Yazı Detayı
06 Şubat 2021 - Cumartesi 11:29
 
DUA İLE...
Tuba YALÇIN ÇELİK
tyalcincelik@medyavatan.com
 
 

            Bugün şehrimin en eskilerinden olmasına rağmen dimdik ayakta kalabilmiş bir çarşısından geçtim. Geçtim evet; çocukluk yıllarımdan o dükkanların kokusu ile, çarşının loşluğu ile bir kez daha geçtim. En sevdiğim Yeşilçam filmlerinin kekremsi tadı sardı damağımı. Ediz Hun'un nezaketi, beyefendiliği ve naifliği dokundu yüreğime. Yüzümde çocukluktan kalma şapşal ama kocaman bir gülümseme. Çocukluğumu bile aşıp, daha da geçmişe gitti sanki ruhum.

 

            Maskeyle ne kadar çekebilirsem içime çektim çarşının kokusunu. Ne güzel naftalin kokuyor çarşı, naftalinli tüm anılarımı zihnime sererek...

 

            Çarşı çıkışında yaşlı bir teyzeyle karşılaştım. Elinde bir baston, tam benim önümde ticari taksiden, taksici yardımı ile indi. Taksici trafik akışını engellememek adına teyzesi indirip, karga tulumba arabasına binip yola devam etti. Teyze, şaşkın şaşkın sağa sola bakındı, belli ki bir yardım umdu görüp fark edenlerden. Yanına yaklaşıp "Teyze, yardım edebileceğim bir şey var mı?" dedim. Biraz tereddütten sonra, yolu göstererek, "şu tarafa gidiyorsan yardım etsene, beraber yürüyelim, ben kolundan tutunayım."  dedi.

 

            Yürümeye başladık belki üç beş dakikalık yolu onun hızı ile on, on beş dakikada yürüdük. Önce beni tanımaya çalıştı; öğrenci miyim, çalışıyor muyum, ne iş yapıyorum, evli miyim, çocuğum var mı, kaç çocuğum var? Sorular sorduktan sonra bana biraz güveni oluşmuş olacak ki ilerideki bankaya gittiğini söyledi. Ayağı kırılmış, alçı çıkarılmış ama ayağı tam düzelmemiş, hala şişlik varmış, ondan dolayı ayakkabısını bile tam giyememiş. "Yardım edip, ayakkabını çekeyim mi?" dedim. "Yok ayıp kızım, hiç olur mu, sana zahmet olur." dedi. "Aşkolsun ne zahmeti?" diyerek şiş olan ayağını, incitmemeye çalışarak, biraz zorda olsa ayakkabısına geçirdik. Biraz daha yürüyüp, hoş beşten sonra bankanın önüne geldik. Bankamatikte mi işi var, neden yalnız çıkmış, çoluk çocuğu- torunu torbası yok mu, bu havada ve bu şartlarda neden yalnız çıkmış soruları aklımda dönüp dolaşsa da söylemek istemez, mahcup olur diyerek yuttum, sormadım.

 

            Düşünceler kafamda dolaşırken ve karınca hızı ile yürürken, teyzem benim sormama gerek bırakmadan, kendiliğinden; "bankanın içerisine girelim veznede işim var, sana zahmet olmazsa" dedi. İçeriye girdik, banka veznesinde sırasını aldıktan sonra "ben artık gideyim mi teyze" dedim. Aslında yeteri kadar yardım ettim manasında değildi bu izin isteyişim, belli ki para çekecekti ve dünyada kimseye güven yoktu, ne haberler duyuyorduk, yaşlıların paralarını çalıp kaçan, dolandıran, vicdansız ve şeref yoksunu insan sıfatlı mahluk sayısı az değildi malum. Tedirgin olmasından korkarak, müsaade istemiştim.

 

            Teşekkür ettikten, "evlatlarının gününü göresin, yavrularının ekmeğini yemek nasip etsin Allah sana, ayağına taş değmesin, Allah' a emanet ol... " diye dualarını sıraladıktan sonra "bir bana yaklaşsana" dedi teyzem. Cüzdanından çıkardığı, elinde sıkı sıkıya tuttuğu on lirayı bana uzatarak "bununla çocuklarına çikolata alırsın benim adıma, olmaz mı?" dedi. "Olmaz teyzeciğim sen bana vereceğini verdin, dua ettin ya, yardım etmeme müsaade ettin ben de bu vesile ile mutlu oldum ya, birbirimize yarenlik ettik, sohbet ettik daha üzerine parada mı alacağım" deyip gülüştükten sonra yanından ayrıldım.

 

            Banka güvenlik görevlisine teyzeyi emanet edip,"tamam ben taksi çağırıp, teyzeyi yolcu ederim" sözünü aldıktan sonra, bankadan ayrıldım.

 

            "Yardımın gizli olanı makbuldür" düsturuna sonuna kadar inanan biriyim. Aaaa ama şimdi bunu neden anlattın, derseniz; bu benim kendime yaptığım iyilikti, ruhuma nasıl iyi geldi, nasıl bir hafiflik kattı bana, Allaha havale edilenlerden değil, emanet edilenlerden olmanın nasıl bir hazzı vardı bunu dile getirip sizlerle paylaşmak adına yazdım tüm bunları.

 

            "Eğer dua için temiz bir nefesin yoksa, var yürü de temiz gönüllü dostlarından dua dile.” der Mevlâna Hazretleri. Temiz olan bir nefesin duasında yer almak ne büyük nimetti, insanın kendine yapabileceği en güzel ve büyük yatırımdı çok şükür.

 

            Şimdilik esen kalın, eski Türk filmlerinin naifliği sarsın ruhunuzu efendim... Dua ile vesselam...

 

 
Etiketler: DUA, İLE...,
Yorumlar
Haber Yazılımı