Yazı Detayı
15 Eylül 2020 - Salı 18:41
 
Sahtelik Kokuyor Her Bir Yanımız!
Ramazan ERDEM
ramazanerdem@medyavatan.com
 
 

Dürüstlük ve güvenilir olmak en önemli sermayedir. İkiyüzlülüğün, aldatmanın, sahtekârlığın ayyuka çıktığı şu zamanlarda bunu daha iyi anlıyoruz.

 

Gelecekte dürüst ve güvenilir insanlara çok daha ihtiyacımız olacak. Herkesin birbirine çalım attığı, insanın yüzüne başka arkasından başka konuşulduğu, din gibi en yüce duyguların bile istismar edildiği bir zamanda “dürüst ve güvenilir” insan çok daha önem kazanacak.

 

Aslında dürüst ve güvenilir olmak fazladan bir meziyet değil, her insanda olması gereken bir temel altyapı. Hepimizin bu konuda kendimizi yetiştirmemiz ve geliştirmemiz gerekiyor. Bu temel insanî bir zemindir, her insan için elzemdir.

 

Sahte diploma, sahte kimlik, sahte bal, sahte içki, sahte boya, sahte doktor, sahte şeyh, sahte hoca, sahte evrak… Bunlara onlarcası daha ilâve edilebilir. Bunlar işin maddi tarafı.

 

Bir de beşerî münasebetlerdeki sahtelikleri düşünün: Sahte söz, sahte yüz, sahte sevgi, sahte saygı… Bunların açtığı yaralar da az değil.

 

Eğer işin bir tarafında insan varsa sahtesi de oluyor maalesef. İnsanların yaşadıkları, toplumsal ilişkiler, çevresel baskılar filan derken hepimiz bu tür sahteliklere elverişli hâle gelebiliyoruz. “Ben her yönüyle dürüst bir insanım” diyebiliyor muyuz? Desek bile buna kendimiz inanabiliyor muyuz?

 

Yani sahtelik hepimizin imtihanı. Olgun insan olmak için de bu hastalıktan sıyrılmak için çaba harcamalıyız. Artık ne kadar mesafe kat edersek…

 

Sahteliklerin en büyük zararı gerçeğe, doğruya, hak ve hakikatedir. Düşünün bir dolandırıcı tüccarın sahtekârlığının duyulması, dürüst tüccarlara da şüphe ile bakılmasına sebep olacaktır. Hatta yapılan işin (ticaretin) imaj ve itibarını zedeleyecektir.

 

Sahte bir hocanın tüm hocaları töhmet altında bırakması hatta dinî değerleri basitleştirmesi de böyle. Sahtekârların verdikleri zararların haddi hesabı yok. Hayatı ifsat edip, düzeni çürütüyor, meydanı kokutuyorlar.

 

Hele sahtesi ile gerçeğini ayırmanın zor olduğu durumlarda problem daha büyük. Hani derler ya, yalanların en kötüsü doğruya en yakın olanıdır.

 

İşin ehli değilseniz, çoğu durumda bir şeyin gerçek ile sahtesi arasında ayırım yapmanız oldukça zordur. Bu yüzden birçok kişi sahteliklerin peşine hakikatmiş gibi takılmış gidebiliyor. Birçok kişi de hakikate karşı etrafta dolaşan sahteliklerden dolayı mesafeli duruyor.

 

Kendimizden başlayarak sahteliklere savaş açalım. Yalan, riya, haksızlık, üçkâğıtçılık, kandırma, aldatma olmasın hayatımızda. İnsanların yüzüne konuşamayacağımız şeyleri arkasından dillendirmeyelim. Sırf yaranmak ya da laf olsun diye, insanlara karşı içimizden inanmadığımız iltifatları yüzlerine söylemeyelim.

 

Doğru olalım, doğruları söyleyelim. İnsanlar bize güvensin istiyorsak önce kendi kendimize doğruluk ve dürüstlük anlamında güvenelim.

 

Bu dünyada sahtelikleri gerçekmiş gibi, gerçekleri de sahteymiş gibi yutturmak mümkün olsa bile; her şeyin hak ettiği şekilde ayrılıp tartılacağı ve ona göre takdir edileceği büyük günü aklımızdan çıkarmayalım.

 

 

 

 
Etiketler: Sahtelik, Kokuyor, Her, Bir, Yanımız!,
Yorumlar
Haber Yazılımı