Yazı Detayı
19 Kasım 2020 - Perşembe 15:05
 
CEP HERKÜLÜ
Tuba YALÇIN ÇELİK
tyalcincelik@medyavatan.com
 
 
Her şey "ol emri" nin tecellisidir. Ve ben de bu tecellinin bir rüknüyüm. Geldiğim zaman, yetiştiğim çevre, temas ettiğim insanlar ve bütün eylemlerimle ben de o "ol emri"nin bir parçasıyım. Ben de bu sahnede, doğduktan ölünceye kadar ciddi bir özne ve aktörüm. 
Sâdettin Ökten
 
Hayatta birçok rolümüz var hepimizin. Anne, baba, evlat, komşu, kardeş, yeğen, işçi, işveren... Saymakla bitmeyecek nice roller. En çok hangisini severiz, hangi rolümüzde başarılıyız, bunu kendi vicdanımıza sorup, kendi tartımızda tartmamız gerekir diye düşünüyorum. Ama bir rolümüz daha var ki tüm rollerimizin zirvesinde ve tüm rollerimizi şekillendirmesi gereken "vatandaşlık" rolümüz. Kul olmak rollerin üzerinde bir "gaye" diye düşünüyorum. O yüzden bu yazıda kulluk gayemizden hiç bahsetmeyeceğim. Bu başka bir yazının konusu olsun diye şimdilik kenara bırakıyorum.
 
Vatandaşlık rolü gelişigüzel ifa edilecek bir rol değil, olmamalı. Hayattaki tüm rollerimizi vatandaş rolünün bilincinde yerine getirmeliyiz. Evlatlarımızı yetiştirirken iyi vatandaş- iyi insan olmaları adına, diğer rollerimizi yaşarken ise iyi vatandaş olduğumuzun ispatı şeklinde davranmalıyız. Şahsi çıkarlarımız nispetinde değil, vatanın ve toplumun çıkarları nispetinde hareket etmeliyiz. Vatanın kutsal olduğu gerçekliği ile düşünüp, "bal tutan parmağını yalar" zihniyeti kölesi bir enayiliği kenara bırakarak, vatanı olmayanın namusu dahil, hiçbir şeyi olmayacağı bilincine erişmeliyiz. Bu bilince erişmek ise vatanı sevmek ve vatana faydalı olmak düşüncesi neticesinde oluşur kanaatindeyim.
 
Hayatta ne isek, kendimize bu hayatta biçtiğimiz vazife ne ise, en iyisi olma iddiası ile hareket etmeliyiz. 
 
Bugün Naim Süleymanoğlu' nun ölüm yıldönümü. Başarılı bir sporcu ve başarısı oranında da muazzam bir vatandaş olarak hafızalarımıza kazınması gereken bir Türk Evladı. Dokuz yaşında haltere başlayan, on altı yaşında rekor kırarak şampiyon olan, böylece halter tarihinde en genç dünya rekortmeni unvanını alan, kariyeri boyunca üç Olimpiyat Altın madalyası, yedi Dünya Şampiyonluğu ve altı Avrupa Şampiyonluğu alan, tam kırkalı kez dünya rekoru kıran bu Türk Evladı Bulgaristan Türkleri nezdinde zulüm altındaki tüm Türklerinde sesi olmayı başarmıştır.
 
Onun mücadelesi spor başlığı altında Türklük mücadelesi, kimlik mücadelesi olarak tarihe geçmiştir. Ne kadar başarılı olursam o kadar söz sahibi olurum. Bulgar Türklerinin yaşadığı zulmü dile getirmem daha kolay olur mantığı ile harekete geçip, Türkiye topraklarına ölümü pahasına kaçarak, varınca yere kapanıp toprağı öpecek kadar millet sevgisine haiz bir Türk gencidir. 
 
"Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu”, şahsi fikrimce kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Mücadele ruhunu anlatan, kendisini feda etmek adına hedefine koşan bir Türk Gencinin hayatını anlatan, çoluk çocuk izlenecek bir yapım olmuş. Sinema eleştirmeni falan değilim, haddim de değil. Milli duygularıma dokunduğu ve yakın tarihi hafızalarımıza kazıdığı, Türk olmanın bedelinin nasıl ödetildiğini görmek adına muazzam bir film olmuş. Bıkmadan, sıkılmadan, milli duygularımızın coşmasına vesile, gözyaşlarımıza hâkim olamayarak izleyebileceğimiz bir film efendim, izlemediyseniz ve dikkate alırsanız, tavsiye ederim...
 
Özellikle türkü sevsem de kulağıma ve ruhuma hoş gelen her müziği dinleyen bir insanım. Bu filmin müziği de hakikaten çok güzel ve pek alışkın olmadığım bir türden. Eypio söylüyor efendim ismi Naim, dinlemediyseniz bir kulak vermenizi yine naçizane tavsiye ederim. Bakalım sizi de saracak mı aynı duygu 
 
" Omuzumda dünya yükü öyle koçum adım atıyom
Saçlarıma rüzgar vuruyor
Onlar bana isim arıyor, kül sandılar alev alıyom.." sözlerinin de içinde olduğu bu şarkıyı dinlerken?
 
İyi insanlar, iyi vatandaşlar olmamız yolunda attığımız okların hedefini bulması duası ile şimdilik bu kadar.
 
Esen kalın efendim... 
 
 
Etiketler: CEP, HERKÜLÜ,
Yorumlar
Haber Yazılımı