Yazı Detayı
11 Temmuz 2021 - Pazar 17:08
 
SREBRENICA KATLIAMI BILINMEYENLERI VE SORGULANMAYANLARI
Ömer YILDIZ
Köşe Yazarı
 
 

 

Srebrenica doğal kaynaklarından ötürü, tarih boyunca çeşitli savaşlara ev sahipliği yapmış bir yerdir. Srebrenica kelimesi Srebro kelimesinden türer ve manası gümüş demektir. Gümüş madenciliğinin ve çeşitli ticari faaliyetlerin yapıldığı Srebrenica Bosna Hersek'in doğusunda ve Sırbistan'a sadece 14 km uzaklıkta yer alıyor.

1991 yılı savaşın başında Srebrenica'nın 75'i Boşnak müslümanlardan oluşurken 23'ü Sırplardan oluşuyordu. Savaş sonrası ilk nüfus sayımında bu rakam Boşnaklarda 54'e düşerken Sırplarda 45'e yükselmişti. Hedef Sırbistan’a yakın olan toprakları Sırbistan cumhuriyetine bağlamaktı.  Srebrenica savaşın başından beri abluka altında olup insanların çoğu açlık sınırında ve can güvenliğinden uzak bir şekilde yaşıyor hatta çoğu en yakın Tuzla şehrine göç ediyordu. 1992 yılından 1995 yılına kadar Sırpların ablukası altında kalan Boşnak müslümanlar Naser Oric önderliğinde bir düzensiz silahlı milis birliği kurdular. O dönem kayıtlarına göre yaklaşık 5 bin eli silah tutan üyesi vardı. Hasan Nuhanovic'in aktardığına göre 2500 adet silah Boşnak tarafında tespit edildi. Naser Orlic ve arkadaşları aslında kendilerini savunmak ve gıda toplayabilmek adına bölgede çeşitli gerilla saldırıları başlattı. Sırplar ise bu saldırılara karşılık veriyor ve sivil insanları katlediyorlardı. Bu çatışmalar devam ederken 1993 senesinde Birleşmiş milletler Srebrenica bölgesini Birleşmiş devletler güvencesi altında 'Güvenli bölge' ilan etti. Srebrenica'nın o dönem nüfusu 28-30 binlerdeyken ufacık belde civar köylerdeki Boşnakların BM güvencesine sığınamsı ile 50 binleri aştı. Önceleri Kanada askerleri sonrasında Hollanda askerleri BM temsilcisi olarak bölgede görevlendirildi. Şüphesiz hiç bir BM askeri müslümanlar için canlarını tehlikeye atma derdinde ve fedakarlığında değildi. BM zaman zaman uçaktan konteynar atarak hava yardımında bulunuyordu ama Hasan Nuhanovic'in ifadesi ile 50 bin kişiye 1 konteyner fırlatılıyor millet konteynerin peşine giderken müthiş bir izdiham oluyor ve bazıları konteynerin nereye düşeceğini kestiremediğinden altında kalarak can veriyordu. Sırplar Naser Orlic'in yaptığı saldırılardan BM ye şikâyetçi olurken BM de Aliya izzet Begoviç'i ikna ederek Komutan Naser'in bölgeden tahliyesini sağlattı. Sırplar Sebrenica'yı kuşattığında bölge de tanınan isimlerle irtibata geçerek BM'nin garantörlüğünde Eli silah tutanların tahliyesini ve silahlarının teslimini talep etti. Bosna hukümeti BM'nin garantörlüğüne güvenerek yaklaşık 5 ila 7 bin kişinin elinde silahları ile Tuzla şehrine tahliyesine karar verdi. Sırplar bu tahliye esnasında ormanları bombalamak sureti ile bir çok sivili katletti. Hollandalı Komutan Bm güçlerinden hava desteği istesede bu hava desteği uzun bir süre gelmedi. Nihayet gelen hava desteği bugünlerde kanıtlandığı üzere boş hedefleri vurdu. Sırplar Radko Mladiç komutasında BM askerlerinin bir kısmını rehin aldı ve aslında pazarlık orada başladı. Bm askerleri Bosnaya giderken bir uluslararası yayın kuruluşu Göreve giden askerlere mikrofon uzatıyor ve soruyor 'Neler hissediyorsunuz, Srebrenica'ya sizi ne götürüyor '

Asker üzgün ve korku dolu bir yüz ifadesi ile ' Kontratım var gitmek zorunda olduğum için gidiyorum' diyor..

Hollandalı komutan kendi askerlerine karşın binlerce insanı sırpların insafına bırakıyor. Aslında burada günah keçisi olarak ilan edilen Hollanda askerlerinin toplam sayısı 300'ü geçmiyor ve öte yandaki Sırp ordusu avrupanın en büyük ve güçlü ordularından Yugaslav ordusu ile saldırıyor. Öyle ki Hollandalı komutan defalarca hava desteği istemesine rağmen Bm  her ne oluyorsa o uçakları yollamıyor. 5 bin eli silah tutan savaşçı Bm ye inanılarak bölgeden tahliye edilirken çoğu insan yine Bm ye güvenerek silahlarını teslim ediyorlar. Nitekim 11 Temmuz 1995 günü Radko mladic ve askerleri Srebrenica bölgesine giriş yapıyor ve hiç bir direnç ile karşılaşmıyor. Radko mladiç 'işte Bugün Türklerden intikamımızı aldık Sırp ulusuna hediyemizdir' diyor. Türklerden aldığı intikam nedir 28 haziran yazımı okuyarak malumat elde edebilirsiniz.

Nitekim 7 den 70'e erkekler kamyonlara ve minibüslere dolduruluyor kadınların çoğunun BM kamyonları ile mülteci kampına gitmesi sağlanıyor. Erkekler ise ormanlara götürülüyor ve oracıkta katlediliyorlar. 8372 erkek Müslüman sistematik olarak bir dini guruba üye oldukları için ve etnik ayrımları sebebi ile katlediliyor. Çok enterasan bir bilgi vereyim Türkiye Cumhuriyeti Silahlı kuvvetleri yaklaşık 4 bin kişilik ordu ile o dönemde Srebrenica'ya 200km uzaklıkta bir kışlada yer alıyor. Çoktan teskere çıkmış ve Asker Bosnaya varmışı lakin başındaki İngiliz komutan Türklerin taraf olacağı sebebi ile kışladan tek bir Türkün çıkmasına müsade etmiyor. Daha enteresanı da şu ki Bosna Hersek'in düzenli ordusu Srebrenica'ya 110 km uzaklıkta idi. Lakin tüm ümitler 300 tane BM askerine ve elbetteki arkasındaki uluslarası güce bağlandığından kimse adım atmadı ve BM'nin adaletine sığındı. Bugün 26. yıl dönümü olan katliamın artık bilinmeyenlerinin ortaya çıkarılması şarttır. Zira bir Fransız gazeteci Srebrenica Katliamının faili paristir, berlindir hatta Sarajevo'dur demiştir. ALiya İzet Begovic 'bir saldırı ihtimalini düşünüyorduk lakin bir katliamı avrupanın göbeğinde asla ön görmedik' demiştir. 8 binin üzerinde resmi kayıtlara göre erkek ve çocuk bu bölgede katledildi. Kadınlara Tecavüz edilirken çocuklarının doğrulması sağlandı. Kadınların çoğu intihar ederken en çok istenilen yardım malzemesi doğum kotnrol ilaçları oldu. savaşın hemen ardından Uluslararası mahkemeler kuruldu ve Radko mladic , Mılosovic , karadzic gibi isimler yargılandı. Mladic ve karazic mühebbet hapis cezası alırken Milosevic yargılanırken öldü.  Mahkemelere çıkarılan sanıklar , tanıklar dinlendi ve elde edilen ifadelere göre kayıp 8372 insan aranmaya başlandı. Vefat eden kişinin yakınları o gün üzerine giydiği elbiseden koluna taktığı saate kadar her detayı hatırlayıp yetkililere bildirmes çok önemli idi. Zira insanlar üzerindeki kıyafetten yahut ayakkabıdan ayırt edildi. 26 senedir her yıl 30 a yakın naaş bulunuyor. şimdilerde sadece bir kaç kemik bulunuyor ve DNA testi sonucu kimliği tespit ediliyor. Toplu mezarlar tamamen sanıkların ve tanıkların ifadesi ile bulunuyor..

Peki mavi kelebekler ? Okuralarımın bunu sorduğunu duyuyorum. Malesef sizlere bu bilginin eksik ve gerçeği yansıtmadığını anlatmak zorundayım.Zira Mavi kelebek hikayesini tek bilen toplum biziz. Mavi kelebek olayı bölgedeki katliamın unutulmaması için güzel bir menkıbe lakin gerçek olan şu ki , Tanıkların ve olayı yapan sanıkların söylemleri ile ciddi hummalı bir çalışma sonucu toplu mezarlar bulunuyor.

26. yıl dönümünde Şehitlere Allahtan rahmet diliyor ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

 Srebrenica tabutları hayatımda taşıdığım en hafif tabutlar zira içerisinde bir kaç kemik den başka birşey yok..

Srebrenica'nın birde Sırplar tarafından anlatımı vardır ki Srebrenica'da katledildiklerine  inanırlar. 11 temmuz günü anma etkinliklerinin ardından onlarda bir gün evvel yahut sonra Kravica köyünde bir mezarlık başında sözde Boşnaklar tarafından öldürüldüğüne inandıkları insanları anarlar.

Şuanda Srebrenica bölgesi Özerk Sırp bölgesinde ve kasaba da çoğunluk Sırpların. Srebrenica köyünde karşılıklı olarak cami ve kilise vardır. Orada olduğum bir dönemde de şahit oldum ki Kiliseden katliam müzikleri çalarak Boşnak Müslümanlara Korku vermeye çalışıyorlar. Provakasyona devam eden bölge halkı utanma , Üzülme gibi duygularını kaybetmiş durumdalar. 8372 kişinin içinde yeni doğmuş bebek var. Bu bebeğin ölümünü, öldürülmesini nasıl haklı olarak açıklayabilir bir insan ..

Srebrenica katliamı top yekün bir şekilde batıyı suçlayabileceğimiz bir katliam değildir.Zira bu en kolayıdır. Lakin Srebrenica katliamı öz eleştiri yapacağımız, eksik ve yanlış kararlarımızı masya yatıracağımız önemli bir vakadır.

 Srebrenica katiaminı yapanlar kadar , önlemyenler ve sessiz kalanlar da suçludur..

Unutmayın, Unutulan katliamlar tekrarlanır!  

 
Etiketler: SREBRENICA, KATLIAMI, BILINMEYENLERI, VE, SORGULANMAYANLARI,
Yorumlar
Haber Yazılımı