DOLAR 16,1240 1.23%
EURO 17,2778 1.37%
ALTIN 963,131,53
BITCOIN 470970-2,71%
Isparta
15°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

TOPLUMSAL DAVRANIŞ KODLARIMIZIN BUGÜNE YANSIMALARI
351 okunma

TOPLUMSAL DAVRANIŞ KODLARIMIZIN BUGÜNE YANSIMALARI

ABONE OL
19 Şubat 2022 16:26
TOPLUMSAL DAVRANIŞ KODLARIMIZIN BUGÜNE YANSIMALARI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Tarihsel dönüşümler uzun süreç ister ve farklı disiplinler ile izah edilir. Hiçbir olay tek bir nedene bağlı olarak açıklanamaz. Prof. Dr. Besim Dellaoğlu’nun ifadesiyle tarihsel dönüşümler ve değişimler (ulus devletler gibi) “kısık ateşte” pişerek ortaya çıkmıştır.

Tarihsel süreçleri bizim coğrafyalarda kısık ateşle izah etmek pek mümkün değil… Mesela modernlik serüvenimize bakarsanız bunu görürsünüz.

Türk modernlik serüveni bırakın kısık ateşte pişirilmeyi, ya çiğ servis edilmiştir ya da harlı ateşte yakılarak… Bir kısım da bırakın pişirip servis etmeyi, yemeği beğenmediği için ateşe su dökmeyi marifet saymıştır.

Medeniyet sabır, sükunet, suhulet, zarafet, nezaket, irfan, iz’an, ihtiram demek, ihtişam demektir. Ve bunların hepsi kısık ateş pişer.

Türk toplumu genel olarak sabırsız, aceleci bir toplum yapısına sahip… Peki bu duruma tarihsel davranış kodlarımız bizi zorluyor olabilir mi?

Tarih sahnesine çıktığımız coğrafyanın dayattığı koşulların zorunlu bir davranış biçimi olan konar göçer yaşam refleksi bugün, yenilik hareketlerinde, kırmızı ışıkta beklemede sabırsızlıkta, kamusal alanı kirletmemizde kendini gösteriyor. Tabi bunun altında kamusal alan, özel alan ayırımının göçebe davranış refleksinde doğal olarak az olması yatmaktadır diyebiliriz.

Konar göçerliğin iyi tarafları yok mu? Elbette var. Tarih boyunca uçsuz bucaksız bozkırlarda özgürce at koşturan bir toplum bağımsızlığa ve özgürlüğe aşıktır. Bu davranış hızlı karar verip uygulayabilen bir karekteri de yansıtmıştır.

Aceleci, kuşkulu ama bir o kadar da özgürlüğüne düşkün ve hızlı hareket edebilme kabiliyetine sahip toplum yapısı, savaşçı ve teşkilatçı özelliklerin gelişmesinde önemli bir rol oynamış ve tarih boyunca esaret kabul etmeyen bir ruh yaratmıştır diyebiliriz.

Ancak artık uçsuz bucaksız bozkırlarda at koşturmuyoruz. Bugün ata iyi binmek bir nostaljiden öte bir anlam ifade etmez. Geçmişi bugüne taşımak demek, o zamanın atının gördüğü fonksiyonu bugün ne ile icra ettiğinizdir.

Artık ruhlarımızın da bedenlerimizin de dinginleşmesi, sükun bulması lazım! Besim Dellaloğlu “Dedenizin doğduğu şehirde yaşamıyorsanız yerleşik hayata geçememişsiniz” derken, dedenizin yani geçmişinizin, yani tarihinizin izlerini takip etmezseniz tarihsel ve zihinsel kopuş yaşarken aynı zamanda birikim ve tecrübeden de o kadar uzak kalırsınız demek istemiştir.

• O zaman şu soruyu bir daha sorarak düşünelim?
• Bugün sergilediğimiz önemli bazı davranış biçimlerimizin kaynağı toplumsal genetik kodlarımızda gizli olabilir mi?

Süleyman ORHUN

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP