DOLAR 13,54040.02%
EURO 15,34890.07%
ALTIN 789,12-0,03
BITCOIN 5745642,19%
Isparta
-7°

HAFİF KAR YAĞIŞLI

YAŞAMA DAİR
381 okunma

YAŞAMA DAİR

ABONE OL
27 Eylül 2021 09:48
YAŞAMA DAİR
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Keşke hayat; başarılardan ve zaferlerden ibaret olsaydı.
Peki ya itiraf edilemeyen korkular, kabullenilemeyen yenilgiler, baş edilemeyen zaaflar ve yeri doldurulamayan kayıplar?

Bunlar da yaşamı zorlu kılan olgular ve bizi biz yapan parçalar değil midir?

Düşünelim.

Akla her geldiğinde denge bozan, düşünceleri alt üst eden, geceler boyu uyku kaçıran, “ne gerek vardı” dediğimiz umulmadık davranışlarla karşılaşmamız ömür dediğimiz badireli yolda dönüm noktalarıdır aslında.

İnsanın toplumdaki yerini, çevresine verdiği değeri meziyetleri kadar doğan her yeni günün mahvına neden olan hataları ve gün yüzüne çıkmamış travmaları belirliyor. Sergilediğin tutuma göre ya baş tacısındır ya da ayak altı.

Zamanla olgunlaşıyor herşey.
Acılar, kırgınlıklar, korkular, endişeler…
Hepsi zamanla…
Zaman içinde…

İnsan da öyle.
Okuduklarıyla donandığını düşünen insanoğlunun, kendini çevresine servis etmek adına seçtiği sömürü içeren cümlelerle, kendine süslü bir maske yaratması ve bu maske ardında mutlu olması ne acizlik!

Oysa olgunluk; yaratılma sebebinin farkına varmak, özüne dönmek, iç sesini duyabilmek, gizlendiği ve kendinden gizlediği kabuklarından canı yana yana sıyrılabilmak değil mi?

Nihayetinde düştüğü ateşte küllenmiş yangının orta yerinde kendine sahip çıkarak ve kendini keşfederek başlıyor bu sancılı olgunlaşma.

Bu can yakan farkındalık iç hesaplaşmayı da beraberinde getiriyor. Artılar, artanlar.
Eksiler, eksilmeler.
Çarpmalar çarpışmalar.
Bölmeler, bölünmeler…

Acıyı bağrına basarak kaybetmeyi göze almalar, vaz geçmeler, sineye çekmeler ve en önemlisi; sabır ve sebatla kabullenmeler…

Herkesten, hatta kendinden bile gizlediği, taşımaktan yorgun düşmüş yüreğe çöreklenmiş bu çıkından, sırtına yapışmış bu kamburdan, detaylara gizlenmiş tek bir sözü, o tek bir söze anlam katan bir ses tonunu, söylenmemiş sözlerde düğümlenmiş kısık bir çığlığı duyduğunda kurtuluyor ve bir karara varıyor sonra.

Çünkü ;
duyabilmek gelişmektir,
gelişebilmek empatidir,
empati olgunluktur,
olgunluk ise insan hayatında bir milattır.

Bütün bunlar özümsendiğinde; gücünü kendi kökünden alan, dallarıyla göğü kucaklayan ulu bir çınar gibi tek ve hürdür artık insan.

Kendi ışığını bulmuş yürekler için yaşanan sevinçlere ve acılara, alınan tüm kararlara katkısı olan herkes kadar, kötülükler de kutsaldır artık Yaradan’ın bahşettiği tüm güzellikler gibi.
Çok şükür…

Ülkü OLCAY

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP