DOLAR 16,1279 1.24%
EURO 17,3202 1.6%
ALTIN 959,951,19
BITCOIN 473401-2,57%
Isparta
15°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Yapmayın beyler, kıymayın kadınlara!
221 okunma

Yapmayın beyler, kıymayın kadınlara!

ABONE OL
28 Ocak 2022 16:50
Yapmayın beyler, kıymayın kadınlara!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

”Şiddetle değil ama sevgiyle kazanabilirsiniz”
Aslında bu yazıyı yazıyor olmak bile kendimi kötü hissettiriyor. Kadını korumak zorunda olmak, kadına şiddete hayır demek ve bununla ilgili yapılan her söz, her eylem beni üzüyor. Çünkü bunu çok normal bir şeye tepki veriyor gibi düşünemiyorum, düşünmek istemiyorum. Her şeyden önce canlıya yapılan şiddet beni derinden yaralıyor. Kadın anne değil mi? Kadının yaşam hakkı yok mu? Kadın da insan değil mi, kadının da bir can taşıdığı düşünülmez mi? Bu sorular böyle uzar gider. Ben olaya farklı bir açıdan bakıyorum ve şiddetin anlık bir eylem olduğunu düşünmüyorum. Bu yüzden de bir anda biteceğini, sonlanacağını ne yazık ki beklemiyorum. Öncelikle şiddette rol model çok önemlidir.Ailede çocuklara uygulanan şiddet asıl kısır döngüyü başlatıyor düşüncesindeyim. Baba anneye şiddet uyguluyorsa bunu gören erkek çocuk büyüdüğü zaman eşine şiddet uygulamayı normal görüyor çünkü babası da annesini dövüyordu. Erkek çocukları şiddeti kullanmayı öğrenmekte ve de daha sonra da göreceğimiz üzere, farklı duyguları öfke olarak dışarı vurmaktadırlar. Bu durum bazen kendi kendilerine yönelttikleri şiddet biçiminde tezahür etmektedir.Şiddet uygulayan tedavi programlarına katılan erkeklerin çoğu ya annelerinin mağduriyetine şahit olmuş ya da kendileri mağdur olmuşlardır. Eğer kız çocuğu ise evlendiğinde de eşi şiddet uyguladığında o da normal görüyor çünkü annesi de babasından şiddet görüyordu. Öncelikle aile içinde çocukluktan itibaren şiddetin normal bir insan davranışı olmadığı çocuklara rol modeli olarak göstermeli. Aslında şiddet uygulayan kişi korkaktır ve asla şiddetin nedenini açıklayamaz, çünkü şiddette mantık olmaz. Şiddet uyguladığında kendini güçlü görür kadının karşısında. Kadın da sesini çıkarmıyor ya da çıkaramıyorsa bunun arkası kesilmez. Evlenirken annelerin kızlarına ” Kocandır döver de, sever de” dediğine, kadın şiddet gördüğünde ”Karı koca arasına girilmez” denildiği de unutulmamalıdır. Böyle büyüdü bu kadınların çoğu. Ne yazık ki günümüzde her geçen gün giderek artan kadın cinayetlerinin bir türlü sonu gelmiyor. Gün geçmiyor ki haberlerde şiddet gören, öldürülen kadınlar olmasın. Haberti dinlerken üzülüyor, sonrasında hayat normal akışına devam ediyor ne yazık ki! Adam çocuğunun önünde eşini defalarca bıçaklıyor. Bir başka haberde öldürdüğü yetmiyor, bir de yakıyor. Başka bir haberde öldürüyor, bedenini parçalara ayırıyor ve çöp poşetinin içinde çöp konteynerına atıyor. Yazdığım cinayet romanından bir sayfa değil, gerilim filmi hiç değil. Bunların içinde hayatta kalanlar da var tabii ama hayatları kararıyor. Ne ruhsal olarak ne de bedenen tamamen iyileşemiyorlar, derin izleri kimi yüzünde, kimi yüreğinde hayatı boyunca taşımak zorunda kalıyor. Şiddet kimsenin kaderi değildir, olamaz da. Sebebi ne olursa olsun hiç bir kadın öldürülmeyi hak etmiyor. Hiç bir şiddetin de, cinayetin de haklı gerekçesi olamaz. Namus cinayetleri adı altında öldürülen kadınlar, namusumu temizlemek için eşimi öldürdüm diyen erkekler sözüm size!
Seni dünyaya getiren annen de bir kadın değil miydi? Kadına duyduğun bu kin, bu nefret niye? Allah’tan da mı korkmuyorsun? Sonra da ortada geziniyorsun adam diye. Acımadan öldürüyor, işkence ediyorsun. İş yerinde, sokakta, evde, şiddet uyguluyorsun her yerde. Vermediğin canı alıyorsun, senin insanlığın nerede

Fatoş Taşkın Karadoğan 19/01/2022

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP