Yazı Detayı
15 Ekim 2020 - Perşembe 20:54
 
HAYATIN ÇAN EĞRİSİ
Erol AYDIN
erolaydin@medyavatan.com
 
 
Çan eğrisi istatistik ilmine ait bir kavram olarak hayatımıza girmiş olsa da günümüzde özellikle üniversite de başarı sıralaması için kullanılan bir metottur. Temel mantığı tüm verilerin ortalaması ile ortaya çıkan standart sapmaya göre bir grafik oluşturarak bireysel puanların hesaplanmasıdır.
 
Ortaya çıkan grafik çana benzediği içinde bu isimle anılmaktadır. Çan, yapısı gereği eksenden ikiye bölüğünüzde simetrik bir görüntü ortaya koymaktadır. Yani çanın karşılıklı birbirine paralel uç noktaları aynı değeri verse de birisi pozitif diğeri negatif olduğu için aralarında uçurum vardır.
 
Yaşadığımız hayatı bu çan ile özdeşleştirdiğimiz zaman ortaya ilginç ve enteresan sonuçlar çıkmaktadır. Mesela yeni dünyaya gelen bir bebek nasıl ki annesine muhtaç ise bunun karşısında yaşlılıkta da yine kişinin başkalarına mutlak anlamda muhtaç olması çan eğrisi için muhteşem bir örnek oluşturmaktadır.
 
Çanın tam tepe noktası ise insan yaşamı için; güç, kuvvet, kudret, dayanıklılık, mukavemet ve mücadele gücünü için temsil etmektedir. Tam zirvede olmak insanoğluna hep bu şekilde muktedir olacağı hissi ile yalancı bir özgüven vermektedir. Aşağıya doğru inildikçe artık sonun başlangıcı başlamış olacağı için bu süreci durdurmanın veya tersine çevirmenin imkânı yoktur. Bu yüzden hayatın her anını dolu dolu yaşayarak keşkeler konusuna hiç girmemek en doğrusu olacaktır.
 
İnsanoğlu biyolojik yaşına inat hiç kocamayacağını düşünerek büyük bir yanılgı içerisindedir. Eski fotoğraflar, aynalar, yokuşlar, merdivenler, taşıdığı yükler ve görüntüsü ona birçok mesaj verse de bunların hiç birisini ciddiye almaz. Gönül hiç kocamazmış dolayısı ile gönül yaşı ile biyolojik yaş sürekli bir mücadele içerisinde olsa da sonunda kaybeden kemik ve kaslarımız olmaktadır.
 
Beynimiz, sürekli emirler vererek ondan sonsuz istek ve talepleri olmaktadır. Fakat yılların yorduğu bedenimiz bu emirleri çoğu zaman yerine getiremediği için büyük bir panik yaşarız. Kendimizi teselli etmek için; merdivenleri ikişer çıkıyorum, gözlüksüz kitap okuyorum, gençlerle maç yapıyorum, şu kadar mesafe yüzüyor ve şu kadar mesafe koşuyorum diye hava atsa da o da gerçeğin farkındadır artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.
 
  Bu yüzden hava atacağım diye boş hayallere kapılmak ve gövde gösterisi yapmak sadece gövdenizde kalıcı hasarlar bırakacağı için bundan vazgeçin, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır, bunu kabul edin.
 
Sonuç olarak; çan eğrisi matematiğin bir konusu olsa da bizim yaşam döngümüzü de çok güzel anlatan bir göstergedir. İlme saygılı olmak adına kendinizle çelişkiye düşmeden her yaşı kendi koşularında kabullenin ve o şekilde yaşayın. Yoksa çan eğrisinin standart sapması sizi de çarpacaktır.
Esenlik dileklerimle,
 
Erol Aydın
 
Etiketler: HAYATIN, ÇAN, EĞRİSİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Ekim 2020
BABA İLE BABALAR ARASINDAKİ KALIN DUVAR
22 Ekim 2020
IŞIKLAR İÇİNDE NURLARA GARK OLMAK!
19 Ekim 2020
SAÇLARINIZ ANILARDA KALMASIN!
12 Ekim 2020
KÖTÜ DÜŞÜNCELERİ DEFETMEK AMA NASIL?
08 Ekim 2020
ÖMRÜMÜZE KIŞ GELMEDEN…
05 Ekim 2020
BİRLİKTE YAŞAMIN MASUMİYET KARİNESİ
01 Ekim 2020
PARÇALANMIŞ AİLELERİN PARAMPARÇA ÇOCUKLARI
28 Eylül 2020
CEZERİ’YE CEZA KESMEK!
24 Eylül 2020
ETİK DEĞERLER ÇERÇEVESİNDE FUTBOL
21 Eylül 2020
YETKİLİ SERVİSİN, YETKİSİZ ELEMANLARI!
17 Eylül 2020
İMAM-HATİP ALERJİSİNİN ARKA PLANI
14 Eylül 2020
SOSYOLOJİK BİR DENEME OLARAK HDP
10 Eylül 2020
İNSANLARI DİNDEN SOĞUTTUNUZ!
07 Eylül 2020
DİKLENMEKLE, DİK DURMAK ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ
03 Eylül 2020
EĞİTİMDE ÖĞRETMEN FAKTÖRÜ
31 Ağustos 2020
ZİRVEDEKİLERİN ZIRVALARLA İŞİ OLMAZ
27 Ağustos 2020
KUR’AN’DA HER ŞEY VAR MIDIR?
24 Ağustos 2020
BÜNYAMİN’LER BENJAMİN’LERE DÖNÜŞÜRSE…
20 Ağustos 2020
GAGALAMAKTAN, TIKLAMAYA TEKNOLOJİ SERÜVENİMİZ
17 Ağustos 2020
Z KUŞAĞINDA İNSAN SARRAFI OLMAK
13 Ağustos 2020
ŞAİRLER BİR TOPLUMUN VİCDANI OLMAK ZORUNDADIRLAR
10 Ağustos 2020
HER DÜŞÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEYEN ZOR İNSANLAR
06 Ağustos 2020
DÜNYA MALI DÜNYADA KALIR AMA…
03 Ağustos 2020
SEVGİLER KÖR DÜĞÜM OLMADAN, GERÇEK AŞKA ULAŞMAK ZORDUR
30 Temmuz 2020
BAYRAM GELMİŞ NEYİME…
27 Temmuz 2020
ZAMANIN SİLLESİNİ YEMEK İÇİN ZAMANA İHTİYAÇ VARDIR
23 Temmuz 2020
BİZDEN UZAK OLDUĞU SÜRECE ÖLMENİN MAHSURU YOK!
20 Temmuz 2020
YAZAR, NE YAZAR NE YAZAMAZ?
16 Temmuz 2020
15 TEMMUZ’UN ANATOMİSİ
13 Temmuz 2020
AYASOFYA'YI GÖLGELEME ÇABALARI
11 Temmuz 2020
HAZ İLE HIZ ARASINA SIKIŞAN HAYATLAR
Haber Yazılımı