Yazı Detayı
03 Mayıs 2021 - Pazartesi 15:38
 
GELECEĞİMİZ
Tuğtigin ŞEN
tsen@medyavatan.com
 
 
 
   3 Mayıs Türkçülük Günü olması sebebi ile sosyal medya gruplarından birçok bilgilendirme ve kutlama mesajları alarak günümüze başladık. Gelen mesajlar çoğunlukla Türk milli kimliğini ve Türk milli kültürünü öven yazılar üzerine yoğunlaşmıştı. Bizde kendimizi ve milletimizi bu gelen övgü mesajları içinde yeniden sorgulama fırsatı yakaladık. Bu yazımızda bu sorgulama sırasında tespit ettiğimiz bazı acı gerçekleri ve hayal ettiğimiz mutlu geleceğimize nasıl ulaşabileceğimizi sizlerle paylaşmak istedik.
  Türk kimliğini M.Ö.2500 yıllarına kadar geriye Orta Asya’ya götürmek mümkündür. Türkler M.Ö.1700’den sonra ilk yurtlarından ayrılarak Orta Asya’nın çeşitli yönlerine dağılmışlardır. Hunlar ve Göktürklerde olduğu gibi kendilerine has bir cihan hâkimiyeti ülküsü ve kendilerine has kültür yapıları ile geniş topraklara sahip devletler kurmuşlardır.
  Türklerin 10.yüzyılda İslamiyet’e girmeleri sadece Türkler için değil dünya tarihi için de önemli olaylardan birisi olmuştur. Böylece Türkler kendileri tarafından oluşturulan içinde Türk-İslam sentezi değerleri taşıyan yeni bir kültür yapısı ile İslam’ın liderliğini üstlenmiştir. Bu yeni kültür yapısı ile Anadolu’yu fetih etmiş ve Orta Asya’dan sonra Anadolu’yu ikinci vatanları haline getirmişlerdir. Türkler bu ikinci vatanları Anadolu’da önce Selçuklu Devleti’ni ardından Osmanlı Devleti’ni kurarak yine  cihan hâkimiyeti ülküsü ile dünya tarihini yönlendiren  devletleri ortaya çıkarmışlardır.
   Osmanlı son dönemlerinde devleti ayakta tutmak ve ortak değerler oluşturmak gayesi ile Türk kimliği arka plana alındığından Türklük değerleri İslamiyet içinde zamanla erimeye başlamıştır. Ancak Osmanlı Devleti dağılma sürecine girip gayrimüslim unsurlarda bağımsızlık kazanmak için milliyetçilik fikirleri gelişince Türk kimliği yeniden filizlenmeye başlamıştır.
   Osmanlı Devleti’ yıkılması sonucu işgal kuvvetlerine karşı başlayan Türk’ün ana vatanı Anadolu’yu kurtarmak için yapılan milli mücadelenin kazanılmasında ise Türk kimliği yeniden ortaya çıkmıştır.
   Kısaca; Atatürk’ün liderliğinde Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in kuruluşu ile Türk kimliğinin yeniden canlanması sağlanmıştır.
   Ancak Atatürk’ten sonra; Batı ve özellikle Amerikan hayranlığı giderek yaygınlaşmıştır.  Eğitim sistemi, medya ve kültür politikaları yeni nesilde milli kültürden uzaklaşmalara sebep olmuştur.    Yabancı dille öğretim yapan orta dereceli okullar ve üniversitelerden iyi teknik uzmanlar mezun olmuş ama buralarda milli kültür bilgileri yetersiz insanlar yetiştirilmiştir. Milli kimliğin en önemli unsuru olan Türkçe, özellikle İngilizce’nin istilasına uğramıştır. Türk dili ve kültürü; basın, radyo, televizyon  sayesinde giderek yozlaşmıştır.
    Yine Atatürk’ten sonra milli bünyede dış güçlerin yön verdiği sağ, sol, etnik kökenler gibi sınıflar oluştuğu, bazı çözülmeler bulunduğu ve kültürel değerlerde bir aşınma olduğu görülmüştür. Yine bazı sözde Atatürkçüler, politik kazançlar sağlamak için yanlış politikalar yürüterek dini değerlere ve milli kültüre zararlar vermişlerdir. Sonrasında Atatürk’ün gerçekleştirdiği inkılaplara ve laiklik politikalarına tepki olarak gelişen bazı dini akımlar ve siyasal İslam milli kültüre bu sefer bazı sözde Atatürkçülerden daha fazla zarar  vermiştir. 
   Bu süreçte yeni nesil eski milli kültür ve geleneklerinden bir kopuş yaşamıştır. Yeni sağ, sol, etnik, dini, laik düşünceler eski ortak kültürel değerlerin yerini almaya başlamıştır. Ayrıca bütün dünya ile paralel olarak gelişen maddi düşünce dalgası ile toplumda öncelikle para kazanmak ve bunun için her yolun denenmesi meşru sayılmaya başlamıştır.
   Kısaca; yanlış Batı ve Amerikan hayranlığı, sağ-sol, etnik çatışmalar ve son zamanlardaki Laik-Müslüman çatışması ile yeni maddi düşünceler Türk milli kültürünü yıpratmıştır.
  Geleceğini arayan bir millet ve devlet olarak gelecekte atalarımız Hunlar, Göktürkler, Selçuklular ve Osmanlılar gibi etkin yer almak istiyorsak ve geleceğimiz için artık çözüm arıyorsak; . Büyük atamız Atatürk bizlere ne demiş  bir bakalım;.
‘’Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine yüksek sahne oldu. Bu sahne en aşağı, yedi bin senelik Türk beşiğidir. Beşik, tabiatın rüzgarları ile sallandı. Beşiğin içindeki çocuk, tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu. Sonra onlara alıştı. Onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu.
     Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu. Şimşek, yıldırım. güneş  oldu. Türk oldu.
Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.’’ 
 
 
  Şimdi bizler Türk olarak geleceğimizi arıyorsak; 21. yüzyıl için dünyanın gidişatını çok iyi tahlil etmeliyiz. Sorunlarımızın; iktisadi, ahlaki, askeri, siyasi, etnik, dini ve maddi cephelerini en son ilmi cephe ile ele alıp, her sahada muhakeme ve mukayese etmeliyiz. Bunu adaletle, yüksek ahlakla ve ilimle yapmalıyız.. Ancak o zaman yıldırım, kasırga ve dünyayı aydınlatan güneş olabiliriz.. 
   “Ne Mutlu Türküm Diyene…”
   Türkçülük Gününüz Kutlu Olsun..
   
Tuğtigin Şen
Araştırmacı


 
Etiketler: , GELECEĞİMİZ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Mayıs 2021
TÜRKİYE’YE KARŞI KULLANILAN TAŞERONLAR
12 Mayıs 2021
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
07 Mayıs 2021
HAYATIMIZ BİR UÇAK YOLCULUĞU MU?
26 Nisan 2021
ORTADOĞU ve ERMENİ MESELESİ
23 Nisan 2021
ORTADOĞU ve ERMENİ MESELESİ
15 Nisan 2021
BİZLERE KORONA'DAN DAHA FAZLA ZARAR VERDİLER
09 Nisan 2021
MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZÜN TEMELİ TÜRKÇEMİZ
05 Nisan 2021
OKUL ARKADAŞLIĞI
24 Mart 2021
HAYAT BAYRAM OLSA
18 Mart 2021
ÇANAKKALE SAVAŞINI KAZANDIRAN YÜKSEK RUH
12 Mart 2021
ŞARK MESELESİNDEN BÜYÜK ORTADOĞU PLANINA
08 Mart 2021
MÜCADELE ORMANI
01 Mart 2021
BÖLÜNEN TARİHİMİZ
22 Şubat 2021
ARTIK TÜRK DÜNYASI ZAMANI GELDİ
14 Şubat 2021
S-400’LER ve AMERİKA-TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ
18 Ocak 2021
WHATSAPP BİZLERE DERSLER VERDİ
09 Ocak 2021
AMERİKA BAŞKANLIK SEÇİMLERİ ve ORTADOĞU
04 Ocak 2021
GELECEK YILLAR
25 Aralık 2020
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI BU SORUNU ÇÖZSÜN ARTIK
22 Aralık 2020
2021 YILI İNSANLIK İÇİN YENİ BİR DÖNÜŞÜM OLABİLİR
16 Aralık 2020
Çanakkale ruhu
12 Aralık 2020
TÜRK DÜNYASINA İKİ ANLAMLI MESAJ
02 Aralık 2020
KORONA KURDU ve KUZULAR
22 Kasım 2020
GELECEĞİMİZ ÖĞRETMENLERİMİZ, KOMUTANLARIMIZ ve DİN ADAMLARIMIZ
19 Kasım 2020
SAVAŞ ve KORONA
09 Kasım 2020
ATAM
30 Ekim 2020
İKİ GÜZEL İSİM MUHAMMED ve MUSTAFA
26 Ekim 2020
OSMANLI’NIN BİZE BIRAKTIĞI İKİ DERİN DERS KÂĞIT ve KAHVE
23 Ekim 2020
YOK OLAN DEĞERLER
16 Ekim 2020
GAYRİ NİZAMİ HARP (NAMERT SAVAŞ)
08 Ekim 2020
MİLLETİMİZE ve DEVLETİMİZE SORULARIMIZ VAR
28 Eylül 2020
BİR MİLLET İKİ DEVLET : AZERBAYCAN ve TÜRKİYE
25 Eylül 2020
İNSANLAR SERVETLERİNİ NASIL HARCIYOR?
18 Eylül 2020
TÜRK ORDUSU ve KOMUTANI
09 Eylül 2020
KÜLTÜREL İŞGAL
02 Eylül 2020
KENDİMİZE YAPACAĞIMIZ BİR İYİLİK
28 Ağustos 2020
ÖMÜR
25 Ağustos 2020
TÜRK ORDUSU
21 Ağustos 2020
AVRUPA BİRLİĞİ ve ŞARK MESELESİ
18 Ağustos 2020
EN KRİTİK YATIRIM
05 Ağustos 2020
ŞEHİTLERİMİZİN SORGULATTIKLARI
22 Temmuz 2020
İSRAİL BAYRAĞI
Haber Yazılımı