Yazı Detayı
21 Nisan 2021 - Çarşamba 16:40
 
AÇLIK BEKLER Mİ?
Servet AVCI
merve@medyavatan.com
 
 

Covid-19 dolayısıyla kaybettiğimiz vatandaş sayımız 1999 depreminde kaybettiğimizin iki misli… O da şimdilik… Tabii sayıları doğru kabul ettiğimizde…
Dünya, krizlerinden biriyle karşı karşıya… Kaynaklara baktığımızda, Covid-19 salgını, tarihin en büyük küresel salgınlarından biri olmaya doğru ilerliyor…
Kaynaklar, tarihteki en büyük salgın olarak, 1347-1351 yılları arasında yaşanan ve yaklaşık 200 milyon insanın öldüğü 'kara veba'yı gösteriyor…
541'de yaşanan 'birinci veba salgını'nda 40-45 milyon kişi ölmüş… O zamanki dünya, daha doğrusu Avrupa nüfusu hesaplandığında, ölüm oranlarının yüzde 50'lere yaklaştığı görülüyor…
Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan 'İspanyol gribi'nde yaklaşık 50 milyon kişi ölmüş…
16. Yüzyıl'da 'çiçek hastalığı' dolayısıyla kaybedilen insan sayısı 60 milyon civarında…
***
Covid-19 salgını, Milat'tan sonra yeryüzünde yaşanmış 'en büyük 5. salgın' olma yolunda ilerliyor… O da bizim yaşadığımız zaman kesitine denk geldi…
Dünya ekonomik dengeleri bundan etkileniyor, kırılgan ekonomiler daha fazla etkileniyor… İş yerleri kapanıyor, işsizlik artıyor, sosyal bunalımlar tetikleniyor, belirsizlik dolayısıyla orta ve uzun vadeli planlar yapılamıyor…
Çünkü öncelikler değişti, değişmek zorunda… Gelişmiş ülkeler, vatandaşlarına dayanma gücü sağlamak için çok daha rahat kaynak aktarabilirken, Türkiye gibi ülkelerde son derece sınırlı destekler söz konusu…
Sosyal dokusu sağlam toplumlarda, dayanışma duygusu problemleri erteleyebilir ama ortadan kaldıramaz… İnsanların açlık sınırına doğru ilerlediği, intiharların arttığı, sosyal adaletin tam sağlanamadığı bir toplumda cinnet hâline geçilmemesi için yönetimlerin tedbir alması gerekiyor…
***
Hem hükûmet hem de belediyeler, ne kadar süreceği bilinmeyen küresel salgın ve onun ekonomilere olumsuz etkisi dolayısıyla, önceliklerini değiştirmek 'insan'ı ve onun 'hayat hakkı'nı esas almak zorunda…
Özellikle 2019'da seçilen belediye yönetimleri, küresel salgını kucaklarında buldular… Şimdi bu belediyeler sınırlı kaynaklarını nerelere kullanmalı? Acil yaralara merhem olacak alanlara mı? Yoksa uçuk ve çılgın projelere mi?
Belediyelerin önceliği ne olmalı? İnsanın en acil hayati ihtiyaçları mı? Yoksa ileride de hayata geçirilebilecek projeler mi?
Tüm dünya gibi bizim ülkemiz ve şehirlerimiz de büyük maddi kriz yaşıyor… Gelişmiş ülkelerin bu krizi kendi adlarına tolere edebilecek güçleri var ama bizim maalesef öyle gözükmüyor… Daha ağır kriz kapıya dayanmış durumda…
Vatandaşın ekonomik sıkıntılarını gidermek belediyenin aslî görevi değil ama bu krize duyarsız kalabilmesi de mümkün değil… Kaldırımı üç yıl sonra da yapabilirsiniz ama aç insanın açlığını üç ay sonra gideremezsiniz…
Olağanüstü dönemden geçiyoruz… Asfaltın yenilenmesi geciktirilebilir ama intihar aşamasındaki insana geç kalamazsınız… Hayati olmayan bir projeye milyonlar akıtmaktansa, yatağa aç girmek zorunda kalanlara Hızır olmak, yetimi güldürmek, garibe nefes olmak çok daha önemli, çok daha kıymetli…
Siyasî tutkularla yapılan itirazlara ve eleştirilere çok aldırış etmemek lâzım… Mazlumun, masumun, garibin, düşmüşün, tutacak bir el bekleyenin hâli, siyaseten yapılan o eleştirileri de yerle bir eder…
Şehir, emanetse, o şehirde yaşayıp hayata tutunmak isteyenler de emanettir… Şimdi en önemli sosyal sorumluluk, o emanete sahip çıkmaktır… Önce insanın hayatını kurtarmak gerekir… O hayatı kolaylaştırmak ise arkadan gelir, önden değil… 

 

 
Etiketler: AÇLIK, BEKLER, Mİ?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Nisan 2021
ASRIN MÜJDECİSİ ÇOCUKLAR'A
15 Nisan 2021
USTA'NIN AZİZ HATIRASI ÖNÜNDE
10 Nisan 2021
PARAYLA İNŞA EDİLEMEYEN GERÇEK:GÜVEN
05 Nisan 2021
BARİ ARİF SAĞ'A SORSAYDINIZ !
03 Nisan 2021
YÜKSEK MİNARELERDE O KANDİLLER HEP YANACAK
29 Mart 2021
MUHALEFET NAZAR ETMESİN YETER !
27 Mart 2021
YENİDEN İHBAR EDİYORUM !
24 Mart 2021
ZULÜM BİZDENSE !
15 Mart 2021
TEBRİKLERİ ÖNCE HDP Mİ KABUL EDECEK?
08 Mart 2021
Adliyenin konumunu atalım mı?
13 Şubat 2021
Hangisi daha kötüdür?
16 Ocak 2021
Oscar neyimiz olur?
02 Ocak 2021
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın
25 Aralık 2020
Halk yönetime el koymuştu değil mi?
30 Kasım 2020
Şair, ressam bestekâr Çatlı!
26 Kasım 2020
Kim kiminle nasıl helâlleşecek?
21 Kasım 2020
Yaralar bile kapanmamışken…
14 Kasım 2020
Biz o çözümü iyi biliyoruz!
11 Kasım 2020
Yardımlar niye rahatsız eder?
07 Kasım 2020
Değişmez kural: Neye lâyıksak!
17 Ekim 2020
Ha gayret, Oscar'a az kaldı
12 Ekim 2020
Stratejik suskunluk
10 Ekim 2020
Mesajı aldık mı?
03 Ekim 2020
Bu devlet, o çocukların da devleti
30 Eylül 2020
Şükretmeden olmaz!
26 Eylül 2020
Sahi bunları ne zaman konuşacağız?
24 Eylül 2020
Akıl kullanmaya yeniden davet
21 Eylül 2020
Bu karar mahkûmiyet kararıdır
17 Eylül 2020
O kitap ne oldu?
14 Eylül 2020
Arkalarında bir vatan bırakanlar
07 Eylül 2020
Yüzde 80 negatifse!
05 Eylül 2020
Saymaz'ın Şehvetiye Tarikatı
31 Ağustos 2020
Abdullah Gül'ü de unutmamak lâzım!
28 Ağustos 2020
Yeni başlayanlar için tekrar Kızılelma kılavuzu
24 Ağustos 2020
Ne kadar da yerliyiz!
20 Ağustos 2020
Oğuz'da er tükenmez!
10 Ağustos 2020
Yerli kimdir? Neresinden tanınır?
08 Ağustos 2020
Tam da prangalarımızdan kurtulacakken!
07 Ağustos 2020
Bu bedeli kim ödeyecek?
04 Ağustos 2020
Erken seçimde kimin garantisi var?
27 Temmuz 2020
Seni çok seviyorum!
25 Temmuz 2020
Üzüldüğün şeye bak!
14 Temmuz 2020
Sistemin garantisi kaç yıldı?
14 Temmuz 2020
Ayakta kalanlar kutlamalara devam etsin!
Haber Yazılımı