Yazı Detayı
05 Nisan 2021 - Pazartesi 08:59
 
İLETİŞİM DE DİKEYDEN YATAYA GEÇİŞ SANCISI
Erol AYDIN
erolaydin@medyavatan.com
 
 

 

            Bir insan olarak sosyal ilişkilerin sürdürülmesinde iletişim doğal bir süreçtir. Bulunduğumuz konum ve platform gereği olarak da yatay ve dikey iletişim kaçınılmazdır. Ast, üst ve hiyerarşiye bağlı iletişim dikey, bunun yanında aynı düzlemedeki ilişkilerimiz yataydır.

            Dikey ilişkilerde; saygı, sevgi, hürmet ve sempatinin ötesinde kaygı söz konusudur. Bir mecburiyet olarak içinizden gelmese de o şekilde davranma mecburiyeti vardır. Bunun yanında mutlak itaat ile birlikte ram olma da gereklidir. Yatay iletişimde ise hiyerarşik bir basamak olmadığı için ilişkiler daha özgün ve samimi olarak gerçekleşmektedir. Hiyerarşinin olmaması aynı zamanda ilişkilerin sarpa sarmasına da neden olmaktadır.

            Dikey ve yatay iletişimi Müslümanlık üzerinden ele alacak olursak şöyle bir manzara ortaya çıkmaktadır. Mesela müminlerin Allah ile olan ilişkileri dikey bir iletişimdir. Burada kul olma bilinci ile ya sevgi ya da cehenneme gitme korku ve kaygısı ile iletişim kurulmaktadır. Müslümanların aslında Allah ile olan ilişkilerinde yani dikey iletişimde çok fazlı sıkıntı söz konusu değildir. Çoğu Müslüman İslam’ın beş şartını yerine getirdiğinde kendisini kurtardığı vehmine kapılmaktadır. Oysaki bunlar zaten görevdir, bunların dışında ki davranış kalıpları asıl belirleyici olacaktır.

            Müslümanlar yatay iletişimde maalesef sınıfta kalmaktadırlar. İnsanlarla olan ilişkilerinde bir türlü orta yolu tutmaları mümkün olmamaktadır. Trafikte kurallara uymamak, çevreyi ve doğayı kirletmek, hayvanlara eziyet etmek, kul hakkına riayet etmemek gibi birçok konuda yeterli duyarlılığa sahip olmadıklarına şahit olmaktayız. Rehberimiz Kur’an ve sünneti es geçerek gerçek mümin olamayacağımızı bir türlü anlayamadık.

            Sadece alışverişlerde bazı hassasiyetlerimizin olması, gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. Hayatımızın her alanında aleyhimize bile olsa hak, hukuk ve adaletin yanında olmak gerekmektedir. Çoğu zaman Müslüman dünyasının neden geri kaldığı sorgulanarak sözüm ona kabahat inancımıza kesilmektedir. Batının, Müslüman olmadığı halde her konuda ileri olması mukayese edilerek İslam sorumlu tutulmaya çalışılır. Oysaki buradaki problem inancımızla ilgili olmayıp tamamen insanların kendi dinlerini yeterince anlamadıklarından kaynaklanmaktır. Bu suçlama eğer bilgisizlikten kaynaklanmıyorsa art niyetli bir yaklaşımdır. “İlim, Müslümanın yitik malıdır, nerede bulursa alsın!” felsefesine sahip bir inancın geri kalması tamamen kişiseldir.

            Sonuç olarak; Müslümanlar dikey iletişiminden yataya geçerken büyük sancı yaşamaktadırlar. Bana senin yaptığın taat ve ibadetlerin ötesinde insanlara nasıl davrandığın daha önemlidir. Benim ölçüm, insani gelişmişlik ve davranışların ile topluma model olabiliyor musun kaygısıdır. Gerisi Allah ile senin arandaki meseledir, kimseyi de ilgilendirmez. Bu farkı anladığımızda bu fani dünya daha yaşanılır olacaktır.

Saygılarımla,

 

Erol Aydın 

 
Etiketler: İLETİŞİM, DE, DİKEYDEN, YATAYA, GEÇİŞ, SANCISI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Nisan 2021
EN ÖNEMLİ SOSYAL MESELEMİZ
29 Mart 2021
MAĞDURİYETDE YENİ TREND, HOBİ BAHÇELERİ
22 Mart 2021
GÖNÜL DÜNYAMIZ BİZE NE ANLATIR?
15 Mart 2021
KORKMA!
08 Mart 2021
8 MART’IN SOSYOLOJİSİ
01 Mart 2021
PEK SEVİNÇLİ HABERLER GETİRMİYORLAR ARTIK
22 Şubat 2021
SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA 28 ŞUBAT
15 Şubat 2021
MİMİKLERİNİZ MİZACINIZI ELE VERİYOR!
08 Şubat 2021
ESKİYE RAĞBET OLURSA...
01 Şubat 2021
SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ
25 Ocak 2021
SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISI İLE MODA KAVRAMI
18 Ocak 2021
DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇMEK!
11 Ocak 2021
EVİN KÜÇÜĞÜ OLMANIN EKSTREMUM NOKTALARI
04 Ocak 2021
SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISI İLE GASTROENTEROLOJİ
28 Aralık 2020
SELAM VERDİM, RÜŞVET DEĞİLDİR DİYE ALMADILAR!
21 Aralık 2020
SUSMAYI BAŞARMANIN HAZZI İLE ZİRVEYE ÇIKMAK
14 Aralık 2020
SİYASETİN ÖZEL ÇOCUĞU
07 Aralık 2020
SEPETİN UZANMASINI BEKLERKEN...
30 Kasım 2020
TÖREMİZİN SALGINA OLAN OLUMSUZ ETKİSİ!
23 Kasım 2020
SİYASETİN AĞIR ABİSİ
16 Kasım 2020
KİMDİR BU PİYASALAR?
09 Kasım 2020
TÜRKİYE AÇISINDAN ABD SEÇİMLERİ
02 Kasım 2020
DEPREMLE YÜZLEŞMEK…
26 Ekim 2020
BABA İLE BABALAR ARASINDAKİ KALIN DUVAR
22 Ekim 2020
IŞIKLAR İÇİNDE NURLARA GARK OLMAK!
19 Ekim 2020
SAÇLARINIZ ANILARDA KALMASIN!
15 Ekim 2020
HAYATIN ÇAN EĞRİSİ
12 Ekim 2020
KÖTÜ DÜŞÜNCELERİ DEFETMEK AMA NASIL?
08 Ekim 2020
ÖMRÜMÜZE KIŞ GELMEDEN…
05 Ekim 2020
BİRLİKTE YAŞAMIN MASUMİYET KARİNESİ
01 Ekim 2020
PARÇALANMIŞ AİLELERİN PARAMPARÇA ÇOCUKLARI
28 Eylül 2020
CEZERİ’YE CEZA KESMEK!
24 Eylül 2020
ETİK DEĞERLER ÇERÇEVESİNDE FUTBOL
21 Eylül 2020
YETKİLİ SERVİSİN, YETKİSİZ ELEMANLARI!
17 Eylül 2020
İMAM-HATİP ALERJİSİNİN ARKA PLANI
14 Eylül 2020
SOSYOLOJİK BİR DENEME OLARAK HDP
10 Eylül 2020
İNSANLARI DİNDEN SOĞUTTUNUZ!
07 Eylül 2020
DİKLENMEKLE, DİK DURMAK ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ
03 Eylül 2020
EĞİTİMDE ÖĞRETMEN FAKTÖRÜ
31 Ağustos 2020
ZİRVEDEKİLERİN ZIRVALARLA İŞİ OLMAZ
27 Ağustos 2020
KUR’AN’DA HER ŞEY VAR MIDIR?
24 Ağustos 2020
BÜNYAMİN’LER BENJAMİN’LERE DÖNÜŞÜRSE…
20 Ağustos 2020
GAGALAMAKTAN, TIKLAMAYA TEKNOLOJİ SERÜVENİMİZ
17 Ağustos 2020
Z KUŞAĞINDA İNSAN SARRAFI OLMAK
13 Ağustos 2020
ŞAİRLER BİR TOPLUMUN VİCDANI OLMAK ZORUNDADIRLAR
10 Ağustos 2020
HER DÜŞÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEYEN ZOR İNSANLAR
06 Ağustos 2020
DÜNYA MALI DÜNYADA KALIR AMA…
03 Ağustos 2020
SEVGİLER KÖR DÜĞÜM OLMADAN, GERÇEK AŞKA ULAŞMAK ZORDUR
30 Temmuz 2020
BAYRAM GELMİŞ NEYİME…
27 Temmuz 2020
ZAMANIN SİLLESİNİ YEMEK İÇİN ZAMANA İHTİYAÇ VARDIR
23 Temmuz 2020
BİZDEN UZAK OLDUĞU SÜRECE ÖLMENİN MAHSURU YOK!
20 Temmuz 2020
YAZAR, NE YAZAR NE YAZAMAZ?
16 Temmuz 2020
15 TEMMUZ’UN ANATOMİSİ
13 Temmuz 2020
AYASOFYA'YI GÖLGELEME ÇABALARI
11 Temmuz 2020
HAZ İLE HIZ ARASINA SIKIŞAN HAYATLAR
Haber Yazılımı