DOLAR 15,9724 0.19%
EURO 16,7823 0.48%
ALTIN 930,430,04
BITCOIN 465438-2,35%
Isparta

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

PEKİN KIŞ OLİMPİYATLARI’NA HAYIR!
731 okunma

PEKİN KIŞ OLİMPİYATLARI’NA HAYIR!

Atilla Yıldırım

ABONE OL
28 Ocak 2022 09:21
PEKİN KIŞ OLİMPİYATLARI’NA HAYIR!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

“Ve ma tevfîkî illa billah aleyhi tevekkeltü ve ileyhi ünîb” (Hûd/88)
(Başarım ancak Allah’tandır, O’na güvendim; O’na yöneliyorum.)

 

“Çin’in sonsuz temiz enerji için kurduğu nükleer füzyon reaktöründe sıcaklık rekoru kırıldı. ‘Yapay Güneş’ olarak adlandırılan reaktör, 120 milyon santigrat derecede 100 saniye çalıştı. Reaktörün en yüksek sıcaklığı 160 milyon santigrat derece ölçüldü. Böylece yeryüzünde Güneş’ten 10 kat daha yüksek bir sıcaklığa erişildi.”

Çin, bu günlerde işte bu haberle yeniden gündemde. Deniz suyunun bir litresindeki ağır hidrojenle üç yüz litrelik benzine eşdeğer enerji üretilebilecek. Üstelik bu enerji kaynağı, fosil atıkların aksine çevreye zarar vermeyecek.

Son yıllarda Çin’de gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar bütün dünya tarafından ilgi ve sükunetle izleniyor. Biraz da tedirginlikle…

Çin, kurulduğu tarihten bu yana Komünist Partisi tarafından tek parti rejimiyle yönetiliyor.

Çin’de devlet, koyduğu kurallarla vatandaşa bir yaşam alanı çiziyor ve bu alanın dışına çıkılmasına izin vermiyor.

Çin’de vatandaşların Twitter, YouTube, WhatsApp, Facebook gibi Batı’ya ait sosyal medya platformlarını kullanması yasak. Bunların yerine Baidu, WeChat, iQiyi, Tencent Video ve Tiktok kullanlıyor. Çin, Batılı sosyal medya servislerinin yerine yerlilerin kullanılmasını dayatarak bir taraftan sansürleme yapıyor diğer taraftan internet servislerinin kullanılabilmesi için telefon numarası doğrulamayı zorunlu tutarak tüm kullanıcıları kayıt altına alıyor. Böylece Komünist Parti yönetimine karşı gelişebilecek olan muhalif eylemlerin ve duyulmasını istemedikleri bilgi ve haberlerin yayılmasının önüne geçmiş oluyor. Bir şeyi daha başarıyor: Halkın siyasetle meşgul olmasının önüne geçerek, bütün enerjilerini çalıştıkları alana yönlendirmelerini sağlıyor.

Han Çinlisi olanlar Çin’in esas halkını oluşturuyor, etnik köken itibariyle ülkede 55 azınlık toplumu var. Azınlıkların eğitim hakkı, inanç özgürlüğü yok. Yönetim -yaptıkları olanca pişkin açıklamalara karşın- istediği çizgide yaşamayan kimseye yaşama hakkı tanımıyor.

Çin’in batısında bulunan Sincan Uygur Özerk Bölgesi halkı olan Doğu Türkistanlılara yaptığı zulüm, asimilasyon, sindirme, yıldırma politikaları ortada. Çin, Sincan’da “ayrılıkçılık ve terörizmle” mücadele ettiğini iddia ediyor. Uygur Türklerinin çocukları dilleri ve dinlerinin unutturulması için kamplarda toplanıp zorunlu eğitime tabi tutuluyor; erkekleri toplama kamplarında çoğu ölümle sonlanan türlü işkencelere maruz bırakılıyor; kadınları, evlerine yerleştirilen Çinli erkeklerle zorla evlendiriliyor. Ne tuhaftır ki Birleşmiş Milletler bile bu bölgeye giremiyor. Dünya, Çin’in karşısında duramıyor. Türkiye, Çin’den hesap soramıyor. Nükleer silahların bulunduğu gerekçesiyle Irak’ı altüst eden ABD, yüzlerce nükleer silahı olduğu bilinen Çin karşısında suspus.

Daha 8. yüzyılda Göktürk hakanı Bilge Kağan Türk milletini Çinlilere karşı şu sözlerle uyarmıştı: “Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin!”

Görüldüğü üzere Türkler ve Çinliler arasındaki ilişkide yüzyıllardır değişen pek bir şey yok. Çin, aralarında çok sayıda muhalifin de bulunduğu Uygur Türkü mültecilere ev sahipliği yapan ülkelerden biri olan Türkiye’ye, Uygur Türklerinin Çin’e dönmesiyle sonuçlanabilecek iade anlaşmasını kabul etmesi için baskı uyguluyor.

Kimi zaman gündemin gerisine düşen kimi zaman da ön sıralara çıkan Uygur Türkleri meselesinde Türkiye’nin bugüne kadar sergilediği çekimser tutumdan sıyrılıp net bir tavır sergilemesi son derece önemli. 4 Şubat’ta başlayacak olan 2022 Pekin Kış Olimpiyatları’na katılmayarak büyük bir adım atabiliriz. Bu adımla hem Türk dünyasında hem de uluslararası arenada ses getirebilir ve Çin tarafından Uygur Türklerine yapılan zulmü bütün dünyaya duyurabiliriz. Olimpiyat Oyunları’nın amacı; gençliği karşılıklı anlayış ve dostluk ruhu içerisinde eğiterek, daha iyi ve daha barışsever bir dünya kurulmasına katkıda bulunmaksa bu anlayıştan olabildiğince uzak olan Çin boykot edilmeyi hak etmiştir.

Atilla YILDIRIM

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP