DOLAR 15,8836 -0.38%
EURO 16,7475 -0.24%
ALTIN 925,97-0,15
BITCOIN 4825422,80%
Isparta
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

SİYASETE DAİR BİR KAÇ KELAM …
291 okunma

SİYASETE DAİR BİR KAÇ KELAM …

ABONE OL
19 Şubat 2022 16:21
SİYASETE DAİR BİR KAÇ KELAM …
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Türkiye’de her sorunun siyasetle çözüleceği gibi bir anlayış hakim… Siyasetçi de doğal olarak bu süreçte kurtarıcı olarak algılanıyor. Her zaman kurtarıcının biri gidip diğeri geliyor.

Sorunlara tepe çözümler bulmak için hatırlı ilişkiler ağı kurmak en geçerli yol hala…

Bizim gibi doğu karakteristiği ağır basan eleştirilmez; hikmetli liderlerin bol olduğu toplumlarda, siyasete biraz da kutsallık sosu katarsanız tadından yenilmez bir hal alıyor.

Bu da çözümün adresi olarak görünenlere cazibe katmaya devam ediyor. Lidere sevgi ve sadakat gibi ölçülemeyen ancak hissedilen refleksler en önemli değerler olarak karşımıza çıkıyor.

Siyaset hassasiyetler, kırmızı çizgiler üzerine kurulunca bu işten tabir yerindeyse epey ekmek de çıkıyor.

Vatan elden gidiyor yetiş,
Din elden gidiyor yetiş,
Millet elden gidiyor yetiş.
Atam elden gidiyor yetiş.

Siz bunlarla kuşatılmış ve meşgulken birileri tabir yerindeyse müstahkem kaleler ve nüfuz alanları inşa etmeye devam ediyor. Üstelik karşıtlık üzerinden sıkılı yumruk haline gelen insanlar, saf düzenine geçiyor ve siyasetin yaslandığı sosyolojik tabanının sağa sola kaçması engelleniyor.

Kavgalar, hesaplaşmalar, travmalar üzerine kurulu bir sosyolojinin ürettiği siyaset üretme biçimi de böyle oluyor belki de…

Hangi zihniyet olursa olsun, siyaset üretme biçiminiz şeffaflık, hukukun üstünlüğü, adalet ve eşitlik üzerine olmadığı sürece, siyaset nepotizm ve partizanlığa saplandığı sürece bizler hep bir kurtarıcı peşinde koşmaya devam edeceğiz.

Mesela; geleneği olan, kurumsallaşmış güçlü sivil toplum örgütleri çoğalsa, siyaset sivil alana değil, sivil alan siyasete projeksiyon olsa, toplum olarak siyaseti ve siyasetçiyi de tek kurtarıcı olarak görme kolaylığına hapsolmayacağız belki de…

Mesela; siyasete ve siyasetçiye dünya işlerini düzenleme işlevinin ötesinde anlamlar yüklenmese, mistik heyecan ve felsefi motivasyon siyaset dışı ensturmanlara bırakılsa işler daha sağlıklı yürüyecek belki de…

Siyaset toplumu dizayn eden, ayrıştıran, zaaflarından ve acılarından beslenen bir kurum olmamalı. Güçlü bir sivil alan açmalı halka… Siyasetin güdümünde olmayan, herkesin işini yaptığı bir düzen, gelenek, kurumsal kültür inşa edecek bir iklim yaratmalı…

Ne dersiniz bu mümkün olur mu sizce?

Süleyman ORHUN

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP