Yazı Detayı
24 Nisan 2021 - Cumartesi 14:44
 
Kıskançlık
Özlem ALTINTAŞ
 
 

 

Saçın yüzüne değse telini kıskanırım 
Birine söz söylesen dilini kıskanırım 
Saçın yüzüne değse telini kıskanırım 
Birine söz söylesen dilini kıskanırım…

 

Demiş Hikmet Eyüb Ebcioğlu sene 1970 lerde. Ve çok sevilmiş şarkı. Dillerden dillere, nesilden nesile günümüze kadar gelmiş. 

Sadece o mu ki? Taaaaa mitolojiden  bu yana günümüze kadar kıskançlık hikayeleri gelmiştir. 
Zeus’un karışı Hera. Sen ki Baş Tanrıçasın. Nedendir bu kıskançlığın. Ama kadın haklı, Baş Tanrıça bile olsan kocan Baş Tanrı senin yerine başka kadınlara gitmiş. Oysa ki Hera hep sadık kalmış Zeus’a. 

Ahhh kıskaçlık önüne geçilemez insanı yok eden duygu. Kim kıskanmaz ki sevdiğini. Belki sevmediğini bile kıskanır. Sen sadece kişiler mi kıskanır sanıyorsun. Hayvanlar da kıskanır. İnsanlar cansız varlıkları kıskanır. 

Aslında Wikipedia güzel tarifleri toplayıp bize sunmuş. Demiş ki Bilgi alıntılarında kıskaçlıkla ilgili, 
Kıskançlık bir kişinin veya bir ilişkinin yitirilmesinden korkulan, karmaşık bir ruhsal yaşantı ve olumsuz tutumdur. Bunun dışında başkasının sahip olduğuna kendisinin de sahip olma gerekliliğini hissettiren bir duygudur. Bunu Türk Dil Kurumunun Kaynaklarından almış. 
Güzel bir açıklama olmuş. İlkokul çocuğunun anlayacağı dilden anlatmış. 
Ayrıca devam da ediyor açıklamalarına Wikipedia bu kez de tıbbi açıdan okumuş doktorların açıklamasından yararlanarak. 

 

Kıskançlık doğuştan değil, sonradan öğrenilen ve birçok insanı etkileyen, rahatsız eden bir duygudur. Dozunda bırakıldığı sürece kıskançlık bir hastalık değil davranış bozukluğudur. Kişi bu konuda kendini kontrol edemezse bu davranış bozukluğu ileride depresyona sebebiyet verebilir. Kıskançlık özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmaktadır. Kıskançlık yaşayan birisi zaman ile değersizlik, çaresizlik, öfke, mutsuzluk ve yalnızlık gibi duyguları da yaşar.

Ben kıskançlığın sonradan öğrenilemeyen bir durum olduğunu bilmiyordum. Özgüveni eksikliğinden olabilir. Yetersizlik duygusundan da ortaya çalar ama şu sonradan öğrenilme kısmı hala muallak bende. 

Her neyse ben kıskaç biriyimdir. Hele ki bir kadın olarak dozunu aştığım zamanlar olmuştur. Ama sadece kadın mı kıskanır? Hayır. Bence erkekte en az kadın kadar kıskançtır. Kıskanç olmasa ondan ayrılmak isteyen karısını neden öldürsün ki? Ya da kıskanç olmasa sevgilisi sınıf arkadaşından ders notu istedi diye ve bu istediği kişi erkek olduğu için neden terk edilsin? Yada sevdiği kadın başka erkeklerle olmasın diye neden ona tecavüz edip kendine kalsın başkasına gitmesin diye düşünür ki? 
Eşini çalıştırmaz, sokağa çıkmasını istemez, başkalarıyla görüştürmez. Evet hepsi özgüven eksikliği, hepsi kendini yetersiz hissetme kaygısı. 

Hep erkekler mi kıskanç olacak, kötü örnek sahibi kadınlar yok mu? Olmaz mi hiç? Kıskançlık sebebiyle eşinin cinsel organını kesen kadın sayısı hatrı sayılır denecek kadar vardır. Ben buradan nahoş örneklerden vermek istemiyorum. Ama yazımı hazırlarken gazete arşivlerini karıştırdığımda karışma çok fazla haber çıktı. 
Sadece bu değil ki. Kıskançlıktan sinir krizlerine giren kadınlar. Kıskançlıktan eşini ailesiyle görüştürmeyin kadınlar. Kıskaçlıktan oğlunu eşinden uzaklaştıranlar. Saymakla bitmez. 

Ben kıskanırım. Paylaşamamam. Ne sevdiğimi, ne arkadaşımı ama sevdiğim kişiler için de yapmayacağım şey yoktur. Kıskaçlık yolda giden kadına baktı diye ortaya çıkmaz. Kıskançlık bana göstermediği ilgiyi başkasına gösterdiyse olur. Yada benimle olacağı zamanda başka noktadaysa çıkar  ortaya. Sende kıskançlık yok mudur? İşten gelen oğluna yemeğini senin yerine kız arkadaşı hazırladığında ve o hazırladığı yemeği çok beğendiğinde ne olur? Sanırsın ki sevgili Oğluşun bir daha hiç senden yemek istemeyecek. Bir daha sana “ellerine sağlık annem çok güzel olmuş” demeyecek. Ya da kocan annesinin yaptığı yemeği özlediğinde arayıp “anne bana kuru fasülye yapsana. Hem seni hem yemeğini özledim” dediğinde sanma ki seni sevmiyor senin yemeklerini beğenmiyor. 

İşin özü kıskancız. Millet olarak. Ülke olarak. Elin gavuru uzaya gidiyor, elin oğlu falanca yapıyor, elin kızı Nobel aldı. Yaaa alıyorlar, yapıyorlar. Kıskançlık diz boyu. Biz okumuyoruz, sevmiyoruz, değer vermiyoruz, ilgilenmiyoruz, bakamıyoruz. Sonra vay efendim.

 
Etiketler: Kıskançlık,
Yorumlar
Haber Yazılımı