,  isli camların uhrevi soğukluğu arasında çığlık atarak uzaklaşıyordu. Kesik bir turnuva kaldı boş tavanda asılı bir çift gözde; “ Bir boş söz, bir kesik çığlık, bir sessizlik olacak gözlerin” derken Pavese, gittiğinde.

 

Adam ölümü sevdi, 305 numaralı otel odasında tamamlanmamış şarap şişelerinin paramparça anılarını süsleyen şu sıradan eşyaları arasında Pavese.

Eşyaları, insanları bırakıp gitmeye her merdiven başında tuttuğu nefesinde kararlaştırmıştı. Nereden bilsin başkaları, neden bilmesi gerekir ki o eşyadan insanların?

Bilmesinler, biz böyle iyiyiz Pavese, biz böyle iyiyiz.

Ve Tezer Özlü’ nün burada daha fazla kalmasına imkân var mıydı? Önce Pavese dedik. Çünkü önce o gitmeye karar verdi.

 

AYŞE DAĞLIOĞLU

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.