Yazı Detayı
30 Ekim 2020 - Cuma 23:04
 
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ
Av. Mahmut Sami BÜYÜKYILMAZ
msbuyukyilmaz@medyavatan.com
 
 

"Eğer bana Cumhuriyet nedir? diye sorarsınız cevabım şudur: 'Cumhuriyet benim işte!' Isparta, Atabey'in İslamköy’den çıkmış bir köylü çocuğunu Cumhurbaşkanı yapan, Cumhuriyettir. Cumhuriyet budur." Süleyman Demirel
 

Süleyman Demirel gibi bürokrasi, siyâset, mühendislik, tıp, hukuk ve benzeri birçok alanda kariyer yapmış, birçok köylü çocuğu hikâyesi okumuş veya dinlemişizdir. Günlük hayatımızda ve çevremizde de (özellikle 40-50 yaş üstü) birçok insanın Anadolu’nun bir köyünden çıkıp, okuyup kariyer yaptığına şâhitlik ederiz.
 

Dershaneler, özel okullar, kurslar, özel dersler, internete ve bilgi teknolojilerine erişim ve sâhip olabilme imkânları açısından geride bıraktığımız çeyrek asırda o kadar farklılıklar ve eşitsizlikler oluştu ki artık bundan sonra bu tür şeylerle karşılaşacağımızı pek sanmıyorum.

Eğitimde (ve hayatın bütününde) fırsat eşitliği o kadar bozuldu ki, bu olumsuzlukları ve dezavantajları aşıp, Anadolu'nun bir köyünden çıkan bir çocuğun, geçtiğimiz yüzyılda olduğu gibi kariyer yapabilme imkânı çok azaldı.


Bu durum elitlerin dolaşımını engellediği gibi, toplumsal sınıflar arasında geçişkenliği de sınırlamaktadır. Ortaya çıkan eşitsizlik insanımızın içerisinde bulunan potansiyeli değerlendirebilmesini engellediği gibi, ülkemiz açısından da yüksek potansiyele sâhip çocukların yeteneklerini keşfetme, geliştirme ve kendi ve ülke yararı için kullanabilme imkânını kısıtlamaktadır.


Eğitim imkânlarında oluşan eşitsizlik hayatın tüm alanlarına yansımakta, eğitim imkânlarından maddî ve ekonomik koşullar sebebiyle mahrûm kalan çocuklarımız; içlerindeki potansiyeli keşfetme, geliştirme, kendi ve ülke yararına kullanabilme imkânından mahrûm kalmaktadırlar. Bu sebeple de bir takım makam, mevki ve imkânlar toplumun bir kesimin tekelinde kalmaktadır/kalacaktır. Sınıflar arasında geçişken ligin azalması ve insanların kendini geliştirebilme olanağından mahrûm bırakılması ileride bir takım toplumsal ve siyasal sorunlara sebebiyet verebilir.


Görünen o ki bundan sonraki yıllarda eğitim ve kariyer, ekonomik durumu iyi olan ve dolayısıyla çocuklarına diğer çocuklardan farklı ve fazla (özel ders, kurs, özel okul, bilgi teknolojilerine kolay ulaşım) imkânları sunabilen küçük bir azınlığın elinde olacak.

Bu sebepten lise bitimine kadar eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, tüm çocuklarımızın eşit imkânlarla yarışmaları, yeteneklerinin keşfi ve desteklenmesi, hem insanımız hem ülkemiz açısından bir zorunluluktur.


Ülkemizde kısıtlı imkânlar içerisinde yeteneği keşfedilmemiş ve/veya yeteneğini geliştirme imkânı sunulmamış bir gençlerin keşfi ve kendini geliştirebilme imkânı sunulması, en az doğal bir zenginliğin keşfi kadar ehemmiyetlidir.


Bunun için anaokulundan başlayarak özellikle ilkokul seviyesinde, işin uzmanı eğitimciler, pedagoglar ve diğer uzmanlar vâsıtasıyla çocuklarımızın kabiliyetleri tespit edilip, yönlendirilmeli. İmkânı olmayan âilelere bu konuda gerekli maddi destek verilmelidir.


Bununla birlikte devletin, sosyal devlet olma gereğini yerine getirip ekonomik durumu iyi olmayan, bu sebeple dezavantajlı olan kesim çocuklarına hak ettikleri eğitimi alma imkânlarını (kurs, burs, yurt, bilgi teknolojileri desteği gibi) sunması bir zorunluluktur.

 

 
Etiketler: EĞİTİMDE, FIRSAT, EŞİTLİĞİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı