Yazı Detayı
03 Ekim 2020 - Cumartesi 21:19
 
KAFKASLAR'DA KURT KAPANI VE KARABAĞ MESELESİ
Bülent AKALIN
b.akalin@gmail.com
 
 

Arayı biraz uzattık. Kusura bakmayın. Gündem yoğun olunca yetişemiyorsunuz. Hadiseler birbirini kovalıyor. Zaman su misali akıp gidiyor. He vallahi, aşk olsun! Fransa ve Fransızları güya yazacaktık olmadı, araya Azerbaycanlı kandaşların meselesi girdi. Karabağ ciğerimizde yaradır. İnşallah ve umulur ki, yakın zaman da sağalır. Mesele Türk dünyası, uzak yakın fark etmiyor, bizim meselemiz olunca; sebep ne olursa olsun Anadolu ile ilintilidir. Türk dünyasında ki hiçbir problem, Türkiye’den arızi değildir. Ve kanaat ediniz ki; batı başkentlerinde ve civar ülkelerde bütün toplantılarda Anadolu ve civarı her zaman gündemin birinci maddesidir. Dolayısıyla Kafkaslar ’da olup biten ne varsa bizimle ilgilidir, bizimle alakalıdır.

 

“Önümüzdeki yılları bir elimiz yağda, bir elimiz balda geçmeyecek gibi duruyor. Olsun. Güneş her zaman daha mütekâmil bir dünyaya doğmaz. Tarih ezelden ebede dümdüz uzanan doğrusal bir hat değil, devirli bir oluşumdur. Gün olur en gerideki en öndekinden ileride olur. Garip bir gerçektir; dünyanın hiçbir coğrafyası Anadolu kadar tasalanmamış, dertlenmemiştir. Bu coğrafya bizim kaderimiz ise o eli öpüp, bu tasa ve dertlere tahammül ve irade göstermekten başka da bir yolumuz yok.

 

Anadolu’yu bir şeye benzeteceksek; her budağından sürgün atan, salkım saçak bir böğürtlen çalısına benzeteceksiniz. Bir dalı kurumaya yüz tutarken, diğer dalın meyve verdiğini görürsünüz. Tek bir dala takılıp kalmamalı. Bütüne bakmalı… Anadolu düz akılla anlaşılamaz, pergele, cetvele gelmez. Kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin. Batmaz. BATARSA OKYANUSLAR TAŞAR”*

 

CAN AZERBAYCAN…

 

Üzülerek belirteyim ki, hala bazı arkadaşlar bizim Azerbaycan’la sınır komşusu olduğumuzu zannediyor. Külliyen yanlış. Nahcivan özerk bölgesini saymazsak, Ermenistan ve Türkiye sınırı 328 km, İran la olan sınırımız ise tamı tamına 560 km’dir. Önümüze bir harita almadan meselenin izahı da zor oluyor. Meraklı arkadaşların ilgisini istirham ederim.

 

 

Rusya 1917 Bolşevik devrimi sonrası Anadolu ve Kafkasya’dan çekilir. Bölgede Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’a bağımsızlık verilir ve bağımsız üç ayrı devlet kurulur. Ve fakat aynı Rusya çok değil iki yıl sonra Kafkasya’yı yeniden işgal eder. Bağımsızlığına kavuşan bu üç ülke tekrar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğine dâhil edilir. Biz, Sakarya meydan muharebesini kazandıktan sonra Doğu Anadolu sınırlarımız tanzim edilir. Bu sınırların belirlendiği tarih Kazım Karabekir paşanın temsiliyle, 13 Ekim 1921 Kars anlaşmasıdır.

 

“Azerbaycan’la niye sınırımız yok? Kim kopardı bizi Kafkaslardan?

Bu önemli sorunun cevabı, asıl mesleği banka soygunculuğu olan Stalin domuzunda… Bu kevaşe, puşttur, bizi oralardan ayrı koyan. Sonradan gerçekleşecek Karabağ hançerinin saplanmasının sebebi de odur. Gürcü asıllıdır. Kafkasları çok iyi bilir. Hadiselerin başlangıcından taa ölümüne kadar Sovyetlerin ciddi manada stratejik hamlecisidir. Dönemindeki Mir Sultan Seyid Galiyev dâhil, Türk sürgün ve katliamlarının sorumlusu Jozef Stalin’dir. Hani bazı solcularımızın ağızlarından bal damlayarak anlattığı, parlattığı şorolo var ya, hah tam da o işte…”

 

Glastnost ve Perestroyka ilanıyla iflas eden Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, 1990’lara gelindiğinde, ciddi bir ekonomik ve sosyal buhranla çalkalanır ve kısmen serbest bırakılan Cumhuriyetler, Azerbaycan dâhil, bağımsızlık girişimlerinde bulunur.(Konuyu uzatmamak adına Sovyetlerin devamını sağlama yönündeki 17 Mart 1991 referandumu ve Boris Yeltsin dönemi askeri darbe hikâyesine değinmeyelim)

 

GELDİK Mİ KARABAĞ MESELESİNE!

 

Lafı eveleyip gevelemenin manası yok. 1988-1994 yılları arasında Rus güçlerinin de katkısıyla Dağlık Karabağ, Ermeni güçlerince işgal edilir. Savaş öncesi ve çatışmaların sıcak savaşa dönmesi sonrasında; sayıları binleri bulan Azeri Türkü kardeşimiz Hocalıda, bütün dünyanın gözü önünde kadın, çocuk, yaşlı, genç ayrımı yapılmadan katledilmişlerdir. Tarih bu olayları “Hocalı katliamı”  diye nakleder.

