DOLAR 16,6897 0.3%
EURO 17,5392 0.76%
ALTIN 969,36-0,35
BITCOIN 317224-5,99%
Isparta
21°

AZ BULUTLU

03:28

İMSAK'A KALAN SÜRE

şişli escort

bettilt giriş

TÜRK ORDUSU
1821 okunma

TÜRK ORDUSU

ABONE OL
31 Ocak 2022 18:41
TÜRK ORDUSU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Savaş, bir milletin haysiyeti ve varlığını ortaya koyduğu en çetin imtihandır. Yalnız silahların konuştuğu sanılan bu imtihanda ancak maddi güç, manevi değerlerle beslenip desteklendiği müddetçe zafere ulaşır. Savaş gibi bir ölüm- kalım muhasebesinde başarı şansı barış devresinin milli birliği koruyucu ve kuvvetlendirici çalışmaları ile pek yakından ilgilidir ve savaş; çok daha önceleri, barış yıllarında kazanılır veya kaybedilir.

 

Her millet ordusuna güvenir ve onunla iftihar eder. Çünkü hür ve müstakil yaşamayı sağlayan, dışta istiklale kastedenlere karşı vatan bütünlüğünü, içte bölücülere karşı milletin birlik ve beraberliğini koruyan odur. Ordu, milletin gelecek için teminatını teşkil eder. Ordu kendisine düşen vazifeleri yerine getirmekteki kabiliyet ve hassasiyeti ölçüsünde kendi milletinin minnetini kazanır.

 

Türk Ordusunun yaşı Türk Milleti ile yaşıt olup, ona biçilecek tarih Türk Milleti kadar eskidir. Bu 3-4 bin yılı ifade ederse de, Türk Ordusunun teşkilatına dair araştırmacıların bulabildiği en eski kayıtlar milattan önce 3 ncü yüzyıla aittir. Daha o tarihlerde bugünkü teşkilatımıza benzer şekilde Hun imparatoru Mo-tun 10 bin kişilik birlikler olan ‘’tümen’’leri binlere, yüzlere ve onlara bölerek her kıtanın başına kumandanlar tayin etmişti.

 

Türk Ordusu, tarih boyunca her bölgede muharebe sahalarının şartlarına uygun yöntemler keşfederek ve devrin en tesirli silahlarını kullanarak Asya, Afrika ve Avrupa’da kendisine karşı kurulan mukavemet setlerini kolaylıkla yıkmış, Roma’yı, Bizans’ı, Çin’i, Hind’i Rus’u, Fransız’ı, Yunan’ı güçlük çekmeden mağlup etmiş ve şanla dolu zengin bir tarih yapmıştır. Bu savaşlar çok kere, kuvvet bakımından ölçüsüzlük içinde meydana gelmiş yabancı milletlerin ve devletlerin bilmedikleri muharebe aletleri ve yine onların beceremedikleri savaş taktikleri sayesinde az sayıdaki Türk Ordusu kalabalık ve güçlü düşman ordularını yenmiştir.

 

Tarihte hiçbir zaman Türk Ordusu ile Türk Milleti arasında fark olmamış, ayrılık gözetilmemiştir. Kadını ve erkeği ile her Türk askerdir Türk Milleti ve Ordusu üzerinde tecrübesi ve bilgisi olan bazı kişilerin gözlemleri ve sözleri Türk Milletinin ve Ordusunun gerçek gücünü analiz etmemiz için bize ışık tutabilir.

 

Ünlü Fransız komutan Napolyon; ‘’ İnsanları yükselten iki büyük meziyet, özellik vardır: erkeğin cesur, kadının sadık olması. Bu iki özelliğin yanı başında her iki cinsi, kadınla erkeği şereflendiren tek bir iyi özellik vardır: vatana, icabında her şeyi tereddütsüz feda edecek kadar, bağlı olmak. Bu iyi özellikler, en büyük kahramanlığı, hayatın zorluklarına karşı göğüs germeyi doğurur. İşte, cesur Türkler bu çeşit kahramanlardandır ve ondan dolayı, Türkler savaşta asla yenilemezler.”  Ünlü Alman generali Moltke’nin ‘’Ordu Milletin en canlı örneği Türklerdir’’ sözleri bunların en somut örnekleridir.

 

Avusturyalı Mareşal Montecuccoli ‘’Türkler ölmesini biliyorlar, Bende ölmesini bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim.’’ demiştir. Dokuzuncu yüzyılda yaşamış olan Arap edibi Cahiz; ‘’ 10 milletten 10 yiğidin kuvveti bir Türk’ün kadar olamaz.’’ diyerek Türk Ordusunun kudretini övmüş, ondan bin sene sonra ise Başkomutanımız Atatürk; bizzat kendisinin emir komuta ettiği asker için ‘’Bir Türk 10 düşmana değil, dünyaya bedeldir.’’ diyerek gerçek durumu tespit etmiştir.

 

Milletimizi ve devletimizi parçalamayı hedef olarak seçen bu güçlerin şu anda karşılarında en büyük engel olarak gördükleri Türk Ordusuna el atmaları kadar tabii bir şey düşünülemez.

 

Ve Balyoz, Ergenekon ve son olarak FETO sürecinde bu kahraman ordu düşmanlarımız ve onların kullandıkları taşeronlar tarafından namert bir şekilde saldırıya uğramıştır.

 

Ama ama unutulmamalıdır ki, barış şartlarının ciddi, disiplinli, vakur Türk Ordusu; tehdit karşısında kan ve kemikten çelik duvarlar meydana getirebilen, tecavüz anında ise, derhal kahredici bir fırtına heybeti kazanan bir kuvvettir.  Tarih bunun kanıtıdır. Sadece Ağustos ayı içinde kazandığımız bazı önemli savaşları saymak yeterlidir. Aziz vatanımız Anadolu 26 Ağustos 1071 Malazgirt Savaşının bize bir armağanıdır. 29 Ağustos 1526 Mohaç Savaşı orta Avrupa’nın 200 yıllık geleceğini tayin etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel taşı olan Başkomutanlık Meydan Muharebesi yine Ağustos ayı içinde meydana gelmiştir.

 

Türk Ordusu, Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti için bu yeni asimetrik savaşı ya da atalarımızın tabiri ile bu namert savaşı yine zaferle kazanacaktır.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP