DOLAR 16,3583 -0.07%
EURO 17,5373 0.03%
ALTIN 973,960,02
BITCOIN 4879732,59%
Isparta
19°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

TRABZON UMUT TİYATROSU 2021-2022 SANAT SEZSONUNU SLAWOMİR MROZEK’İN “SIĞINTILAR” ADLI OYUNUYLA AÇTI.
  • Medya Vatan
  • Genel
  • TRABZON UMUT TİYATROSU 2021-2022 SANAT SEZSONUNU SLAWOMİR MROZEK’İN “SIĞINTILAR” ADLI OYUNUYLA AÇTI.
681 okunma

TRABZON UMUT TİYATROSU 2021-2022 SANAT SEZSONUNU SLAWOMİR MROZEK’İN “SIĞINTILAR” ADLI OYUNUYLA AÇTI.

ABONE OL
7 Şubat 2022 17:03
TRABZON UMUT TİYATROSU 2021-2022 SANAT SEZSONUNU SLAWOMİR MROZEK’İN “SIĞINTILAR” ADLI OYUNUYLA AÇTI.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

 

Trabzon’un köklü tiyatrolarından Trabzon Umut Tiyatrosu bu yıl Polonyalı oyun yazarı Slawomir Mrozek’in 1974 yılında yazdığı Sığıntılar adlı oyunu sahneliyor. Bugün Tiyatro’nun Genel Sanat Yönetmeni, projenin  yapım sorumlusu Cengiz Aydoğdu ve oyunun yönetmeni Nuri Nalbantoğlu ile birlikteyiz.

Cengiz Bey, oyunu seçerken nelere dikkat ettiniz? Kısaca neden “Sığıntılar”?

 

Trabzon Umut Tiyatrosu’nun oyun arşivine baktığımızda toplumsal sorunları ele alan oyunlar sahnelendiğini görebiliriz. İmkanlarımız dahilinde oyun seçimi ve reji anlayışımızla her yıl bir önceki yıldan daha kaliteli, hedefini büyüten bir tiyatro anlayışı ile yolumuza devam ettiğimizi söyleyebilirim.

 

Bu yıl seçtiğimiz oyun yerel olmaktan çok evrensele yönelik bir içeriğe sahip. Karmaşık soyutlamadan yararlanarak Polonya’ya özgü toplum ahlakı ve felsefesi sorunlarını ele alıyor. Mrozek, oyunlarında gerçekleri kendine özgü bir biçimde ortaya koymuş bir yazar. Aynı zamanda çağının önemli sorunlarına tanıklık etmiş bir tarihçi tiyatrocu da diyebiliriz. Sığıntılar adlı oyununda ise kaskatı oyunlar biçimiyle bireye soluk aldırmayan, otoriteyi bireyin üstünde tutan bir zihniyetle, tiyatro estetiği düzeyinde boğuşarak Avrupa’nın geçtiğimiz yüzyılda vardığı – paranoyak, şizofrenik – durumunu  sahneye taşımış ve son sahneyi de traji – komik bir biçimde ortaya koymuş. Mrozek, topluma ve bireye alışılmadık boyutlarda ve derinliklerde ulaşmayı başarmış. Çağında, insanın önce kendisiyle sonra da toplumla hatta tarihiyle yaşadığı yoğun hesaplaşmayı, iktidar ve birey ilişkilerini, çelişkilerini özellikle de otoriteye karşı bireyin nasıl baş kaldırdığını ve tavrını gözler önüne sermiş.

Trabzon Umut Tiyatrosu da perdelerini toplumumuza ve tüm dünyaya karşı sorumluluk hissiyle açıyor. Üretken, öncü, genç, emekten yana; tartışmacı bir tiyatro ortamı yaratmak için açıyor perdelerini. Tiyatro emekçilerinin ve sanatçıların özgürleşmesi; özgür insanın kendini gerçekleştirmesi için açıyor perdelerini. Suya sabuna dokunmadan yapılan, cinselliğin, küfürlerin ve yoz yaşam kültürünün özendirilmeye çalışıldığı, paranın makyaj gücünü kullanarak oluşturulan, zengin dekorlu, cafcaflı tiyatro anlayışı karşısında durmak için açıyor perdelerini. Çıkarcılıktan, iki yüzlülükten, döneklikten uzak duran ve mücadele eden onurlu tiyatro emekçilerine destek vermek için açıyor perdelerini. Nitelikli tiyatro yapıtlarını sergilemek, tiyatronun onurunu savunmak için açıyor perdelerini. Bağımsız, emeğin ve alın terinin ne demek olduğunu çok iyi bilen, halkından kopmayan, içinizden birileri olarak açıyor perdelerini. Ülkeleri işgal altında ezilen, sömürülen, sürgünlere gönderilen dünya halkları için açıyoruz perdelerimizi. Perdelerini açamayan; bütün emekçi halklar için açıyoruz perdelerimizi.

 

Ekip dışından bir yönetmen davet ettiniz. Bu tercihin nedeni nedir?

 

Trabzon Umut Tiyatrosu tarihine baktığınızda on beş yıldır yönetmenlerini kendi içinden çıkaran bir anlayış görürsünüz. Altıdan sonra tiyatro yapan bir tiyatro anlayışından kentte eksikliği hissedilen özel tiyatro anlayışına geçiş olarak görebileceğimiz bu süreçte; geçmiş birikimlerimizi de kullanarak, Trabzon Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi sevgili Nuri Nalbantoğlu ile görüştük, deneyimlerinden faydalanmak istedik. Özel tiyatro anlayışını yerleştirmek için önümüzdeki süreci planlama açısından ortak bir karar aldık. Tiyatromuza ve Trabzon tiyatrolarına bu anlamda çok şey katacağına inandığımız sevgili Nuri Nalbantoğlu’na teşekkür ederiz.

 

Şimdi oyunun yönetmenine dönelim. Nuri Bey, Umut Tiyatrosu ile tanışmanızdan ve “Sığıntılar” projesinden kısaca bahseder misiniz?

 

Bir söyleşi sırasında Cengiz Bey ile tanışmıştım. Trabzon Umut Tiyatrosu’nun hedeflerini anlattılar ve oyunu yönetmem için davet ettiler. Memnuniyetle kabul ettim; benim açımdan şehirdeki tiyatro sanatına katkı verebilmem için güzel bir fırsattı ve çalışmalarımız başladı.

 

Sığıntılar son derece zor, absürd bir metin. Profesyoneller için absürd tarzda yazılan metinleri sahnelemek tedirgin edicidir. Yüzeyde basit bir anlatım vardır ancak metnin derinlerinde büyük anlamlar yatar. Bu yapıyı sahne üstünde kurmak ustalık gerektirir. Ben bütün ekibin elinden geleni yaptığını düşünüyorum, bundan sonraki değerlendirmeleri oyun seyirciyle buluştuktan sonra yapmak daha doğru olacaktır.

 

Oyunun zor bir metne sahip olduğunu söylediniz. Bunu biraz açar mısınız?

 

Oyunda dünyaya farklı pencerelerden bakan ancak birlikte yaşamak zorunda olan iki göçmeni seyrediyoruz. Oyunun konusu bu bakımdan son derece güncel: Bir binanın bodrumuna “sığınıp” yaşamaya çalışan iki göçmenin yaşamı… Her ikisi de oyun boyunca karşısındakinin düşüncelerini anlamaya ve değiştirmeye çabalıyor. Bu ikilinin hayatla baş etme, hayatı anlamlandırma yolculuğuna tanık oluyoruz. Metnin zorluğu bundan sonra başlıyor aslında. Gündelik konuşmaların atında yatan derinliği anlamak için kafa yoracak mıyız? Seyirciler olarak bu karakterleri izlerken kendi hayatlarımızı gözden geçirebilecek miyiz? Yoksa gerçeklerle yüzleşmekten kaçınıp; oyunu göz ucuyla izleyip bununla yetinecek miyiz? Zor metinler seyircinin önüne böyle sorular koyan, seyirci için açmazlar yaratan metinlerdir. Sığıntılar böyle bir metin.

Bir yönetmen, yazarın kurmak istediği dünyayı yorumlar ve üç boyutlu dünyada yeniden inşa eder. Bu tür oyunların farkı yönetmenler için meydan okuma olmalarıdır; oyun hem geniş imkânlarla gelir hem de riskler barındırır. Örneğin bu iki karakterin sıkışmışlığını, oyunun hareket alanını kırmızı dar bir zemine “sıkıştırarak” anlatmak istedim. Bu ise belirli teknik zorluklar oluşturdu. İşte size imkân ve risk! Oyuncularla yaptığım ilk görüşmede onlara bu metne bir meydan okuma gözüyle bakmalarını, karakterlerine hep “başka bir bakış açısıyla” yaklaşmalarını ama her zaman samimi olmalarını önerdim. İlgi çekici sonuçlara ulaştık. Oyuncu arkadaşlarımın karakterlerinin derinliklerine inip inemediklerini, ne kadar samimi olduklarını da oyun seyirciyle buluştuğunda değerlendirmek daha doğru olur diye düşünüyorum.

 

Prodüksiyon sürecinden bahseder misiniz?

 

Öncelikle şunu söylemem gerekir. Bu yapım süreci benim için çok önemliydi çünkü Trabzon’da tiyatro yapma deneyimi edinmiş oldum. İnsanlarla sohbet ederek ya da gözlem yaparak bu deneyimi edinemezsiniz. Trabzon’da tiyatro çok sevilen bir sanat; birçok amatör tiyatro topluluğu oyunlar üretiyor. Bu oyunların birçoğunu büyük bir mutlulukla seyrettim. Bu tiyatrolara bazı destekler verildiğini görüyorum; bu desteklerin yetersiz olduğunu, daha da artması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda benim üzerime düşen bir görev varsa katkı vermeye her zaman hazırım. Diğer yandan üzülerek söylemem gerekir ki şehirde -birkaç girişim dışında- profesyonel/özel tiyatroların eksikliği söz konusu. Bunun için yatırımcıların, girişimcilerin, kültür&sanattan sorumlu yerel yönetimlerin ve eğitimli profesyonellerin iş birliği yapması gerekir. Şehirde nitelikli profesyonel/özel yapımlar ancak böyle gerçekleştirilebilir.

 

Sorunuza da bu bağlamda cevap vermem doğru olur. Trabzon Umut Tiyatrosu zaman içinde profesyonel/özel bir tiyatro olma iddiasında. Bu başarılabilir mi, zaman gösterecek. Süreç hiç de kolay değil. Öncelikle şehirde tiyatro profesyoneli anlamında insan kaynağı sorunu var. Her şeye rağmen elinden geleni yapan, büyük bir heyecanla işine sarılan bir ekiple çalıştığım için çok mutluyum. Unutmamak gerekir ki bizleri bir araya getiren şey tiyatro tutkusudur; bu tutkuyu büyütmek, yaymak için çalışmaya elbirliğiyle devam!

 

Trabzon Üniversitesi bünyesinde açılması planlanan tiyatro bölümü profesyonel insan kaynağı sorununa bir çözüm olabilir mi? Şunu da sormak isteriz; bu yıl öğrenci alımı yapacak mısınız?

 

Devlet Konservatuvarı, Sahne Sanatları Bölümü, Tiyatro Ana Sanat Dalı’na bu yaz aylarında yapacağımız yetenek sınavıyla öğrenci alacağız. Eğitim programımızın amacı profesyonel oyuncu yetiştirmektir. Önümüzdeki yıllarda tiyatro sanatı içindeki diğer meslekler olan yazarlık, yönetmenlik, dramatuji, dekor tasarımı vb. alanlarında eğitim yapılabilir mi? Bunun önümüzdeki yıllarda olmasa da daha ilerde olabileceğini düşünüyorum. Bunun için zamana ihtiyaç var.

 

Bölümümüzden mezun olan arkadaşlarımız tabii ki şehrin tiyatro hayatına çok büyük katkılar verecektir. Ben bunu çok önemsiyorum.

 

Nuri bey son sözlerinizi alabilir miyiz?

 

Ben de Cengiz Bey’e teşekkür etmek istiyorum; beni davet ettiği ve huzurlu bir çalışma ortamı yarattığı için. Ayrıca bütün ekip arkadaşlarıma ve Trabzon Bilim Kültür Sanat Evi ailesine teşekkür ediyorum.

 

5 Şubat 2022 tarihinde prömiyer yapacak “Sığıntılar” da Efecan Baştürk ve Ümit Şahin’i oyuncu olarak izleyeceğiz. Yapım ekibinde Osman Karaosmanoğlu, İrem Saraç, Dilek Gevrek, Hasan Çelebi ve Miraç Aydın görev alıyor. Oyunun müzik&efekt tasarımı Arda Nural’a; afiş tasarımı Ömer Enis Kaya ve Beyza Yıldırım’a; oyun fotoğrafları ve teaser ise Ece Aktaş’a ait. Oyun Sezon boyunca Trabzon sahnelerinde görülebilir.

 

 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP