Yazı Detayı
30 Temmuz 2020 - Perşembe 23:26
 
Ayasofya
Remzi DOĞAN
 
 

     Ayasofya, her milletin, her toplumun, hatta her ferdin ayrı manalar yüklediği bir mabet.

 

    Ayasofya, her kullanım şekliyle birileri için üzüntü kaynağı iken, diğerleri için sevinç kaynağı olmuş ve olmaya devam edecektir.

 

    Ayasofya, mabet olmanın çok ötesinde manalar yüklenen, mabet üstü bir yapı. Cumhuriyet Türkiye’sinde, Müslüman Türk 'ün kızıl elması, batı karşısında bir kaç asırdır ezilmişlik duygusu, mağlubiyet ruh hali yaşayan Türk milletiyle beraber, belki top tekin olmasa da kahhar ekseriyetiyle İslam dünyasının emperyal güçlere karşı başkaldırı sembolü.

 

   Ayasofya’nın yeniden ibadete açılışı, ABD’nin her geçen gün, dünya güç merkezi olma özelliğinden uzaklaşması, Çin, Hindistan gibi devasa nüfus ve ekonomik yapılarıyla yeni güç merkezlerinin ortaya çıkmaya başladığı dünya milletler arenasında, Türkiye merkezli, Türk dünyası ve batı güdümünden yakasını kurtarabilen bazı İslam ülkelerinin de omuz verdiği yeni bir güç merkezinin işaret fişeği olabilir diye düşünenlerin azımsanmayacak oranda olduğunu da gözlemlemek mümkün.

 

   Ayasofya’nın açılışıyla beraber, batının şımarık çocuğu Yunanlıların sızlanmalarının yanında, başta Fransa olmak üzere, İstanbul, Anadolu ve Ortadoğu üzerinde emelleri olanların, doğu toplumları karşısındaki psikolojik üstünlüklerinin ellerinden kaldığının telâşını yaşadıklarını da görüyoruz.

 

    Ayasofya’nın açılışıyla beraber, Türk Libya birlikteliğinin Sirte’de göstereceği başarı, Hafteri destekleyen bütün ülkelerin, Türk- Azeri birlikteliğinin Ermeniler karşısında göstereceği başarı, Ermenistan’ı destekleyen ülkelerin(ki aynı ülkeler) bir daha sükût-u hayale uğramalarına sebep olacaktır.

 

   Ayasofya’nın açılışıyla beraber, Türk-Libya birlikteliğinin Sirte’de, Türk-Azeri birlikteliğinin Karabağ da göstereceği başarı, bölgesel ve milletler arası her meselede, fil in züccaciye dükkânına girdiği patavatsızlıkta giren küstah güçlere, daha temkinli adım atmaları gerektiğinin mesajını verecektir.

 

   Türkiye’nin ekonomik kırılganlıklarına, zaaflarına hukuktaki handikaplarına rağmen, menfaati öncelemeyen birliktelik, güç merkezi olma yolundaki adımlar, dünyaya sadece menfaat gözlüğüyle bakanların uykularını kaçırmaya yeter sebeptir.

 

   Dışarıda bu kadar etkisi olan bir olayın, ülke içinde bir etkisi olmayacak mıdır? Olacaktır elbet. Kelebek etkisi mi olur, arı etkisi mi olur göreceğiz. Ama arı etkisinin daha baskın olacağını görür gibiyim. Kimi kesimler arının iğnesine maruz kalırken, kimi kesimler de balından poleninde kadar her nimetinden faydalanacaktır.

 

   Ayasofya’nın açılışını birileri, siyasete alet etmeyelim demeye devam edecektir. Cennet mekân Fatih, Ayasofya’yı camiye çevirip cumayı burada kılarken, aldığı karar siyasi değil miydi? Dünya ya hükümranlığının ilanı değişimiydi? Elbette bu gün de Ayasofya’nın açılışı siyasi bir karardır. Ve bu kararın alıcıları, sonuna kadar bu karardan faydalanacaklardır.

 

   Atatürk 'ün kararını deldirtmeyiz anlayışıyla hareket eden bir kesim de, Türk milletinin ruh dünyasını hala anlayamamış olduklarının farkına varamamışlardır, bu da ayrı bir garabet.

 
Etiketler: Ayasofya,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı