Yazı Detayı
21 Şubat 2021 - Pazar 20:09
 
ARZIN MERKEZİ
Mehmet Uygar KELEŞ
mehmetkeles@medyavatan.com
 
 

 

Geçtiğimiz hafta gündem oldukça yoğun geçti. Gara’da şehit olan vatandaşlarımızın ardından ortalık toz duman, herkes bir suçlu arıyordu.

 

İşin aslı ise zamanı biraz geriye sarmakta gizli esasında…

 

Sayın Cumhurbaşkanımız, 8 Şubat Pazartesi günü; ”10 Şubat Çarşamba günü yapacağım Millete seslenişi dinleyin. Müjdelerim var!” demişti.

 

Çarşamba günü Gara Operasyonu yapıldı.

 

***

 

Temel doğum uzmanı olmuş.

Bir gece yarısı çağrıldığı ilk doğumdan suratı asık dönünce karısı Fadime merakla;

"Ne oldi?" diye sormuş.

Temel üzgün cevap vermiş;

"Bebeği de anneyi de kaybettik ve pir de babayı. "

Fadime şaşırmış ; "Ula anne ve bebeği anladum da babayı nasul kaybettinuz?"

Temel başlamış anlatmaya:

"Forsepse dayanmış, pütün gücümle çekiyordum. Çocuğun pacağu kopunca pütün ağırlığımla arkaya düştüm. Adamcağuz arkada duruyormuş. Başı duvara çarptı, peyin kanamasundan ciddi"

 

Bir hafta sonra Temel'i yine doğuma çağırmışlar.

Temel geç saatte yorgun argın ama mutlu şekilde eve dönmüş ve girer girmez;

”Müjde Fadumeciğum müjde!” diye bağırmış “ Operasyon çok başarilu geçtu! Pu kez babayu kurtardum!"

 

***

 

Anlaşıldı ki müjde; 6 yıla yakın süredir PKK’nın elinde rehin olan 13 vatandaşımızın kurtarılarak, yurda getirilmesiymiş.

 

Hain terör örgütü PKK, elindeki silahsız vatandaşlarımızı kalleşçe ve acımasızca şehit edince, müjde acıya dönüştü. Operasyon sırasında da üç şehit verince, neticede 16 şehidimizle birlikte büyük bir acı, üzüntü ve kızgınlıkla kalakaldık.

 

Hain terör örgütünün elindeki vatandaşlarımızı kurtaramayan iktidar bu kez itibarını kurtarma derdine düştü. Operasyondaki başarısızlığı söylemek neredeyse vatan hainliği ile bir tutulmaya başlandı.

 

Keçecizade İzzet Molla, iki yüz yıl önce;

“Meşhurdur ki fisk ile olmaz cihan harap

Eyler onu müdahane-i aliman harap”

 

Yani “Herkes bilir ki cihan fitne, fesat ile harap olmaz.

Onu, bilginlerin dalkavukluğu harap eder.” diye boşuna söylemez… (!)

 

***

 

Temel, yurt dışından erken dönünce, Fadime, hasret giderdiği eski aşkı Dursun’u çırılçıplak şekilde dolaba saklamış. Yol yorgunu Temel, soyunmuş ve elbisesini koymak için dolabı açınca birden dellenmiş ve;

”Ula Fadume pu ne rezalet?” diye bağırmış.

“Sana kaç kere kendu kullandiğun şeyleru penum tarafa koyma demedum mi?”

 

***

 

Şunu bir kere daha açıkça belirtelim ki; PKK da FETÖ de hain birer terör örgütüdür!

 

Ak Parti iktidarının bu ülkeye yaptığı en büyük hizmet de, bugün onlarla yaptığı mücadeledir.

 

Ama bugün onlarla yaptıkları mücadele; dün, FETÖ’yü darbe girişimi yapacak, PKK’yı vatan topraklarında kendi polis örgütü kuracak kadar kuvvetlendirip, cesaretlendirenin de Ak Parti iktidarının beceriksizliği olduğu gerçeğini asla değiştirmez.

 

O yüzden bırakın da eleştirelim, bırakın da kızalım.

 

Çünkü biz de Temel gibi kime ve neye kızacağımızı bilmediğimiz sürece; daha çok çocuğumuz ölür ve biz de bu gidişle sadece BABA’yı kurtarırız.

 

***

 

Dursun, yeni satın aldığı yağmurluğunu ev arkadaşı Temel’in üzerinde görünce çok kızmış ve

"Pen sana penum elpuselerimu kesunlikle giymeyecesun, demedum mi? Penum yağmurliğumu neden giydun?"

Temel gayet sakin cevaplamış;

"Sana iyilik de yaramayi uşağum. Yağmurluğunu giymeseydum de yenu aldiğun takum elbusen pu yağmurda sirul siklam mi olsayidu?"

 

***

 

Sayın Cumhurbaşkanımızın bizim için yaptığı iyilikler de bana biraz Temel'in yardımseverliği gibi geliyor. Ak Parti Genel Başkanı Sayın Erdoğan’a da öyle geliyor olmalı ki;

“Siyaseti başkaları gibi sırça köşklerde değil milletimizin arasında yapacağız. Milletle arasına mesafe koyan, vatandaşla arasına aşılmaz duvarlar ören, bir hareketin varacağı yer tarihin tozlu sayfalarıdır.” buyurmuşlar.

 

Aralarına nifak sokmak istemem ama bakalım, 2 saray, 6 kasır, 3 köşk kullanmakta ve 2 yeni saray yaptırmakta olan Sayın Cumhurbaşkanımız, Ak Parti Genel Başkanının, doğrudan kendisini hedef alan bu sert saldırısına karşı nasıl cevap verecek?

 

Zira dili biraz serttir, bilirsiniz.

 

Ak Parti Genel Başkanının sözleri ile devam edelim:

“Vatandaşla arasına aşılmaz duvarlar ören bir hareketin varacağı yer tarihin tozlu sayfalarıdır!”

 

Eh, doğru söze ne denir?

 

***

 

Doksanlık Temel doktora gidip;

”Doktor pey!” demiş başını göstererek “Cinsel duygularum çok yüksekte, ta burada!”

Doktor tebessüm ederek cevaplamış Temel’i;

”Ne mutlu sana Temel amca. Bu yaşta daha ne istiyorsun?”

“Şey doktor peyciğum...” demiş Temel mahçup şekilde ve üreme bölgesini göstererek devam etmiş,

”Artık biraz aşağuya da insun isteyrum!”

 

***

 

Şu sıralar muhteşem ikilide durum tam tersine. Onlar; yukarı çıksın istiyorlar. Muhteşem ikiliden kimleri kastettiğim yeterince açıktır, umarım.

 

Muhteşem ikilinin tedirginliğini Sayın Cumhurbaşkanımızın yukarıda söylediği sözlerden çıkarmıyorum. Avrasya Araştırma Şirketi 2- 20 Şubat arasında 1160 kişiyle bir araştırma yapmış.

Sonuçlar çok çarpıcı.

 

Önce şunu hatırlatalım ki Avrasya Araştırma en son seçimi yani 23 Hazirandaki İstanbul seçimini en doğru tahmin edem şirket.  O yüzden sonuçlar ciddiye alınmalı.

 

***

 

Çocukluk arkadaşı Dursun’un evlendiğini duyan Temel;” Mutlu misun?”diye sormuş.

“Hemi da çok mutliyum!” demiş Dursun “ Zaten Fadume’ye görür görmez çarpilmiştum!”

Mutluluğun formülünü alan Temel hemen trafiği en yoğun caddeye gitmiş ve kendini gördüğü ilk güzel kadının arabasının önüne atmış. Temel’e çarpan kadın telaşla bağırmış;

“Delirdiniz mi beyefendi? Niye kendinizi arabamın önüne attınız?”

Temel acı içinde zar zor;

“Hanumefendiciğum!” demiş “Mutliluk penum de hakkum!”

 

***

 

Evet, muhteşem ikili anketi görür görmez çarpılıp mutlu olmuşlar mıdır bilmem.

Ancak sonuçlar gerçekten çok çarpıcı ve ben görünce çok mutlu oldum.

 

Halka, “Bugün milletvekili seçimi olsa hangi partiye oy verirsiniz?” diye sormuşlar.

 

Oy oranları şöyle: AKP yüzde 34.1, CHP yüzde 27.3, İYİ Parti yüzde 14, HDP yüzde 10.1, MHP yüzde 7.5, Gelecek Partisi yüzde 2.7, DEVA Partisi yüzde 2.4, Saadet Partisi yüzde 1.4.

AKP ve MHP'den oluşan Cumhur İttifakı'nın oy oranı yüzde 41.6; CHP ve İYİ Parti'den oluşan Millet İttifakı'nın oy oranı ise yüzde 41.3.

 

Yani toplamda Cumhur İttifakının karşısında olan 58.4’lük bir seçmen topluluğu var.

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yarışması halinde Erdoğan'a yüzde 30.9, İmamoğlu'na yüzde 32.5 oy çıkmış.

Sayın Erdoğan ile Mansur Yavaş'ın aday olması halinde ise; Erdoğan’a yüzde 31.9, Yavaş'a ise yüzde 41.1 oy çıkmış.

 

Sonucu; kararsız oyları da dağıttıktan sonra değerlendiren şirket sahibi Sayın Özkiraz, Erdoğan’ın ikinci turda yüzde 42-58 veya yüzde 40-60 gibi tarihi bir fark ile seçimi kaybedebileceğini belirtmiş.

 

Benim için anketteki en çarpıcı sonuç ise; Sayın Erdoğan’ın oyunun ilk defa partisinin oyunun altında çıkması.

 

Kendisine tavsiyemiz; seçim kampanyasında ille de Jules Werne’nin kitaplarından yararlanacaksa; “Aya Yolculuk” değil, “Arzın Merkezine Yolculuk” kitabından yararlanması.

 

Çünkü millet de artık Temel gibi bazı şeylerin yukarıda olmasını değil, aşağıya inmesini istiyor. Enflasyon gibi, hayat pahalılığı gibi, en büyük bela işsizlik oranları gibi...

 

Yoksa Aya yolculuk yapacak şanslı Türk henüz belli olmasa da;  İlk seçimde Arzın Merkezine gömülecek isimler çoktan belli.

 
Etiketler: ARZIN, MERKEZİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı