Yazı Detayı
20 Ocak 2021 - Çarşamba 21:00
 
TIMARHANE
Şeyhmus İDRİSOĞLU
sidrisoglu@medyavatan.com
 
 

Türkiye’de nüfus 85 milyona dayanırken ülkede yaşayan insanların büyük bölümü akıl sağlığını kaybetmiş durumda.

 

Ülkenin gidişatına fotoğrafçı gözüyle bakınca kareler yakalama adına deklanşöre bastım... Metroda, otobüste, kaldırımda gördüğüm insanların çoğunluğunun yüzünden düşen bin parça.

 

Fotoğrafa yansıyanların hepsinde kaygı ve umutsuzluk hakim. Biz ne zaman bu hale geldik diye düşünmeden edemiyorum artık.

 

Psikiyatristlere, ruh sağlığının tanımı sorulduğunda; "kişinin kendisi ve çevresiyle sürekli bir uyum içinde olması" olarak tanımlıyorlar. Etrafımıza bakıp gördüklerimizle, duyduklarımızla, yaşadıklarımızla uyum diye bir şeyin kalmadığını görüyoruz. Gün boyu karşılaştıklarımızı umursamayıp huzur içinde soluk almak mümkün değil artık. Hepimiz, hayata tutunmak ve akıl sağlığımızı korumak için stresle boğuşmak zorunda kalıyoruz. Sisteme ve mantık sınırlarını zorlayan yasalara uyum sağlayamayanlar, "yeter artık delireceğim" demiyor mu?

 

Gelir dağılımındaki eşitsizliğe "kader" deyip geçiştirdiğimiz psikolojik savunma mekanizmamız bile bizi mutlu etmeye yetmiyor artık. Göz göre göre işçi ölümlerine çanak tutanlara sövüp saydıklarımız(saydığımız) güruhlar tın bile etmiyor artık...

 

Sınır ötesinden gelen şehitlerimize ağlayıp, sızlamamızı bir sonraki felaket unutturuyor sanki. Fakir fukaranın acı çekmesini kanıksayıp aklımıza mukayyet olmaya çalışıyoruz. Ülkede yaşanan insanlık dışı uygulamalarla, fizyolojik, psikolojik tahribata uğrayan insanlarda direnç bile kalmadığını görüyoruz.

 

Dünya Sağlık Örgütü verileri; her beş kişiden birinin ruhsal sağlığının bozuk olduğunu, depresyondaki kişi sayısının her geçen gün arttığını gösteriyor. Akıl ve ruh sağlığına ilişkin sorunlar, intiharın en belirgin nedenini oluşturuyor. Dünyada her yıl 800 bin kişi intihar ediyor. Ruhsal hastalıklardan kaynaklı acil servislere başvurular sürekli artmakta.

 

Sağlık Bakanlığının açıklamalarına göre, yeryüzündeki her 100 kadından 10'u, her 100 erkekten 6'sı depresyonda. Ülkemizde ki insanlarda bu durumdan kendi payına düşeni alırken, vahşi kapitalizmin derin yaralarının nedense farkında olmuyoruz. Sorunun tek kaynağı olan ve insanlığı çileden çıkaran kapitalist sistem, yoluna daha büyüyerek devam ederken bireyleri çevre ve toplumdan soyutlayarak iyileştirmeye çalışıyor. Sorun yaşayanlarda, antidepresan ilaçlara sarılıp, yarı uyur halde dizginleri ellerinde tutmaya çalışıyorlar.

 

Ruh sağlığımız kanayan yara gibidir. İltihabın kurumadan geçmeyeceğini biliyoruz.

 

Kapitalist sistemdeki işsizliği, yoksulluğu sadece kar gözetmeyi, savaşları, önleyemez isek ipler kopacak ve deli olacağız. Aklımızı ve insanlığımızı korumak için mücadeleci ruhumuzu harekete geçirelim. Olaylara tepkisiz kalmayalım. Bilgilenelim, bilgilendirelim. Bireysel çare arayışında değil çözüm uğraşına girelim. Çözüm; toplumun zihniyetini değiştirmekten geçer. Bizi hasta eden, sömüren, insan olmaktan çıkaran, delirten kapitalist sistemi yıkmak örgütlü toplum olmaktan geçer.

 

 

 

 

 

 
Etiketler: TIMARHANE,
Yorumlar
Haber Yazılımı