 

Hani Ebulfeyz Elçibey rahmetlinin “Türkiye yaralılarımızı taşımak için bile bize helikopter göndermedi” diye haklı olarak şekva ettiği tarihler… Oysa Kurtuluş savaşı sırasında Neft yani petrol ihtiyacımızı Nermin Nerimanov vasıtasıyla Azerbaycan sağlamış; “kardeşin kardeşe borcu olmaz “diye, hibe etmiştir. Para talepleri olmamıştır.

 

TÜRKİYE’NİN YAKLAŞIMI MI?

 

Turgut Özal hükümeti dönemi, Önce “Erivan’a iki top mermisi düşse ne olur” diyen tombulum, Amerika seyahati sonrası “onlar zaten Şii” diye kestirip atar… O dönemler sadece Kafkaslar değil, Bütün Türk Cumhuriyetlerine yaklaşımımız; malı götürebilme üzerine bina edilen müteahhitlik hizmetlerimizdir. Hepsi bu… Ne kepazelik ama…

 

BÖLGENİN STRATEJİSİ, HAZAR PETROLLERİ VE TOVUZ SALDIRISI…

 

Azerbaycan’ın kanıtlanmış ham petrol rezerv miktarı 2013 itibariyle 7 Milyar varil civarındadır.1846 dan 2017 yılına kadar toplam 2 Milyar ton petrol üretimi yapıldığı kayıtlardadır. Çıkan petrol miktarı ve dağıtım oranları; Azerbaycan Devletine ait SOCAR, Ülkedeki petrol üretiminin yaklaşık olarak 20 sini gerçekleştirir. Üretilen petrolün kalan kısmı ise uluslararası enerji firmaları tarafından çıkartılır. Bu enerji mümbiti canım ülkenin Şah Denizi ve AÇG sahalarındaki petrol işletmecileri BP, EXXON MOBİL, HESS, AMERİKAN CHEVRON, JAPON İNPEKS VE İTOCHU, NORVEÇLİ STATOİL, AZERİ SOCAR VE BİZİM TPAO’dır…(küçük bir hisse aldığımız yönünde duyumlarım var. Doğrusunu bilmiyorum) Bu canım petroller bize Bakü, Tiflis, Ceyhan hattıyla Azerbaycan’ın TOVUZ bölgesi üzerinden Gürcistan’a oradan bize ulaşır.

 

Bir diğer proje, Şah Denizi 2 sahasından bize doğalgaz taşıyan TANAP projesidir. Bu proje de aynı güzergâhı takip eder, BİZDEN DE Avrupa’ya. Kaldı, Londra ile Şangay’ı birbirine bağlayan KARS-TİFLİS-BAKÜ demiryolu hattına. Bu yolunda geçiş noktası, Azerbaycan’ın TOVUZ bölgesi ve Gürcistan çıkışlıdır. Bu hattan Rusya’nın Novoroski kentine ayrı bir petrol taşıma hattı var; bin üç yüz km. hatırladığım kadarıyla… Yani Rus’lar da nemalanıyor, sayılır.

 

Şimdi takriben üç ay evvel Ermeni güçlerince Tovuz’a yapılan saldırının nedenini çözebildik mi? Bilmiyorum!

 

Uluslararası Petrol kartelleri payını alıyor mu? Hee çok net. Bu açıdan Karabağ meselesine tekrar bakmanızı istirham ederim.

 

Bölgenin ekeleri yani kabadayıları; Ruslar, Amerikalılar epeyce İngilizler ve Fransa’dır. Dikkat ediniz Azeri petrollerinden pay alan Fransız şirketi yoktur. Sancılı adamlar, yemeye alışmış. Kuyruk acısı var mı, yoruma açık.

 

E be kardeşim batı nereye kadar bu çulsuz Ermenilerden yana tavır alacak? Yani akıl var! Rusya ve Putin Ermenistan’dan desteğini niye çekti acaba? Ülkede ciddi bir Soros etkisi olduğunu Rusya çok iyi biliyor. Ruslar kendilerine kayış atanı sevmezler. Mihail Saakaşvili döneminde Gürcistan’ı niye vurdular? Hatırlayınız.

 

KİSRA’NIN ÇOCUKLARI

 

Benim mezhep taassubum yoktur. Kimsenin de olmaması lazım. Ancak son Karabağ meselesinde bir kez daha gördük ki, bu İRAN ‘a güvenilmez. Korkuları büyüyecek Azerbaycan’ın, İran Azerbaycan’ı ile birleşmesidir. Kaldı ki Azeri kardeşlerimizin çoğu da Şii kökenlidir. Bizim Fars veya Pers aklını kestirebilecek izanımız var mı? Bilmiyorum… Epeyce kızıyoruz bunlara ama çok eski bir tarihe dayanan Rusya, Ermenistan ve İran arasında imza edilen bir saldırmazlık anlaşması var… Güya, dostluğun kaynağı bu.

 

Sahi Büyük İskender midir nedir, kaç yıl Perslere misafir olmuş? Bilenimiz var mı? Zerdüşt ateşinin hala yandığı söylenir. Kerbela hadisesinde bunların rolü nedir? Hani aynı dinin mensupları değil miyiz? Araplar farklı mı ki? Halt etmeyelim, tadında bırakmak lazım. Yazı uzadı.

 

TARİH MİLLETLER VE ÇIKARLAR MÜCADELESİDİR…

 

Karabağ meselesine, değişik ülkelerden destek açıklamaları var. İsimlerini yazmayalım. İleriye matuf neler olabileceği meçhul. Zamanın ne getireceğini kimse kestiremiyor. Olağanüstü hallerde şartlar değişebilir. Erken banlamanın âlemi yok...

 

Sağlıcakla

 

*Alatlı ve benden…

*Sayısal veriler internet kaynaklıdır.

 
Etiketler: KAFKASLAR'DA, KURT, KAPANI, VE, KARABAĞ, MESELESİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı