DOLAR 16,2835 1.25%
EURO 17,4267 0.66%
ALTIN 969,660,38
BITCOIN 4841912,25%
Isparta
17°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

RUSYA VE NATO’NUN UKRAYNA ISRARI?
231 okunma

RUSYA VE NATO’NUN UKRAYNA ISRARI?

ABONE OL
28 Nisan 2022 15:27
RUSYA VE NATO’NUN UKRAYNA ISRARI?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Aslında başlıktan da anlaşılacağı üzere Doğu ve Batı bloğunun Post Modern soğuk savaşında olayın ana kahramanı olan Ukrayna’ya ne istediğini sorduğu yok. Ukrayna, soğuk savaşın son döneminde iki bloğu neredeyse yeni bir savaşa getirme eşiğinde. NATO ve AB Ukrayna’ya tam destek verirken Rusya Ukrayna’ya NATO’ya yaklaşması durumunda bedel ödeyeceğinin hem altını çiziyor. Tarihi olarak baktığımızda Rusya ve Ukrayna Slav ailesinden gelen kültürel bağları ve Sovyet tarihi itibari ile birbirine çok yakın iki ülke. Hıristiyanlığın Slavlara öğretildiği yer olarak Ruslar tarafından da kabul görmüş başkent Kiev birçok ortak tarihin de ev sahibi olma özelliği taşıyor. Coğrafi olarak da kara komşusu olan Ukrayna ve Rusya hemen hemen aynı dili konuşuyor ve aynı alfabeyi kullanıyor. Modern dönemde elbette belli başlı değişiklikler meydana gelmiş.

Tarihi ve kültürel olarak Rusya’ya daha yakın olan Ukrayna neden Rusya yerine AB’yi tercih ediyor?

Bu sorunun cevabı ‘Turuncu Devrim’ olarak tarihteki yerini alan AB ve NATO’ya yakın Viktor Yanukoviç’in Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi ile verile bilinir. Viktor Ukrayna’yı birçok komşu ülke gibi AB üyesi yapmayı istemiş bu yol ile yolsuzlukların ve birçok reformun geleceğine inanmıştır. Halkı da buna ikna etmiş olacak ki Ukrayna’da o dönem ve günümüze ulaşacak AB hayranlığı artmıştır.

Peki NATO ve AB gerçekten Ukrayna’yı AB standartlarına kavuşturmak mı istiyor?

Ukrayna coğrafi olarak Rusya’ya kara sınırı ve hatta deniz sınırı olan bir ülke. Batı bloğunu genişleterek Rusya’nın soğuk savaş hamlelerini yahut olası bir savaşta Rusya’yı engellemeyi düşünüyor. Belki engellemek değil karşı bir atak planlıyor. NATO ve AB aslında Ukrayna’nın özgürlük ve reform duygularını sömürmüştür. Rusya ise NATO tehlikesini görerek Ukrayna’yı Kırmızı çizgi olarak ilan etmişse de NATO’nun Ukrayna Israrı üzerine, Rusya suni bir darbe tehlikesinden bahsederek bölgedeki Rus destekçilerini desteklemiş ve bir iç isyan başlatmıştır. Rus askerlerinin ve teçhizatının da sivil olarak katıldığı bu isyan bir ilhaka dönüşmüş. Rusya Crımea bölgesini işgal etmiştir. Bu işgal devam ederken NATO ve AB suspus olmuş ve Ukrayna’ya gerekli destek sağlanmamıştır.

Rusya’nın Ukrayna’daki çıkarlarını incelediğimizde, savaşı göze alacak ısrarının sebebi ortaya çıkıyor;

Ruslar Ukrayna’yı doğdukları yer olarak kabul ediyorlar. Öyle ki Kiev Ruslar için Anne şehri olarak kabul ediliyor. Daha öncede söylediğim gibi Ruslar, Slav halkının Hıristiyanlığı Bizanslıların Kiev’e getirerek Slavlara öğrettiğini kabul ediyorlar. Rusya 8 milyona yakın Rus’un bugün hala da Ukrayna’da yaşadığını kabul ediyor.

Rusya’nın bir diğer çıkarı ise Ticari hacim. Rusya ve Ukrayna arasında çoğu Rusya’nın İhracatı ile kayıtlı büyük bir ticari hacmi var. Son dönemde bu hacim Çin’e evirilmiş olsa da Rusya bu pazarı kaybetmek istemiyor.

Rusya Uzun bir dönemdir özellik ile Türk hattından evvel, Gazını Ukrayna üzerinden Avrupa ülkelerine götürmekteydi. Baltık denizi altından Almanya’ya 2 boru hattı olan Rusya bu gaz trafiğini de kaybetmek istemiyor.

Rusya ayrıca Sovyetlerden kalan kamu diplomasisini ve dünyadaki prestijini bozmak istemiyor. Nitekim Turuncu devrim Gürcistan’a ve post Sovyet ülkelerine yayılmış ve ilham olmuştu. Bunun üzerine Rusya büyük bir yumuşak güç kaybına uğramıştı. Turuncu devrim yapan hiçbir ülke AB ve NATO vaatleri ile buluşamaması ayrıca bir ironidir.

Özetle; Batı, bloğunu daha da genişletmek isterken mevcut ülkenin özgürlük ve reform duygularını kullanıyor. Amaç Rusya’nın hareket kabiliyetini sıfırlamak. Rusya ise bunu Ulusal bir mesele olarak görürken Savaş da dahil her türlü ekipman ile bunu engelleyeceğini söylüyor. Ocak ayının 10’u itibari ile Noel tatilinden dönecek olan Rusya Dışişleri ABD ile bir görüşme yaparak NATO’dan bazı garantiler isteyeceği ön görülüyor. Bu garantiler konusunda anlaşma sağlanırsa Ukrayna Tansiyonu bir süre daha dinecek. Aksi olması durumunda Ukrayna yeni bir savaşın eşiğine gelecek. Batının tutumu ise bir önceki krizden farklı olmayacaktır. Zira Rusya fiilen işgal ettiğini söylememiş ve bu da BM raporları tarafından açıkça ilan edilememiş. Ukrayna Halkının kafası BATI ve Rusya konusunda karışmış durumda. Bir gurup Batının çıkarları için Ukrayna’yı kullandığını söylese de bir gurup hala geleceğin AB ve NATO’da olduğuna inanıyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP