Yazı Detayı
22 Ocak 2021 - Cuma 11:53
 
EN BÜYÜK HATAMIZ DÜNYAYA DALMAMIZ
Erdal SADİ
 
 

 

Ahirette en fazla pişmanlık duyacağımız şeylerden biridir Dünya sevgisi ve ona bağlanmak

İnsanın aklını başından alır

Fakirlik endişesiyle gecesini gündüzüne katarak sadece ona çalışır

Ahirete inanır fakat yokmuşçasına hareket eder

Rızkına Allah’ın kefil olduğunu söyler ama Rızıksız kalacağı korkusuyla haramlara tevessül eder

 

* Bir şeyi çok sevmen, seni ona karşı Kör ve Sağır eder *

 

Zaten Şeytanın istediği de bu değil miydi, bunun için Mevlâ’dan izin istememiş miydi? ( ÂRAF SURESİ 14 )

 

Mübarek Peygamberimiz ( S.A.V ) buyurdu ki;

Dünya sevgisi bütün hataların başıdır

 

Ekseriyetle, İmtihanı kaybedenler Dünyaya aşırı Muhteris olanlardır

Zira Hz. Ali’nin dediği gibi

“Dünya ve Ahiret iki Kuma gibidir

Birini hoşnut ettiğin kadar diğerini kızdırırsın “

 

Yalnız Rabbimizin seçtiği ve sevdiği kullar vardır, işte onlar koruma altındadır.

 

Fahri Kâinat efendimiz (S.A.V) buyurur:

* ALLÂH cc bir kulunu sevdiğinde, sizden birisi SU dokunan hastasını Nasıl sudan koruyorsa, sevdiği kulu Dünyadan işte öyle korur *

 

Kimler geldi kimler geçti şu Dünyadan

Siyaset sahasında Firavunlar

Şöhret ve Zenginlik sahasında Kârunlar

İlim sahasında Bel’amlar

 

Hepsi aldananlar zümresine girdi ve İlâ Cehenneme zümerâ oldu

 

MÜSLÜMAN KARDEŞİM UNUTMA!

“ Dünya Müminin zindanı, Kâfirin Cennetidir “

 

Varsın İmansızlar ahiret yokmuş gibi çılgınca eğlensinler

Varsın Şan ve Şöhretin kulu olan acizler, sana nispet yaparcasına dünyanın keyfini sürsünler

 

Bizim Bâkî sevincimiz, her şeyin gönlümüzce olmasını beklediğimiz yurt Cennet yurdudur.

 

Âlemlerin Rabbi buyuruyor ki;

” Kim ahiret kazancını isterse, onun kazancını artırırız. Kim de Dünya kazancını isterse,  ona da istediğinden veririz, fakat onun ahirette hiçbir nasibi yoktur “

 

İnsanlığın iftihar tablosu ( S.A.V ) bir gün ashabıyla bir yerden geçiyordu, bir koyun leşine rastladılar, bunun üzerine ashabına buyurdu;

“ Sizce bu koyun sahibi bu leşe değer verir mi ?”

“ Vermez Ya Rasûlellâh! Değersiz gördüğü içinde çöpe atmış zaten “

“ Nefsimi kudret elinde tutan zata yemin ederim ki, bu koyunun sahibi nazarında bu Leş nasıl değersiz ise Allah katında Dünya, bu leşten daha değersizdir. Eğer ALLÂH (c.c) bu dünyaya sineğin kanadı kadar değer vermiş olsaydı, Kâfire içecek bir yudum Su dahi vermezdi “

 

Dünyayı da Ahireti de yaratan Hâlıki zül Celâl hazretleridir.

Birine hiç değer vermezken

Diğerini övüyor ve sürekli teşvik ediyor

 

İmam Gazali hazretleri naklediyor:

“ Hz. Âdem Cennetteki yasak ağaçtan yedikten sonra artıklarını çıkarmak için kuytu bir yer aradı. Allah’u Teâla bir Melek gönderdi ve ona sordu;

“ Ey Adem Ne arıyorsun ?”

“ İhtiyaç gidereceğim bir yer “

“ Nereye yapmayı düşünüyorsun? Yatağın üzerine mi, Tahta üzerine mi, Nehirlere mi, yoksa ağaç gölgeliklerine mi? Burada o iş için elverişli bir yer yok, hadi Dünyaya İN!

 

İşte Cennete kıyasla Dünyanın değeri

 

Yaşlılar sıra sıra

Gençler ara sıra

Herkes girecek

Bir gün mezara

 

Dünya hayatının oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu, asıl yurdun ise Ahiret olduğunu Yüce Kitabımızdan öğrendik

( ANKEBÛT SURESİ 64 )

 

Senaryoyu hazırlayan ve yöneten Allah

Herkesin bir rolü var ( Kulluk )

Kim ne kadar iyi oynayacak onu test ediyor, filmin sonunda herkes toprak oluyor ve Huzuru ilâhiyede ictimaya intikal ediyor. İşte hepsi bu (!)

 

Dünyaya Aldananlar hüsran yaşayacak

 

Varsa dünya yoksa dünya diyenler

Keşkelerin fayda vermediği o günde kafayı vurmak için duvar arayacak

 

Mezarlıklar, Dünyada işleri yarım kalan insanlarla dolu ve hiç kimse tamamlayıp gitmedi, hep eksik kalan bir şeyleri vardı.

 

Dünya sevgisini kalbe sokmamanın adına ZÜHD ve bunu hakkıyla yerine getiren bahtiyar kullara da ZÂHİD diyoruz.

 

Yüce Rabbimizin bizlere örnek olarak gönderdiği eşsiz insanın (S.A.V) benzersiz hayatını müşahede ettiğimiz vakit, dünya ile hiçbir kalıcı bağlantısının olmadığını görüyoruz.

İsteseydi eğer dağlar komple ALTIN olup yanında dolaşırdı, isteseydi Kral olup saraylarda yaşar zevkü sefa içinde bir hayat sürerdi ama O, istemedi ve belki de kendinden başka kimsenin reddetmeyeceği bütün bu tekliflere kibarca HAYIR dedi.

 

“ Ben ve Dünyanın misali, Yolculuk esnasında bir ağacın gölgesinde bir müddet dinlendikten sonra tekrar kalkıp giden yolcunun misali gibidir “

Buyurarak, kendinden sonra gelecek Ümmetine açıktan bir işaret çakmıştı.

 

Bu demek değildir ki, çalışmayalım, kazanmayalım aksine çok çalışıp çok kazanalım, Dinimiz bunun önüne set çekmemiş kazanç limitine sınır koymamıştır, hem güçlü Müslüman güçsüz Müslümandan hayırlıdır, fakat buradaki güçten maksat Maddi güç olup servetini ALLÂH yolunda harcayan Cömert kullardır.

 

Ancak dünyayı kalbine sokanlar, hiç ölmeyecekmiş gibi mal biriktirenler, Zekâtını, Sadakasını ihmal edenler, eksilecek korkusuyla sürekli Cimrilik edenler, işte bunlar kınanmayı Hak eden ve Zenginliğin hakkını veremeyip Malı ile birlikte yerin dibine geçen KÂRUN modeli insanlardır.

 

“ BİR GÜZEL KISSA “

 

Kadın evliya denince ilk akla gelen İsimlerden Râbiatül Adeviyye Hazretleri’nin yanında bir kişi sürekli “ Dünya şöyle kötüdür, Dünya işlerine dalanlar kaybeder, Dünyaya bel bağlamamak lazım “ gibi sözlerle Dünyayı kötüleyince, Mübarek buyurdu ki ; “ Sen Dünyayı ne kadar da seviyorsun?”

O kişi “ Olur mu efendim, ben sürekli onu zemmediyorum “

“ Eğer sevmeseydin bu kadar çok zikretmezdin, insan neyi seviyorsa onu çok zikreder “ buyurdu

 

 Muhabbetinin hepsi veya çoğunluğu Dünya işleri olan insanlar, Kalbi katı olan katılığı nispetinde Allah’tan uzak olan kişilerdir. İşte böylelerinden uzak durmak fayda sağlar velev ki en yakın akrabamız dahi olsa!

Sohbetimizi Büyük İslam Âlimi İmam Gazali hazretlerinin şu veciz sözleri ile Hitama erdirelim

 

“ Siz zannediyor musunuz sadece hastalıklar bulaşıcıdır, bilakis Hallerde bulaşıcıdır. Birlikte vakit geçirdiğin kişinin hali iyi ise sana iyilik, kötü ise sana da kötülük yansıyacaktır “

 

Rabbim! Dünyaya burada kalacağımız kadar, Ahirete de orada kalacağımız kadar değer vermeyi ve ona göre amel etmeyi, özelliklede Ateşe dayanabileceğimiz kadar Günah işlemeyi (!) nasip eylesin ÂMİN

 

Sizleri, emanetleri asla zayi etmeyen Yüce ALLÂH’a emanet ediyorum

 

 

BİR SORU -  BİR CEVAP


SORU:*Uzakta olan yakınlarından birinin gelmesini bekleyerek, Cenazeyi bekletmek Caiz midir ?

* CEVAP:* Dinimizde asıl olan Cenazeyi yıkayıp-Kefenleyip hazır ettikten sonra Cenaze namazını kılarak defin işleminde acele etmektir.Bu şekilde acele davranmak, vefat eden kişi için bir bakıma İkramdır.Çünkü Cenaze , uzun süre bekletilirse bozulur ve Kokmaya başlar.Böyle olması ise Vefat eden kişinin saygınlığını korumamaktır.
Eğer akrabalarından bir kısmı uzaktaysa ve Ceset bozulmadan gelip yetişebileceklerse Cenazenin bir müddet bekletilmesinde bir beis yoktur.Aksi halde kimsenin HATIRI İÇİN Cenaze bekletilmez.
Rasûlullah (S.A.V) efendimiz , sahâbesinden bir kişiyi gece defnetmişti.
Ayrıca Hz.Ebûbekir ( Sıddık ) , gece vakti vefat etmiş ve sabah olmadan defnedilmişti.

 
Etiketler: EN, BÜYÜK, HATAMIZ, DÜNYAYA, DALMAMIZ, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı